Akıllı ve sürdürülebilir mobilite alanında küresel lider olan Alstom, Meksika Ekonomi Bakanlığı tarafından prestijli ‘Meksika’da Üretildi’ etiketiyle ödüllendirildi. Bu takdir, Alstom’un ulusal endüstriye olan bağlılığını ve özellikle 2030 Gündemi’nin Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’ne (SDG’ler), yani Hedef 5 (Cinsiyet Eşitliği), Hedef 6 (Temiz Su ve Sanitasyon) ve Hedef 11’e (Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar) olan katkısını vurguluyor.
Alstom’un Meksika’daki Köklü Geçmişi ve Küresel Rekabetçiliği
Alstom Meksika ve Kuzey LAM Genel Müdürü Maite Ramos, bu ödülle ilgili yaptığı açıklamada, “Meksika’da 70 yılı aşkın bir geçmişe sahip olan Alstom, hem ulusal hem de uluslararası demiryolu sektörlerinde kilit bir oyuncu olarak kendini kanıtlamıştır” dedi. Ramos, Hidalgo, Ciudad Sahagún’daki tesisleri aracılığıyla, yalnızca iç pazara hizmet vermelerini değil, aynı zamanda dünyanın dört bir yanına tren, karkas ve bileşen ihraç etmelerini sağlayan sağlam üretim yetenekleri geliştirdiklerini belirtti. Ramos, bu ayrıcalığın ülkeye, yerel ekonomik kalkınmaya ve küresel olarak rekabet etmelerini sağlayan endüstriyel mükemmelliğe olan bağlılıklarını yansıttığını vurguladı.
Meksika’yı Küresel Bir Demiryolu Üretim Merkezi Haline Getiriyor
‘Meksika’da Üretildi’ etiketini almak, Alstom’un ülke içinde ürettiği ürünlerin kalitesini, yenilikçiliğini ve teknolojik kapasitesini gözler önüne seriyor. Şirketin başlıca ihracat projeleri arasında, ABD, Kanada ve Avrupa ile Asya’daki ulaşım sistemleri için tren üretimi yer alıyor. Bu durum, Meksika’yı dünya standartlarında ray üretimi için stratejik bir merkez olarak sağlamlaştırıyor.
Sürdürülebilir Dönüşümde Stratejik Ortak
Alstom, bu sertifikayla Meksika’nın sürdürülebilir dönüşümünde stratejik ortak rolünü yeniden teyit ediyor. Şirket, topluluklar, çevre ve ülkenin kentsel gelişimi üzerinde olumlu etki yaratan yeni nesil demiryolu çözümlerini teşvik ederken, aynı zamanda ekonomik büyümeyi, uzmanlaşmış istihdamı ve Meksika yeteneklerine teknoloji transferini de destekliyor.
Alstom’un bu başarısı, Meksika’nın sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşma çabalarında özel sektörün ne kadar önemli bir rol oynayabileceğini de gösteriyor.