Macaristan, ülkenin savunma yeteneklerini ve kurumlar arası iş birliğini test etmek amacıyla düzenlediği büyük çaplı savunma tatbikatı **”Adaptive Hussars 2025″**i gerçekleştirdi. Tisza Nehri üzerindeki Martfű–Vezseny geçişinde 2 Ekim’de düzenlenen Seçkin Gözlemciler Günü’ne Türkiye’den müttefik kuvvetler de katılım sağladı.
Hazırlık ve Modernizasyon Süreci
Macaristan Savunma Bakanı Kristóf Szalay-Bobrovniczky, törende yaptığı konuşmada ülkenin güvenliğinin “hazırlıklı ve akılcı bir şekilde” sağlandığını vurguladı. Bakan, tatbikatın Macaristan’ın devam eden kuvvet geliştirme ve dönüşüm sürecinin bir parçası olduğunu belirtti.
Macaristan’ın 2010’lu yılların başında daha tehlikeli bir dönemin yaklaştığının farkına vararak, Macar Savunma Kuvvetleri’ni (HDF) daha savaşabilir, hazır ve etkin bir yapıya kavuşturma ihtiyacının doğduğunu söyledi. Bakan, zamanında başlatılan modern silah tedariklerinin meyvelerinin alındığını kaydederken, sadece ekipman değil, aynı zamanda:
- Bakım süreçleri ve taktik prosedürler
- Doktrin eğitimi ve personelin nitelikli yetiştirilmesi
- “En kritik bileşen” olarak nitelendirdiği insanın etkinliği için doğru personel alımı
gibi unsurların da hayati önem taşıdığını vurguladı.
NATO Çerçevesinde Kapsamlı İş Birliği
Tatbikat, sadece ordunun operasyonel kabiliyetini değil, aynı zamanda afet yönetimi personeli ve polis teşkilatı da dahil olmak üzere devlet kurumlarının birlikte çalışabilirliğini göstermesi açısından da kritikti. Tatbikatta; H145 ve H225 helikopterleri, Gripen savaş uçakları, insansız hava araçları, anti-İHA sistemleri ve askeri sağlık unsurları başarılı bir şekilde görev yaptı.
Bakan Szalay-Bobrovniczky, tatbikatın tamamen NATO çerçevesinde yürütüldüğünü, komuta dilinin İngilizce olduğunu ve “Türk müttefiklerin” de faaliyete katıldığını belirterek, NATO’nun Macaristan için nihai güvenlik garantisi olduğunu yineledi. Bakan konuşmasını, “Barış güç gerektirir” sözleriyle sonlandırdı.
Macaristan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Dr. Gábor Böröndi ise tatbikatların amacının sadece bir gösterim değil, edinilen bilgilerin analiz edilerek eğitim süreçlerine geri kazandırılması olduğunu söyledi. Böröndi, yerel yönetimler ve NATO müttefikleriyle iş birliğinin önemine dikkat çekti.