Lockheed Martin, geçtiğimiz yıl toplam 191 adet F-35 Müşterek Taarruz Uçağı teslim ederek şirket tarihindeki en yüksek yıllık teslimat rakamını ilan etti. Bu ani artış, özellikle önceki yıllarla kıyaslandığında, programdaki birikmiş iş yükünü hafifletme amacı taşıyor. 2021 yılında yapılan 142 jetlik teslimat rakamını önemli ölçüde aşan bu sayı, şirketin üretim performansını gözler önüne seriyor.
Ancak, bu yüksek teslimat oranı aynı zamanda bazı zorluklarla da karşılaştı. Savunma Bakanlığı’nın yeni F-35 uçaklarını kabul etmeyi durdurması ve Teknoloji Yenileme 3 (TR-3) güncellemeleriyle ilgili yaşanan gecikmeler, teslimatların yavaşlamasına neden oldu. 2023 ve 2024 yıllarında toplam teslimatlar 98 ve 110 civarında gerçekleşirken, ortalama yıllık teslimat yaklaşık 133 jet seviyesinde oldu. Bu duruma yol açan en büyük faktörlerden biri de, TR-3 güncellemelerinin beklenmedik gecikmeleri ve yeni uçakların teslimatını engelleyen teknik sorunlardı.
TR-3 Güncellemeleri ve Modernizasyon Süreci
TR-3 güncellemeleri, uçağın ekranları, bilgisayar hafıza ve işlem kapasitesini büyük ölçüde geliştirmeyi amaçlayan önemli bir yükseltme paketidir. Bu kapsamda, Blok 4 adıyla bilinen kapsamlı modernizasyon çalışmaları başlatılmıştır. Ancak, muhakkak donanım ve yazılım yenilemelerini gerektiren bu büyük paket, başlangıçta çeşitli gecikmelerle karşılaştı. Temmuz 2023 itibarıyla, hükümet TR-3’ün yeni F-35’lerin teslimatını durdurmasına karar verdi. Bu karar, yeni jetlerin depolanmasına neden olurken, Lockheed Martin ve hükümet, kısmi ve “kesilmiş” versiyonlara odaklanarak, gelişmiş yazılımın temmuz 2024’e kadar hazır hale gelmesini sağladı.
Öte yandan, bu gecikmeler ve güncellemelerin tamamlanmasının ardından, Lockheed Martin’in toplam birikmiş teslimat yükünü Mayıs ayına kadar tamamen temizlediği bildirildi. Sonuç olarak, şirketin askeri uçak programında yaşanan gecikmelere rağmen, genel üretim ve teslimat performansı ciddi anlamda gelişti.
Umut Vadeden Operasyon ve Saha Kullanımı
F-35’lerin dünya genelinde aktif birçok uçağı bulunmakta ve toplam uçuş saati 1 milyonun üzerine çıkmıştır. Ayrıca, bu savaş uçaklarının önemli roller üstlendiği çeşitli operasyonlar da kayıtlara geçti. İran nükleer tesislerine gerçekleştirilen saldırılarda İran’ın hava savunma sistemlerini etkisiz hale getirmek amacıyla kullanılıp, kritik bir misyon üstlendiler. Bu operasyonlar, F-35’lerin küresel savaş alanındaki etkinliğini ve çok yönlülüğünü gösteriyor.
Geçen yaz aylarında, Polonyalı savaş pilotlarıyla birlikte uçan Hollandalı F-35’ler, Polonya hava sahasında yoğunlaşan Rus insansız hava araçlarına karşı başarılı müdahalede bulundu. Özellikle, çok sayıda Rus İHA’sını vurarak etkisiz hale getirmeleri, NATO ve müttefik hava savunmasının güçlendirilmesine önemli katkılar sağladı. Lockheed Martin, bu başarıların, F-35’lerin operasyonel kapasitesini ve savaş yeteneklerini kanıtlayan önemli örnekler olduğunu belirtti.