ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Salı günü yaptığı açıklamada, özellikle E-7 Wedgetail olmak üzere havadan savaş yönetim uçaklarının gelecekteki kullanışlılığı konusunda şüphelerini dile getirdi. Hegseth, istihbarat, gözetleme ve keşif (ISR) faaliyetlerinin geleceğinin uzay tabanlı yeteneklerde yattığını belirtti. Bu açıklama, Pentagon’un üst düzey yönetimi ile Hava Kuvvetleri liderleri ve bazı kanun koyucular arasında, savaş alanlarını yönetmek için havadan varlıkların hala en iyi seçenek olup olmadığı konusunda potansiyel bir görüş ayrılığını ortaya koyuyor.
Hava Kuvvetleri’nin E-7 Talebi ve Beyaz Saray’ın Şüpheciliği
ABD Hava Kuvvetleri, mevcut ve yaşlanan E-3 Sentry (AWACS) hava uyarı ve kontrol sistemi uçak filosunu değiştirmek üzere, Avustralya tarafından yıllardır kullanılan ve Birleşik Krallık gibi diğer ülkeler tarafından da satın alınan 26 adet Boeing yapımı E-7 Wedgetail uçağını tedarik etmek istiyor. Gövdesinin tepesindeki belirgin devasa radar kubbesiyle tanınan AWACS, 1970’lerin sonlarından beri hizmette olmasına rağmen, ömrünün sonuna yaklaşıyor ve birçok açıdan yetenekleri yetersiz kalıyor.
Ancak, Hava Kuvvetleri liderleri E-7’nin gelecekteki savaş alanı ihtiyaçları açısından önemini sık sık dile getirseler de, son aylarda Beyaz Saray’ın Hava Kuvvetleri’nin bu uçakları satın alma planlarını uzay tabanlı bir seçenek lehine iptal etmeyi ciddi olarak düşündüğüne dair haberler yayılıyor.
Pentagon, hedefleri tespit etmek ve izlemek, onları dost veya sivil varlıklardan ayırmak için radar veya diğer teknolojilerin kullanılması anlamına gelen hareketli hedef göstergesini (MTI) uçaklar yerine uydulara kaydırma konusunda araştırma yapıyor. Ancak üst düzey yetkililer, bu gösterilerin henüz kesin sonuçlar çıkarmak için yeterli veri sağlamadığını ve hem hava hem de uzay tabanlı sistemlere ihtiyaç duyulacağını belirtiyor.
Kongre’de Farklı Sesler ve Bakanın Vurguları
Salı günü Temsilciler Meclisi Tahsisat Alt Komitesi Savunma duruşmasında, AWACS’ın çoğunun konuşlandırıldığı Tinker Hava Kuvvetleri Üssü’nü de kapsayan Oklahoma Cumhuriyetçi Temsilcisi Tom Cole, E-7’nin AWACS’ın yerine getirilmesinin önemini vurguladı. Uzay tabanlı ISR’nin umut vadettiğini kabul eden Cole, yine de E-7 gibi uçakların bu uydular çalışır durumda olsa bile ihtiyaç duyulacak kabiliyetler getirdiğini savundu. Cole, E-7 hakkında, “Yeni bir teknoloji değil,” dedi. “Avustralya’daki dostlarımız kullanıyor. Birleşik Krallık’taki dostlarımız kullanıyor. Bizim sahip olduğumuzdan çok daha üstün.”
Bakan Hegseth ise, Pentagon’un yatırımlarını yeniden düşündüğünü, bunun kısmen Ukrayna’daki savaştan ve Çin’in askeri modernizasyonlarından alınan derslere dayandığını söyledi. Hegseth, sistemlerin modern bir savaşta hayatta kalamayacaksa veya ABD’ye yeterli bir avantaj sağlayamayacaksa, “Zor kararları hemen şimdi vermeliyiz” diyerek kararlılık vurgusu yaptı. “Bu yeni sistemleri finanse etmek ve zorlu kararlar almak bizim işimiz,” diyen Hegseth, E-7’nin bunun bir örneği olduğunu belirtti. Ancak asıl vurgusu, “ISR’nin çoğunun veya ISR’nin büyük bir kısmının gelecekte uzay tabanlı olacağına inanıyoruz,” şeklinde oldu.
Hegseth, “Havadaki yeteneklerin bazılarını aşacak yeteneklere fon sağlıyoruz,” diye devam etti. “Bu yüzden E-7 gibi şeyleri incelemeye devam etmeye hazırız. Ancak bizim görüşümüze göre, bu yeteneği ileriye taşıyan mevcut sistemlere yapılan yatırımlar, uzay tabanlı ISR’ye yapılan daha büyük yatırımlarla birlikte bize gelecekteki bir savaş alanında ihtiyaç duyduğumuz türden avantajlar sağlıyor.”
Uzay Tabanlı Sistemlerin Zorlukları ve Hava Kuvvetleri’nin Tutumu
Temsilci Cole, Hegseth’in “haklı bir noktaya” değindiğini ancak E-7 tedarikinde rota değiştirirken dikkatli olması gerektiğini söyledi. Cole, “Burada işe yarayan bir platformumuz var,” dedi. “Uzay harika. Bilinmiyor. Geliştirilmemiş. Ve kararınızı verirken buna oldukça dikkatli bakmanızı öneririm.”
Hava Kuvvetleri Komutanı General David Allvin, 6 Mayıs’ta yapılan ayrı bir duruşmada, uyduların hayati algılama yetenekleri sağlamasına rağmen henüz tüm havadaki hareketli hedef gösterge görevlerini üstlenmeye hazır olmadığını söylemişti. Eski Hava Kuvvetleri Bakanı Frank Kendall da Mayıs ayında yaptığı bir röportajda, uydu tabanlı hareketli hedef gösterge kabiliyetinin hala yeterli güce sahip olup olmadığı, bulut örtüsünü delebileceği ve düşman saldırılarına dayanabileceği gibi çeşitli teknik zorluklarla karşı karşıya olduğunu belirtmişti. Kendall, tamamen uzaya dayalı bir hareketli hedef gösterge sisteminin sahaya sürülmesinin yıllar alacağını ve E-3 filosunun emekliye ayrılması gereken zamana kadar hazır olmayacağını dile getirmişti.
Bu tartışma, ABD savunma stratejisinin geleceğinde kritik bir rol oynayacak ve hava ile uzay tabanlı istihbarat ve komuta kontrol sistemlerinin optimum dengesinin nasıl kurulacağı konusunda önemli kararların alınmasına yol açacak. Hava Kuvvetleri, Hegseth’in E-7 hakkındaki açıklamalarına ilişkin yorum yapmaktan kaçındı.