Son yayımlanan bir rapor, Avrupa ülkelerinin yerli silah ve sistemlere yatırımlarını artırmasına rağmen, istihbarat toplama, uzaya erişim, uzun menzilli saldırı ve füze savunması gibi kritik alanlarda hala büyük eksiklikler yaşadığını ve bu durumun ülkeleri büyük ölçüde Amerika Birleşik Devletleri’ne bağımlı hale getirdiğini ortaya koyuyor. Londra merkezli bir düşünce kuruluşunun bulguları, Avrupa’nın en büyük savunma fuarlarından biri olan ve 9-12 Eylül tarihleri arasında Londra’da düzenlenecek DSEI (Defence and Security Equipment International) fuarı öncesinde geldi. Fuar, bu yıl Avrupa’dan artan katılımla dikkat çekse de, özellikle ABD hükümeti ve silah endüstrisinin varlığı ön plana çıkıyor. DSEI web sitesinde listelenen 11 uluslararası pavyonun yalnızca beşi Avrupa ülkelerinden oluşuyor.
Savunma Harcamalarındaki Artışa Rağmen Devam Eden Eksiklikler
Avrupa ülkeleri, 2024 yılında savunma harcamalarını 2014 seviyelerine kıyasla yaklaşık %50 artırmış olmalarına rağmen, Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü (IISS) tarafından yayınlanan son rapor, yaygın hazırlık eksikliklerinin devam ettiğini gösteriyor. Rapor, Avrupa savunmasındaki mevcut ilerlemeleri ve eksiklikleri detaylandırarak, birçok kritik alandaki yetenek boşluklarını sıralıyor.
İstihbarat, Gözetleme ve Keşif (ISR) Alanındaki Boşluk
Avrupa’nın karşılaştığı en önemli sorunlardan biri, NATO Avrupa ülkeleri arasındaki yeterli istihbarat, gözetleme ve keşif (ISR) uçağı ile coğrafi bilgi kapasitesindeki eksiklik. IISS’in tahminlerine göre, ABD’nin şu anda NATO’nun olası durumlar için tahsis ettiği sekiz sinyal ve elektronik istihbarat platformunun Avrupalılar tarafından ikame edilmesi, yaklaşık 4,8 milyar dolara mal olabilir. Bazı Avrupa ülkeleri ISR uçakları satın almaya ve ulusal uydu takımyıldızlarını geliştirmeye başlasa da, Amerikan yapımı sistemler bu alandaki NATO kabiliyetinin temelini oluşturmaya devam ediyor. ABD’nin en az 80 mürettebatlı ISR uçağı ve 34 sinyal istihbarat uçağına sahipken, Avrupa’da bu sayılar sırasıyla 36 ve 11 olarak kaydediliyor. Orta irtifa, uzun havada kalışlı insansız hava araçları (İHA) alanında da benzer bir boşluk mevcut.
Uzaya Erişimde ABD Bağımlılığı
Rapor, uzay kabiliyetlerinin de önemli bir eksiklik olduğunu vurguluyor. Avrupa’nın sınırlı fırlatma kapasitesi ve Almanya, İtalya ve Hollanda gibi ülkelerin uzay mimarilerini genişletme çabalarına rağmen, hala Fransa’nın Ariane ve Vega sistemlerine bağımlı kalması dikkat çekici. “Şu anda uzaya erişim büyük ölçüde ABD’ye bağlı – SpaceX’in Falcon 9 [fırlatıcı roketi], 2015’ten bu yana Avrupa’daki Arianne ve Vega fırlatıcı ailelerinin toplamından daha fazla fırlatma gerçekleştirdi” deniliyor.
Uzun Menzilli Vuruş Kabiliyeti ve Füze Savunması
Bir diğer önemli zafiyet, uzun menzilli vuruş kabiliyeti ile ilgili. Fransa ve İngiltere gibi birkaç istisna dışında, Avrupa kuvvetleri 1.000 kilometreden fazla menzildeki hedeflere ulaşabilen yeterli kara ve deniz füzesinden yoksun. Bu durum, yüksek yoğunluklu çatışmaları sürdürme kabiliyetlerini sınırlıyor. Raporda ayrıca, kara konuşlu hava ve füze savunması konusunda artan bir eğilim göze çarpıyor. Avrupa savunma pazarının giderek daha fazla NATO dışı tedarikçilere, özellikle de Brezilya, İsrail ve Güney Kore’ye yöneldiği görülüyor. Bu ülkelerin savunma ihracat sözleşmeleri, 2018-2021 dönemine kıyasla 2022-2025 döneminde yaklaşık %1.000 artış gösterdi. IISS analistleri, Avrupa’nın entegre hava ve füze savunma sisteminin hala yetersiz geliştiğini vurguluyor. Kıtada, operasyonel sistemlere bile ihtiyaç duyulan miktarlarda erişilemediği için, kısa, orta ve uzun menzillerde yeterli katmanlı hava savunma sistemi bulunmuyor. Rapora göre, “Avrupa’nın son aşama füze savunma kabiliyetleri, ya ulusal ordular tarafından işletilen ABD yapımı sistemler ya da başta Patriot olmak üzere Avrupa’ya konuşlandırılan Amerikan sistemleri aracılığıyla, büyük ölçüde ABD’ye dayanmaktadır.”