Pentagon’un Müşterek Kurumlararası Görev Gücü 401, izinsiz giriş yapan insansız hava sistemlerini tespit edip yakalamak amacıyla gelişmiş ağ tabanlı karşı drone teknolojilerinin kullanılmasını sağlayacak yeni adımlar atıyor. Görev gücü, farklı askeri branşlar arasında drone karşıtı önlemleri koordine ederek, hava sahası güvenliğini artırmayı hedefliyor.
Pazar günü yapılan açıklamada, iki adet gelişmiş DroneHunter F700 sisteminin sözleşme kapsamında rezerv edilerek, savunma güçlerine kazandırılacağı belirtildi. Bu sistemleri geliştiren Fortem Technologies tarafından tasarlanan DroneHunter 4700, yapay zeka ve radar teknolojilerini kullanarak çeşitli drone türlerini tanımlama ve yakalama kapasitesine sahip hafif ve etkili bir sistemdir. Ağ tabanlı bağlantı özellikleri sayesinde, küçük quadcopter drone’larını kolayca yakalayabilmekte ve sürükleyebilmektedir. Ayrıca, Grup 2 sınıfındaki daha büyük insansız hava araçlarını, paraşütle donatılmış ağlar kullanarak etkili şekilde etkisiz hale getirebilmektedir.
Gelişmiş Otonom Savunma Kapasiteleri
DroneHunter sistemleri, tek başlarına veya diğer sistemlerle entegre şekilde, hava sahasını otomatik ve etkin şekilde koruyabilir. Bu sayede, potansiyel tehditlere karşı sürekli gözetim ve müdahale sağlanmaktadır. Söz konusu satın alım, Pentagon’un küçük insansız hava araçlarına karşı yeni ve ileri düzey savunma çözümlerine odaklanan Replikator 2 girişiminin bir parçasıdır.
Army Brigadier General, bu teknolojinin savaş alanında önemli bir adım olduğunu vurgulayarak, “Hedefimiz, tüm yurtiçi ve yurtdışındaki üslerimize en son drone karşıtı teknolojiyi sunmak” dedi. Ayrıca, JIATF-401 direktörü General Matt Ross, yaptığı açıklamada, “DroneHunter sisteminin bu ilk satın alımı, Replikator 2 görevimizin başarıyla yürütülmesinde kritik bir rol oynayacaktır” ifadelerine yer verdi.
Hava Sahası Güvenliğinde Yeni Dönem
Bu sistemler, ABD’nin tüm askeri üsleri için karşı drone önlemlerini kolaylaştırmakta ve üslerin, personelin güvenliğini sağlamak adına tesis komutanlarıyla yakın işbirliği içerisinde çalışmaktadır. Potansiyel tehditlere karşı gelişmiş ve otonom çözümler sunarak, savaş alanında ve üs güvenliğinde yeni bir dönemi başlatmaktadır.