Bir dönem Çin’den S26T dizel-elektrikli denizaltı alımını askıya alan Tayland, projeyi yeniden canlandırma kararı aldı. Projenin durmasının ana nedeni, Çin’in sözleşmede belirtilen Alman MTU motorlarını temin edememesi ve bunun yerine yerli üretim motorları önermesiydi. Ancak, 5 Ağustos’ta Tayland Kabinesi, sözleşme değişikliğini onaylayarak projenin önünü açtı.
Motor Tartışması ve Tazminat Anlaşması
Tayland hükümeti, denizaltıda Alman yapımı MTU 396 dizel jeneratör setlerinin kullanılmasını şart koşmuştu. Ancak Almanya’nın motor tedarikini reddetmesi üzerine, Çinli üretici China Shipbuilding & Offshore International Co (CSOC), kendi ürettiği CHD620 motorlarını kullanmayı önerdi. Tayland Kraliyet Donanması (RTN), Çin motorlarının kalitesi ve güvenilirliği konusunda endişeler taşıyordu.
Bu endişeleri gidermek için Çin, motorları 6.000 saatten fazla test etti ve RTN’ye motorların kalitesinin orijinal motorlarla karşılaştırılabilir olduğu güvencesini verdi. Bu teknik çözüme ek olarak, Tayland’ın talep ettiği tazminat da projenin yeniden başlamasında önemli rol oynadı. Çin, 24,7 milyon ABD doları tutarında yardımda bulunmayı kabul etti. Bu yardım;
- Garanti ve bakım desteğinin 2 yıldan 8 yıla uzatılmasını,
- Gelecekte ekipman ve silah tedarikini,
- Denizaltı simülatörlerine desteği kapsıyor.
Projenin Mevcut Durumu ve Geleceği
İnşası 2019’da başlayan ve şu anda %64’ü tamamlanmış olan denizaltının, başlangıçta planlanan 2023 yerine Aralık 2028’de hizmete girmesi hedefleniyor. Tayland, şimdiye kadar 237 milyon dolar ödeme yaparken, kalan 5,5 milyar bahtlık (yaklaşık 170 milyon dolar) bir ödeme daha yapacak.
Denizaltının hangi silahları alacağı henüz kesinleşmese de paketin ağır torpidolar, deniz mayınları ve muhtemelen CM-708UNB gibi gemi savar füzelerini içermesi bekleniyor. Pakistan’ın da Çin’den aldığı sekiz adet Hangor sınıfı denizaltının bu motorları kullanacağı belirtildi.
Anlaşmazlığın Arkasındaki Sebepler
Almanya’nın motor satışını neden engellediği, anlaşmazlığın en merak edilen noktalarından biri oldu. Görünen sebep, 1989 Tiananmen Meydanı olayları sonrasında uygulanan AB silah ambargosu olsa da, bu ambargonun diğer Avrupa ülkeleri tarafından katı bir şekilde uygulanmadığı biliniyor. Uzmanlar, Almanya’nın politikasını yeniden değerlendirerek, Çin ordusuna yönelik çift amaçlı malzemelerin daha sıkı denetleniyor olabileceğini öne sürüyor.
Bir diğer ihtimal ise Almanya’nın, 2014 darbesinden bu yana askeri yönetim altında olan Tayland’a karşı daha temkinli davranması olabilir. Almanya’nın daha önce de Tayland’a Ukrayna yapımı zırhlı araç motorlarının satışını engellediği biliniyor.
Bu denizaltı projesi, ABD ile ilişkilerin zayıfladığı bir dönemde, Tayland’daki cunta yönetiminin Çin’e olan yakınlaşmasının da bir simgesi haline geldi. Uzmanlara göre bu durum, Tayland’ın savunma alımlarında sadece askeri kabiliyetleri değil, aynı zamanda jeopolitik ve diplomatik ilişkileri de dikkate aldığını gösteriyor.