Yemen’den ateşlenen bir balistik füzenin İsrail hava savunma sistemlerinde yaşanan teknik aksaklık sonucu engellenemediği bildirildi. Bu olay, İsrail’in ana uluslararası havalimanı Ben-Gurion’un kısa süreliğine kapatılmasına yol açarken, ülkenin çok katmanlı hava savunma ağının güvenilirliği konusunda ciddi soru işaretleri yarattı.
İsrail Hava Kuvvetleri’nin yaptığı ilk incelemelere göre, Yemen’den atıldığı tahmin edilen füze, Ben-Gurion Uluslararası Havaalanı’nın 3. Terminali yakınlarına düşmeden önce İsrail’in Arrow (Hetz) ve ABD yapımı THAAD gibi gelişmiş hava savunma sistemlerini içeren katmanlı savunma ağını aşmayı başardı. Bu durum, İsrail’in güçlü hava savunma altyapısında nadir görülen bir aksaklık olarak değerlendiriliyor.
Arrow ve THAAD Başarısız Oldu: Füzede Teknik Arıza Şüphesi
İsrail Hava Kuvvetleri’nin bulgularına göre, ilk olarak devreye giren İsrail üretimi Arrow füzesi, henüz bilinmeyen bir teknik arıza nedeniyle hedefini vuramadı. Ardından fırlatılan ABD yapımı THAAD füzesi de aynı şekilde başarısız oldu ve hedefi etkisiz hale getiremedi. İsrail Hava Kuvvetleri, olay sırasında hava savunma bataryalarının kendisinde herhangi bir operasyonel hata tespit etmediğini vurgulayarak, arızanın daha geniş altyapıdan ziyade doğrudan füzelerin kendisinden kaynaklandığı ihtimalini öne sürüyor.
Kritik Havaalanı Yakınında Tehlike: Güvenlik Endişeleri Arttı
Saldırıda can kaybı yaşanmamış olması bir nebze rahatlama sağlasa da, kritik bir sivil havacılık merkezi olan Ben-Gurion Havaalanı’nın yakınında gerçekleşen bu olay, hava savunma sistemlerinin mutlak güvenilirliği konusundaki endişeleri yeniden alevlendirdi. İsrail, İsrail-Hamas çatışmasının tırmanmasından bu yana Yemen’den kaynaklanan bir dizi uzun menzilli füze saldırısıyla karşı karşıya kalmıştı. Bu saldırılar, hem İsrail hem de ABD güçlerini, İran destekli Husi güçlerinden gelen tehditlere karşı koymak için giderek daha fazla katmanlı savunma sistemlerine bel bağlamaya itmişti. Ancak bu son olay, bu sistemlerin her zaman kusursuz çalışmayabileceği gerçeğini bir kez daha hatırlattı ve İsrail’in hava savunma stratejileri üzerinde yeniden düşünmesine yol açabilir.