Ramazan yaklaştıkça fitre konusu toplumda sıkça gündeme geliyor. Fıtır sadakası, bayram sevincini paylaşmak ve ihtiyaç sahiplerinin sofralarına katkıda bulunmak amacıyla verilen önemli bir ibadet olarak ön plana çıkıyor. 2026 yılı için belirlenen tutar ve uygulama esasları, hem bağışta bulunacaklar hem de yardım alacaklar için rehber niteliği taşıyor.
Fitre anlamı itibarıyla Ramazan sonunda verilen mali bir ibadet olup, maddi gücü yerinde olan Müslümanların kendileri ve bakmakla yükümlü oldukları kişiler adına yerine getirdikleri bir sorumluluktur. Bu sadaka, bireysel bir yükümlülük olmanın ötesinde toplum içinde dayanışmayı güçlendiren bir araç olarak değerlendirilir.
2026 için belirlenen fitre miktarı
Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu tarafından yapılan açıklamaya göre 2026 yılı fitre miktarı kişi başı 240 TL olarak ilan edilmiştir. Bu tutar, günlük asgari gıda ihtiyacına göre hesaplanan alt sınırı ifade eder; imkânı olanların daha yüksek miktarda fitre vermesi menduptur.

Fitre verme yükümlülüğü kimleri kapsar?
Fitre vermekle yükümlü kişiler, temel ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra nisap miktarı tutarında mala sahip olan mükelleflerdir. Nisap; yaklaşık 80,18 gram altın değerine eşit mal varlığı olarak hesaplanır. Bu şartı sağlayanlar, yalnızca kendileri için değil; aynı zamanda bakmakla yükümlü oldukları eş ve çocukları için de fitre vermek zorundadır.

Fitreyi kimler alabilir?
Fitre, genel olarak maddi imkânları yetersiz olan ve bakmakla yükümlü olmadığı kişiler için verilir. Temel ihtiyaçlarını karşılamada zorluk yaşayan yoksullar, borçları düşüldüğünde nisap altına düşenler ve yakın akrabalar (kardeş, amca, hala, teyze gibi) maddi durumda ihtiyaç sahibi oldukları takdirde fitre alabilirler. Gelin, damat, kayınvalide ve kayınpeder gibi durumlar da aynı kriterler doğrultusunda değerlendirilebilir.

Fitre verilemeyecek kişiler
Buna karşılık, kişinin bakmakla yükümlü olduğu anne, baba, eş ve çocuklarına fitre verilmez. Ayrıca nisap miktarının üzerinde mala sahip olan, maddi durumu uygun kişiler fitre almaya hak kazanmaz. Bu ayrım, fitrenin gerçekten ihtiyacı olanlara ulaşmasını sağlamayı amaçlar.

Verme zamanına ilişkin hususlar
Fitreyi vermek için en uygun zaman Ramazan ayı içinde yapılan bağışlardır; dinî otoriteler fitrenin Ramazan boyunca ve en geç bayramın birinci gününe kadar verilmesini tavsiye eder. Erken verilmesi ise daha faziletli sayılır, çünkü ihtiyaç sahipleri bayram öncesinde desteklenmiş olur.
Toplumsal etkisi
Fitre uygulaması, ekonomik zorlukların hissedildiği dönemlerde bile toplumsal dayanışmayı canlı tutan önemli bir enstrümandır. Zamanında ve doğru kişilere ulaştırıldığında, dar gelirli ailelerin bayram sevincine ortak olmalarını sağlar ve yardım kültürünün sürdürülebilirliğine katkıda bulunur.
