United Launch Alliance (ULA) şirketinin yeni nesil roketi Vulcan, önümüzdeki hafta ilk askeri uzay fırlatışını gerçekleştirmeye hazırlanıyor. Görevin, 12 Ağustos’ta Florida’daki Cape Canaveral Uzay Kuvvetleri İstasyonu’ndan fırlatılması ve ABD Uzay Kuvvetleri’ne ait uyduları jeosenkron yörüngeye taşıması planlanıyor. Bu fırlatma, ULA’nın eski roketleri olan Atlas V’nin yerini alacak Vulcan için önemli bir dönüm noktası olacak.
Vulcan ve Ulusal Güvenlik Uzay Fırlatma Programı
Vulcan roketi, 2014’ten bu yana geliştiriliyordu ve geçtiğimiz yıl iki gösteri uçuşu gerçekleştirdikten sonra Mart ayında Uzay Kuvvetleri’nden askeri sertifikasını aldı. Bu sertifika ile ULA, SpaceX ile birlikte Ulusal Güvenlik Uzay Fırlatma (NSSL) görevlerinde uçuş yapmaya yetkili tek şirketlerden biri haline geldi.
Nisan ayında Uzay Kuvvetleri, 2027-2032 mali yılları arasında gerçekleştirilecek görevler için SpaceX, ULA ve Blue Origin’e toplam 13,5 milyar dolar tahsis etti. Bu anlaşmaya göre:
- SpaceX: 28 görev için 5,9 milyar dolar.
- ULA: 19 görev için 5,3 milyar dolar.
- Blue Origin: Yedi görev için 2,3 milyar dolar.
USSF-106 Görevi: NTS-3 Uydusu
Gelecek hafta yapılacak olan USSF-106 görevi, başlangıçta 2022’de planlanmıştı ancak Vulcan roketinin geliştirilmesindeki gecikmeler nedeniyle ertelenmişti. Fırlatılacak olan uydulardan biri, L3Harris tarafından inşa edilen ve Hava Kuvvetleri Araştırma Laboratuvarı liderliğinde geliştirilen Navigasyon Teknolojisi Uydusu-3 (NTS-3) adlı deneysel bir uzay aracı.
NTS-3, Uzay Kuvvetleri’nin gelecekteki konumlandırma, navigasyon ve zamanlama (PNT) yeteneklerini geliştirmeyi amaçlayan yeni teknolojileri test edecek. Bu teknolojiler arasında yönlendirilebilir ışınlar, yörüngede güncellenebilen yeniden programlanabilir bir yük ve sinyal kesintilerine karşı koruma gibi özellikler bulunuyor. Yörüngeye yerleştikten sonra AFRL, bu yetenekleri bir yıl boyunca test edecek.
Bu görev, Hava Kuvvetleri Araştırma Laboratuvarı’nın yaklaşık yarım yüzyıldır gerçekleştirdiği ilk büyük PNT gösterisi olması açısından da tarihi bir öneme sahip. Son NTS uydusu 1977’de fırlatılmış ve GPS programının temelini oluşturan teknolojilere zemin hazırlamıştı.