Baklava sadece bir tatlı değil; kutlama ritüellerinin başrolü, aile hikâyelerinin taşıyıcısı ve bölgesel kimliklerin tadıyla harmanlanmış bir kültür nesnesidir. Bayramlarda tepsilerle taşınan, nişan ve düğün sofralarında mutlulukla paylaşılır; bazen bir anlaşmanın, bazen de ilk maaşın simgesi olur. Bu metin, baklavanın kökeninden bugüne uzanan serüvenini, kaç kat olduğu tartışmalarını, Gaziantep ile Şam arasındaki rekabeti ve fıstıklı-cevizli tartışmasını belgelere ve saha anlatılarına dayanarak derinlemesine inceliyor.
Okuyacağınız bilgiler arşiv belgelerine, alanında uzman yazarların çalışmalarına ve baklavacı ailelerinin sözlü tarihlerine dayanmaktadır. Amacımız; baklavanın tarihi, formu ve coğrafi dönüşümü hakkında net, doğrulanabilir ve uygulamaya dönük bilgiler sunmaktır.
Baklavanın Kökeni: Bir Lezzet Sentezi
Baklava, tek bir coğrafyaya indirgenemeyecek bir sentezdir. İnce açılmış yufka geleneği Orta Asya Türk mutfak kültürlerinden gelirken, şerbet kullanımı eski İran ve Arap mutfaklarında ve hatta Roma dönemi tatlı uygulamalarında yer alır. Bu iki unsurun birleşimi, Anadolu beylikleri döneminde bugünkü formuna yaklaşan örneklerin ortaya çıkmasına zemin hazırladı.

15. ve 16. yüzyıl kaynakları, iç malzeme çeşitliliğinin tarihsel olarak çok daha geniş olduğunu gösterir: badem, mercimek, nohut ya da fasulye ezmesi gibi içlerle yapılan versiyonlar metinlerde kayıtlıdır. Bu da baklavanın başlangıçtan itibaren yalnızca bir şekerli hamur işi olmadığını; farklı sosyo-ekonomik ve lezzet tercihlerini yansıtan bir pişirme geleneği olduğunu açıklar.
Kaç Kat Olmalı? Kat Sayısının Anlattıkları
Geleneksel baklava tartışmalarında sıkça sorulan soru: “İyi baklava kaç kat olur?” Yazılı tarifler ve ustaların anlatıları farklılık gösterir. 16. yüzyıldan beri aktarılan bazı tariflerde birkaç kat yeterli kabul edilirken, bazı kaynaklar 20, 30, hatta 100 kata kadar tarifler içerir. Ancak uzmanların ortak görüşü şudur: kat sayısı tek başına kalitenin garantisi değildir. Hamurun inceliği, iç malzemenin kalitesi, şerbetin kıvamı ve pişirme tekniği toplamda tatmin edici sonucu belirler.

- İnce yufka: Kat sayısından daha önemli olan faktörlerden biri. Çok ince açılmış katlar, ağızda eriyen dokuyu sağlar.
- Şerbet dengesi: Ne fazla sulu ne de kurak; ideal şerbet baklavanın raf ömrünü ve tadını belirler.
- Malzeme kalitesi: Taze fıstık, taze ceviz, iyi un ve tereyağı kaliteyi doğrudan etkiler.
Gaziantep mi, Şam mı? Baklavanın Millîleşmesi
19. yüzyıl belgeleri, baklavanın geniş coğrafyada Şam baklavası olarak tanındığını gösterir. Osmanlı sınırları içinde bu bir sorun yaratmazken, Cumhuriyetin kurulmasıyla birlikte sınırlar değişince kültürel unsurların millîleştirilmesi gündeme geldi. Devlet destekli kültür politikaları çerçevesinde, sevilen ve ekonomik değeri yüksek tatlı için yeni bir merkez aranırken, Gaziantep öne çıktı.

Bu dönüşümde birkaç etken rol oynadı:
- Ticaret ve üretim ağları: Gaziantep, fıstık üretiminin merkezine yakınlığı ve ticaret yolları sayesinde avantaj kazandı.
- Markalaşma çabaları: Gaziantepli baklavacı aileler, dükkân isimlerinde ve ustalık hikâyelerinde Antep bağını vurgulayarak tüketicide güven yarattı.
- Kültürel politika: Cumhuriyet döneminde ulus devlet söylemi içinde, sınırları içeren bir gastronomi anlatısı inşa edilmek istendi.
Fıstık mı, Ceviz mi? Lezzetin Evrimi
Bugün birçok kişi için klasik baklava denildiğinde akla dikdörtgen fıstıklı baklava gelir. Oysa sözlü tarihler ve arşivler, 1970’lere kadar Gaziantep’te baklavanın büyük oranda cevizli olduğunu anlatır. Yeşil fıstığın ticari değeri anlaşılınca depolama ve pazarlama avantajı nedeniyle fıstıklı versiyon öne çıkmıştır.

Bu değişim aynı zamanda endüstrileşme ile ilgilidir: makineleşme bazı üretim süreçlerini standartlaştırdı; pazardaki rekabet ve tüketimin çeşit arayışı da yeni tatların ortaya çıkmasına yol açtı. Günümüzde glutensiz, vegan, çikolatalı veya meyveli baklavalar görmek mümkün.
Tarif ve Uygulama: Evde ‘Klasik’ Baklava Nasıl Yapılır (Adım Adım)?
Evde geleneksel bir baklava hazırlarken dikkat edilmesi gereken başlıca adımlar şunlardır:
- Hamur hazırlığı: Un, su, tuz ve isteğe bağlı az miktarda yağla elastik ama fazla uzamayan bir hamur yoğurun. Dinlendirin.
- İnce yufka açma: Hamuru küçük bezeler halinde ayırın ve merdane veya oklavayla mümkün olduğunca ince açın. Bu aşama ustalık gerektirir; pratikle gelişir.
- Katmanlama: Tepsiyi tereyağı ile bolca yağlayın. Her kat arasına ince tereyağı sürün ve istediğiniz iç malzemeyi (öğütülmüş fıstık veya ceviz) aralıklı serpiştirin.
- Kesim ve pişirme: Önden kesim tercih edilir; içinde fırında şişme riskini düşürür. Orta-yüksek ısıda, üstü kızarana dek pişirin.
- Şerbet verme: Şerbeti kaynattıktan sonra soğuması için kısa bekleyin; sıcak baklavanın üzerine ılık şerbet dökmek en idealidir. Şerbet çok sıcak veya çok soğuk olursa doku bozulabilir.
Her adımda malzeme kalitesi ve zamanlama belirleyicidir. Özellikle tereyağı ve iç malzemenin tazeliği, sonucun notunu belirler.
Coğrafi İşaretler ve Bugünün Çeşitliliği
Türkiye’de bugün 13 farklı coğrafi işaretli baklava bulunmaktadır. Bu tesciller, yerel üretim tekniklerinin korunması ve ekonomik değer yaratılması açısından önem taşır. Ancak coğrafi işaret, o tatlının mutlak tekeli anlamına gelmez; zira baklava evrensel olarak yapılan ve tüketilen bir tatlıdır.
Modern tüketici talebi, sektörde iki eğilim yarattı: bir yandan geleneksel tariflerin korunması, diğer yandan inovasyon ve yeni tatlar. İyi uygulanan yerel tescil stratejileri, hem “entelektüel miras”ı hem de ekonomik sürdürülebilirliği destekler.
Uzman Görüşleri: Tarihçiler ve Ustalar Ne Diyor?
Alanında çalışan tarihçiler ve baklavacı ustalar genelde şu noktada birleşir: “Orijinal baklava” diye tek bir tarif yoktur. Tatlı, coğrafi ve kültürel akışlar sonucu farklılaşmış, her dönem kendi yerel malzemeleriyle evrilmiştir. Milli mutfak söylemi, bu çeşitliliği tek bir kökene indirgeme eğilimi taşısa da saha verileri çok sesliliği destekler.
Pratik anlamda öneriler ise şunlardır:
- Deneyin: Farklı içlerle yapın; farkı lezzetlerin tarihsel sebeplerini tadın.
- Korumaya destek verin: Yerel üreticilerin ve aile işletmelerinin hikâyelerine değer verin.
- Öğrenin: Kat açma, şerbet kıvamı ve pişirme teknikleri ustalıkla gelişir; atölye ve kurslardan faydalanın.
