Latin Amerika ülkeleri, 2050 yılına kadar toplamda 384 milyar dolarlık bir yatırımla 155 demiryolu projesi planlıyor. Latin Amerika Kalkınma Bankası’na (CAF) göre, bu devasa altyapı hamlesi, sürdürülebilir ve düşük emisyonlu ulaşıma geçişi hedefliyor. Projelerin büyük çoğunluğu, bölgesel bağlantıyı ve kentsel hareketliliği kökten değiştirecek yeni hatlardan ve iyileştirmelerden oluşuyor.
Karma Kullanım Modelleri ve Bölgesel Liderler
Planlanan projelerin yüzde 35’i hem yük hem de yolcu taşımacılığına hizmet verecek karma kullanımlı hatlar. Bu durum, bölgedeki verimli lojistik ve çevre dostu kentsel mobiliteye olan talebin arttığını gösteriyor. CAF’tan ulaşım uzmanı Héctor Varela, geliştiricilerin gelecekteki projelerde bu ikili kullanım modelini göz önünde bulundurmalarının önemini vurguluyor. Şu anda projelerin üçte biri fizibilite aşamasındayken, diğer üçte biri ihale veya inşaat sürecinde bulunuyor.
Yatırımların coğrafi dağılımı incelendiğinde, Brezilya 81,6 milyar dolarlık 50 projeyle en fazla yatırım yapan ülke konumunda. Onu 74,2 milyar dolarla Kolombiya, 63,9 milyar dolarla Peru ve 63,2 milyar dolarla Meksika takip ediyor. Ekvador ve Honduras gibi ülkeler de sırasıyla 21,3 milyar ve 20 milyar dolarlık yatırımlarla önemli projeler planlıyor. Şili, Arjantin ve Guatemala da dahil olmak üzere diğer ülkelerde de 20’den fazla proje devam ediyor.
Sürdürülebilirlik ve Ekonomik Büyüme Odaklı Planlama
CAF’ın araştırmasına göre, planlanan projelerin çoğu, özellikle yük taşımacılığına odaklanan ve sıfırdan geliştirilen hatlardan oluşuyor. Bu projeler sadece ekonomik büyümeyi vaat etmekle kalmıyor, aynı zamanda bölge genelinde düşük emisyonlu ulaşıma yönelik stratejik bir değişimi de yansıtıyor. Her ne kadar araştırmada bazı projelerin orta kalite düzeyinde olduğu belirtilse de, Latin Amerika’nın demiryolu altyapısını modernize etme konusundaki kararlılığı dikkat çekiyor.