GSS Primlerinde Yeni Denge: %6 Oranına Geçiş ve Uygulama Takvimi
Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararıyla Genel Sağlık Sigortası (GSS) primlendirmesinde uzun süredir tartışılan bir adım atıldı. Brüt asgari ücretin %3’lük payı yerine %6 oranının benimsenmesiyle aylık primler önemli ölçüde artış göstermiştir. Bu değişiklik, hem kendi ödeyen vatandaşlar hem de gelir testi kapsamında muafiyet ve prim ödemeleri üzerinde doğrudan etkili olmaktadır. Özellikle 1 Aralık 2025 itibarıyla yürürlüğe giren yeni prim tutarları, 1 Ocak 2026’da asgari ücret artışına bağlı olarak tekrar güncellenecektir.

GSS primi artık 780,17 TL’den 1.560,33 TL’ye yükselmiştir. Bu artışın ardından primlerin ödeme süreçleri ve muafiyet kriterleri de yeniden değerlendirilmektedir. Prim ödemeleri kendi sigortalılıklarını sürdüren vatandaşlar için belirlenen bu yeni tutarlara uyum sağlamak adına dikkatli bir planlama gerekmektedir.
GELİR TESTİ İŞLEVİNİN GECİKTİRİLMEMESİ için belirlenen koşulları anlamak, prim borcu oluşmaması açısından kritik öneme sahiptir. Gelir testi, SGK tescil bildirimi sonrası bir ay içinde yaptırıldığında prim borcu olmadığında ya da düşük gelir durumunda muafiyet uygulanabilmektedir. Ancak testin gecikmesi halinde, başvuru tarihine kadar olan prim borçları tahsil edilir. Bu nedenle, aile bütçesi içinde gelirdeki değişikliklerin hızlı bir şekilde değerlendirilmesi ve uygun başvuru süreçlerinin zamanında tamamlanması gerekir.
DOE (Gelir Testi) Hesabında Kimler Dahildir? ev içindeki tüm bireylerin gelir testine dahil edilmesi, muafiyet veya prim yükümlülüğünün belirlenmesinde kilit rol oynar. Aşağıdaki gruplar aynı evde yaşayan kişiler olarak değerlendirilmektedir ve gelir testine dahil edilir:
- Eş
- Evli olmayan çocuklar
- Anneanne/babaanne, dede gibi bakıcı yakınlar
- Eğitim nedeniyle evden ayrı kalan, 25 yaşını doldurmamış ve evli olmayan çocuklar
GELİR TESTİ HESABINA KİMLER DAHİL EDİLİYOR?
Bir ailenin gelir testine dahil edilecek üye sayısı, hane içindeki herkesin gelir durumuna bağlıdır. Hane içi kişi başına düşen gelir olarak adlandırılan bu hesaplama, asgari ücretin üçte birinin üzerinde veya altında olmasına göre değişiklik gösterir. 2025 yılı için bu sınır 866,85 TL olarak belirlenmiştir. Ocak 2026’da asgari ücret arttığında bu limit de otomatik olarak güncellenecektir. Gelir testi hesaplarında şu kriterler belirleyici olur:
- Aynı evde yaşayan tüm bireylerin toplam geliri
- Birey başına düşen gelir ve hane içindeki kişilerin yaşı
- İşsizlik, düşük çalışma saatleri veya sigortalı olmama gibi durumlar
GELİR TESTİ NEDEN GECİKTİRİLMEMELİ? çünkü prim borcu oluşmaması için testin zamanında yaptırılması şarttır. SGK’dan gelen tescil bildirimi sonrası bir ay içinde test yaptıranlar, gelir durumları uygunsa prim ödemekten tamamen muaf olabilirler. Ancak test geç yapılırsa başvuru tarihine kadar olan prim borcu tahsil edilir. Gelir durumunda değişiklik yaşayan haneler yeniden başvuru yapabilirler; örneğin dört kişilik bir ailede çalışanlardan biri işini kaybederse, gelir sınırının altına düşebilir ve böylece 25 yaşını aşmış erkek çocuk için GSS primi ödeme zorunluluğu kaldırılabilir.
GELİR TESTİ HESABINA TAŞINAN BİREYLERİN KAPSAMI
Aynı evde yaşayan tüm bireyler gelir testinde dikkate alınır: Eş, evli olmayan çocuklar, anneanne/babaanne, dede ve eğitim nedeniyle evden ayrı kalan, 25 yaşını doldurmamış ve evli olmayan çocuklar bu hesaplamanın kapsamına dahildir. Bu durum, muafiyetlerin veya prim yükümlülüğünün adil ve kapsamlı bir şekilde belirlenmesini sağlar. Gelir testi ayrıca şu faydaları da beraberinde getirir:
- Çoklu gelir durumlarında adil paylaşım
- İş kaybı veya gelir düşüşlerinde esnek güncelleme
- Birden çok kişiyi kapsayan ailenin toplam yükünün netleşmesi
Bu yeni düzenlemeler, özellikle düşük gelirli haneler için muafiyet olanaklarını ve artan prim yükünü dengede tutmayı amaçlamaktadır. Aynı zamanda prim ödemelerinin ve gelir testinin nasıl uygulanacağı konusunda netlik sağlar ve vatandaşların bütçe planlamasını kolaylaştırır. Yeniden yapılandırılan bu mekanizmalar, sağlık güvencesinin sürekliliğini güvence altına alırken, mali yükümlülükleri de hak edişler doğrultusunda belirler.”