Rusya’nın Ukrayna’yı işgaliyle artan jeopolitik gerilim, NATO’nun doğu kanadına yönelik potansiyel geniş çaplı birlik ve teçhizat konuşlandırma senaryolarını Avrupa’nın gündemine taşıdı. Ancak bu senaryolar, Avrupa’nın mevcut askeri lojistik altyapısının ve bürokratik süreçlerinin ciddi aksaklıklar barındırdığını ortaya koydu. Fransa’nın Askeri Taşımacılık ve Operasyon Merkezi (Centre for Operations and Transport Support) komutanı Tümgeneral Fabrice Feola, Brüksel’de yaptığı bilgilendirmede, olası bir büyük ölçekli seferberlik durumunda Avrupa kara taşımacılığı ağında hem altyapı dar boğazları hem de aktörler arası “kaynak rekabeti” yaşanacağını vurguladı.
Defense News’in haberine göre Feola, askeri sevkiyatlar için sınır aşma onaylarının Avrupa Birliği’nin (AB) hedeflediği “5 iş günü” süresinin aksine, “gerçekte onlarca gün” aldığını belirtti. Bu bürokratik engeller, kriz anında hızlı güç projeksiyonu yeteneğini ciddi şekilde kısıtlıyor.
Atlantik’ten Doğu’ya: Kaynak Rekabeti ve Koordinasyon İhtiyacı
Tümgeneral Feola, Avrupa’daki askeri hareketlilik konusunda stratejik bir zorluğa dikkat çekti. Özellikle Atlantik kıyısına büyük ölçekli çıkarma yapması muhtemel olan ABD unsurlarının, NATO’nun Doğu’daki mevzilenmesine ulaşmak için Fransa üzerinden geçmek zorunda kalabileceğini belirtti.
Feola, bu durumun kaynaklar üzerinde uluslararası düzeyde bir “rekabet” yaratacağını ve lojistik kaynakların sıkı bir şekilde koordine edilmesini zorunlu kıldığını ifade etti. ABD’nin ağır teçhizatının hızla konuşlandırılması, Fransa’nın kendi lojistik ihtiyaçları ile çakışabilir ve bu da uluslararası koordinasyonun hayati önem taşıdığını gösterir. Fransa, Romanya’ya yaptığı konuşlandırmalardan çıkardığı derslerle merkezin operasyonel kapasitesini güçlendirdiğini, ancak güç projeksiyonunu optimize etmek için çok sayıda sürecin elden geçirilmesi gerektiğini ekledi.
Demiryolu ve Altyapı Uyumluluğu: En Büyük Kısıt
Rusya’nın Ukrayna’daki saldırganlığı, askeri malzeme taşımacılığında demiryolunun önemini artırdı. Fransa, 2024’te yaklaşık 150 uluslararası askeri tren organize ettiğini, bu sayının 2021 öncesinde yılda beşin altında olduğunu söyledi. Demiryolu, özellikle tank ve mühimmat gibi ağır yüklerin uzun mesafede hızlı ve maliyet-etkin taşınmasında en uygun seçenek olarak öne çıkıyor.
Ancak Feola, güzergâh fizibilitesinin kontrolünün, yani bir tünelin veya köprünün ağır askeri yükleri taşıyıp taşıyamayacağının belirlenmesinin hala çok zaman aldığını vurguladı. Bu nedenle Feola, yeni AB askeri hareketlilik kurallarında, askeri araç ve konvoylara uygun koridorların önceden tanımlanmasının (tünel, köprü ve yol kapasitesi bakımından) Fransa’nın öncelikleri arasında olduğunu belirtti.
Bu inisiyatif, Almanya, Hollanda ve Polonya gibi ülkelerin 2024’te askeri nakil koridorları kurma niyetlerini açıklamasıyla da destekleniyor.
Çözüm Önerileri: Dijitalleşme ve Koordinasyon Otoritesi
Tümgeneral Feola, Avrupa’daki askeri hareketliliğin önündeki engelleri aşmak için yakın vadede atılabilecek adımları sıraladı:
İzin Süreçlerinin Hızlandırılması: AB düzeyinde gümrük evraklarının dijitalleştirilmesi ve sınır geçiş izinlerinin sadeleştirilmesi.
Uygulamalı Koordinasyon Otoritesi: Avrupa’da askeri hareketliliğin yönetimi için “uygulamalı bir koordinasyon otoritesi” kurulması.
Vagon Filosu Hazırlığı: Feola, Fransa’nın yanı sıra Almanya ve Hollanda’nın da askeri raylı vagon filosuna sahip olduğunu, ancak özel vagon ve demiryolu hazırlığının gelecekteki konuşlandırmalarda kritik rol oynayacağını kaydetti.
Sonuç olarak Feola’nın açıklamaları, Avrupa’nın hızla değişen güvenlik ortamına ayak uydurabilmesi için sadece savunma harcamalarını değil, aynı zamanda temel lojistik süreçleri ve sivil-askeri altyapı uyumluluğunu da yeniden gözden geçirmesi gerektiğini net bir şekilde gösteriyor.