İstanbul ve Ankara arasında günde 14 kez sefer yapan Yüksek Hızlı Tren (YHT), sunduğu hız ve konfor avantajı ile iki şehir arasındaki ulaşım dengelerini kökten değiştirdi. Özellikle iş insanları ve zamandan tasarruf etmek isteyen yolcuların tercihini demiryolundan yana kullanması, Türkiye’nin en büyük otogarı olan İstanbul Esenler Otogarı’nda büyük bir tartışmayı ve kriz ortamını beraberinde getirdi. Otobüs firmaları, YHT karşısında kaybettikleri yolcuları geri kazanmak için çareyi yeni ve riskli bir modelde arıyor: Ekspres Seferler.
Otobüs Firmaları Yolcu Kaybında
Esenler Otogarı’nda İstanbul-Ankara hattında düzenli olarak hizmet veren yaklaşık 20 firma, YHT seferlerinin başlamasıyla ciddi bir talep düşüşü yaşadı. Otobüs bilet fiyatlarının (ortalama 600-800 TL) YHT fiyatlarına (yaklaşık 700 TL) çok yakın seyretmesi, yolcuların aynı fiyata çok daha kısa sürede ulaşım sağlayan treni tercih etmesine neden oldu.
Sektör temsilcileri, bu durumu tersine çevirmek için otobüslerin güzergâh üzerindeki geleneksel durakları (Kocaeli, Sakarya, Düzce, Bolu vb.) atlayarak direkt Ankara’ya gitmesi anlamına gelen “ekspres sefer” modelini gündeme taşıdı. Bu sistemle yolculuk süresinin ortalama 4 saate kadar düşürülmesi hedefleniyor.
Sektör İkiye Bölündü: Maliyet mi, Rekabet mi?
Ekspres sefer planı, karayolu taşımacılığı sektörünü ikiye ayırdı.
Ekspresi Destekleyenler: Uzun yıllardır sektörde olan işletmeciler (Aydın Sönmez örneğinde olduğu gibi), yolculuk süresi 4 saate düşerse, bilet fiyatı 1000 TL’ye çıksa bile otobüsün yeniden rekabetçi olacağını savunuyor. Onlara göre, vatandaşın temel tercihi artık fiyattan çok hız ve zaman tasarrufu.
Endişeli Olanlar: Ankara Otobüsçüler ve Acenteler Derneği Başkanı Hacı Süleyman Barış gibi yetkililer ise bu sistemin sürdürülebilir olmadığını düşünüyor. Azalan yolcu sayısıyla koltukları doldurmak zorlaşırken, ekspres seferlerin maliyetleri artıracağı ve yasal olarak sürücülerin molasız uzun süre gidemeyeceği belirtiliyor.
Kasım Ayında Deneme Süreci Başlıyor
Tartışmalara rağmen, ekspres sistemin uygulanabilirliğini görmek amacıyla Kasım ayında deneme seferleri başlatılacak. İlk etapta birkaç büyük otobüs firması, toplam koltuk kapasitesinin yaklaşık yüzde 50’sini bu yeni sisteme ayıracak.
Daha önce İstanbul-İzmir hattında başarılı olan bu modelden, İstanbul-Ankara hattında da benzer bir sonuç bekleniyor. Ancak uzmanlar, yolcu talebinin mevcut düşüklüğü göz önüne alındığında, yüksek akaryakıt ve otoyol ücretleri karşısında deneme seferlerinin kârlılık sağlayıp sağlamayacağının belirsiz olduğunu vurguluyor.
Yolcu tercihlerinin ulaşım sektörünü şekillendirdiği bu yeni dönemde, otobüs firmalarının ayakta kalabilmesi için sadece hıza değil, aynı zamanda hizmet kalitesine (konforlu koltuk, internet, ikram) odaklanması gerektiği belirtiliyor. Ulaştırma sektörü yetkilileri, sistemin kalıcı olup olmayacağına deneme seferlerinin sonuçlarına göre karar verecek.