Pentagon tarafından kurulan Müşterek Kurumlararası Görev Gücü 401 (JIATF 401), ABD hava sahasının ve askeri varlıklarının korunmasında yeni bir dönemi başlatıyor. General Matt Ross’un açıklamalarıyla netleşen strateji, küçük insansız hava araçlarından (İHA) gelen tehditleri “zamanımızın belirleyici tehdidi” olarak tanımlıyor ve bu tehlikeye karşı “Altın Kubbe” (Golden Fleet/Defense) projesiyle tam entegrasyonu hedefliyor.
Veri Paylaşımı ve Grup 3 Tehditleri
JIATF 401 ile Altın Kubbe arasındaki iş birliğinin önceliği, Grup 3 olarak sınıflandırılan orta ölçekli İHA’lardır. RQ-7B Shadow boyutundaki bu araçlar, ağır mühimmat taşıma kapasiteleriyle stratejik bir risk oluşturmaktadır. General Ross, savunma birimlerinin “aynı tehdit resmini” görebilmesi için verilerin kesintisiz paylaşılmasının hayati olduğunu vurguladı.
Çok Katmanlı Savunma ve Kamu Güvenliği
Savunma Bakanı Pete Hegseth tarafından kurulan JIATF 401, savunmayı sadece kinetik (fiziksel imha) yöntemlerle değil, aynı zamanda sinyal bozucu gibi kinetik olmayan sistemlerle de katmanlandırmayı planlıyor.
Dünya Kupası Hazırlığı: 2026 FIFA Dünya Kupası gibi kitlesel etkinlikler, Grup 1 ve 2 sınıfındaki küçük dronların saldırılarına karşı öncelikli koruma alanı olarak belirlendi.
Sivil-Askeri İş Birliği: ABD topraklarında bir saldırı durumunda müdahaleye İç Güvenlik Bakanlığı (DHS) öncülük edecek; Pentagon ise veri ve teknoloji desteği sağlayacak.
Sınır Güvenliği ve Kartel Tehdidi
Scher, ABD-Meksika sınırında dron faaliyetlerinin arttığını ve kartellerin Ukrayna savaşındaki dron taktiklerini (kamikaze dronlar vb.) benimsemeye başladığını belirtti. JIATF 401, bu bölgelerde tehdit değerlendirmeleri yapmak için Kuzey Komutanlığı ve yerel kolluk kuvvetleriyle yakın mesai harcıyor.