Türkiye, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY) itirazlarına rağmen Avrupa Birliği (AB) savunma programlarına katılma yolunda ilerliyor. Bu durum, AB’nin savunma kapasitelerini güçlendirme aciliyetinin altını çizerken, bloğun bölgesel nüfuzunu artırma çabalarıyla da örtüşüyor. Yunan medyasına göre, nihai kararın oy birliği yerine nitelikli çoğunluk oylamasıyla alınacak olması, Atina ve Lefkoşa’nın bu konudaki “veto” gücünü zayıflatıyor.
Yunanistan’dan Tepkiler ve Endişeler
20 Mayıs Salı günü Yunan Savunma Bakanı Nikos Dendias, Brüksel’deki Dış İlişkiler Konseyi toplantısı öncesinde yaptığı açıklamada, Türkiye’ye üstü kapalı bir gönderme yaparak, “Düşman duvarların içindeyse Avrupa’yı savunamayız” ifadeleriyle bu gelişmeye karşı olduğunu net bir şekilde ortaya koydu. Yunan Kathimerini gazetesi ise, Türkiye’nin AB savunma girişimlerine dahil edilmesinin “sürpriz olmadığını” belirtiyor. Gazete, son aylarda Almanya Şansölyesi Friedrich Merz’den Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis’e kadar birçok düzeyde Atina’ya, AB’nin savunma konularında Türkiye ile iş birliği yapma niyetinin iletildiğini aktarıyor.
Stratejik Gerçekler ve AB’nin Bakış Açısı
Kathimerini’ye göre, Yunanistan ve GKRY dışındaki neredeyse tüm AB üyesi ülkeler için, NATO’nun ikinci en büyük ordusuna sahip bir üyeyi dışlamak mantıklı görünmüyor. Özellikle bloğun Ukrayna ve Orta Doğu’da daha fazla nüfuz arayışında olduğu bir dönemde, Türkiye gibi önemli bir askeri gücün dışarıda kalması, AB’nin stratejik çıkarlarıyla çelişiyor. Bu durum, AB’nin güvenlik ve savunma alanındaki kabiliyetlerini artırma ihtiyacının bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
Atina’nın Diplomatik Mücadelesi
Türkiye’nin katılımına yönelik Atina’nın Brüksel’de de dirençle karşılaşması, Yunan hükümetini harekete geçirdi. Yunanistan, AB başkentlerindeki büyükelçilerini harekete geçirerek, ortak ülkelerdeki Dışişleri ve Savunma Bakanlıklarına endişelerini iletmeleri ve kararların nitelikli çoğunluk yerine oy birliğiyle alınması gerektiğini vurgulamaları talimatını verdi. Bu bağlamda, Avrupa Birliği’nin İşleyişi Hakkında Antlaşma’nın (TFEU) 212. Maddesine atıfta bulunuldu. Bu madde, AB ile aday ülkeler arasındaki ikili ve gelecekteki anlaşmaları düzenliyor. Ancak, üçüncü ülkeleri içeren tekliflerin seçiminin nitelikli çoğunlukla yapılacak olması, Atina’nın “manevra” alanını kısıtlıyor ve Yunanistan ile GKRY’ye AB içinde bu konuda sadece kırılgan ve değişken ittifaklar bırakıyor.
Sürecin Devamı
İlgili anlaşmanın nihai metninin 21 Mayıs Çarşamba günü açıklanması beklenirken, resmi kabulün beklendiği 27 Mayıs’taki Genel İşler Konseyi öncesinde müzakerelerin birkaç gün daha devam edebileceği belirtiliyor. Bu süreç, AB’nin güvenlik ve savunma politikasında önemli bir dönüm noktası olabilir ve Türkiye’nin bloğun savunma mimarisine entegrasyonu için yeni kapılar açabilir.