Avrupa çapındaki büyük şehirleri birbirine bağlamayı hedefleyen Avrupa Yüksek Hızlı Tren Ağı (High-Speed Rail Network) projesi için iddialı bir plan ortaya kondu. Avrupa Demiryolu ve Altyapı Şirketleri Topluluğu (CER) tarafından desteklenen ve Avrupa Komisyonu’nun onayına sunulması beklenen bu projenin 20 yıl içinde tamamlanması ve tahmini maliyetinin 546 milyar avro olması öngörülüyor.
49 Bin Kilometrelik Yeni Ağ
CER İcra Direktörü Alberto Mazzola, projenin 250–350 km/s hızla çalışacak trenleri içerecek şekilde, 49.400 kilometreden fazla yeni hat planladığını açıkladı. Mazzola, Avrupa Komisyonu’nun sürdürülebilir ulaşım için demiryollarını öncelik haline getirdiğini vurguladı ve hedeflerini şöyle özetledi:
“Avrupa’daki tüm başkentlerin ve en az 250 bin nüfuslu şehirlerin yüksek hızlı tren ağına dahil edilmesini istiyoruz… Bir turist 250 km hızla giderse 1.500 km yol alır. Bu da seyahat alışkanlıklarını kökten değiştirir.”
Altyapı Eksikliği ve Yunanistan Uyarısı
Mazzola, projenin önündeki en büyük engellerden birinin mevcut demiryolu altyapısındaki eksiklikler olduğunu belirtti:
- Tarihsel Eksiklik: Avrupa’da bugün, İkinci Dünya Savaşı sonrası döneme göre yüzde 15–20 daha az demiryolu bulunduğu ifade edildi.
- Kapasite Sorunu: Mevcut 200 bin kilometrelik demiryolu uzunluğunun yaklaşık yüzde 5–10’u tamamen dolu durumda. Bu, yeni tren eklemek için mevcut seferlerin iptal edilmesi gerektiği anlamına geliyor.
Mazzola, İspanya, Fransa ve İtalya gibi ülkeler yüksek hızlı trenlerde ilerleme kaydederken Yunanistan’ın geride kaldığı uyarısını yaptı. 2023’teki Tempi tren kazası ve sonrasındaki doğal afetlerin ülkenin demiryolu sisteminin kırılganlığını gösterdiğini hatırlatarak, “Yunanistan bu ağa bağlanmazsa, diğerleri ilerlerken geride kalır,” dedi.
Finansman ve Stratejik Önem
Projenin devasa maliyeti olan 546 milyar avronun AB ve ulusal bütçelerden, ayrıca savunma altyapısına ayrılan kaynaklardan sağlanabileceği savunuluyor.
Mazzola, demiryolunun yalnızca ticari değil, aynı zamanda stratejik önemine de dikkat çekti. Ukrayna savaşını örnek göstererek, “Demiryolu Ukrayna’nın ‘ikinci ordusu’ oldu,” dedi ve savaşın başında yaklaşık 6 milyon Ukraynalının trenlerle Avrupa’ya taşınarak demiryolunun kritik rolünü kanıtladığını ekledi.