Türk savunma sanayiinin öncü kurumlarından STM, Katar merkezli Barzan Holding ile ortak bir çalışma başlatmak üzere bir mutabakat muhtırası imzaladı. Bu anlaşma, insansız hava ve deniz sistemlerinin Katar’da üretimi ve geliştirilmesine odaklanıyor. Türkiye ile Katar arasındaki uzun süreli stratejik bağlar, savunma alanında yeni bir aşamaya taşınıyor.
Doha Uluslararası Deniz Savunma Fuarı’nda (DIMDEX 2026) gerçekleştirilen törende, önemli isimler bir araya geldi. Katar Başbakan Yardımcısı ve Savunma İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Şeyh Suud Bin Abdulrahman Bin Hasan Bin Ali Al Sani ile Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, imza töreninde bulundu. STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz ile Barzan Holding Grup CEO’su Eng. Mohammed Bin Bader Al Sadah tarafından atılan bu imza, karşılıklı teknolojik gelişimi ve yerel üretimi teşvik etmeye yöneliktir.
İnsansız Sistemlerde Yeni Bir Dönem
Mutabakat muhtırası kapsamında, taraflar özellikle *harp sahasında kullanılan taktik İHA sistemleri* ve *insansız deniz platformlarının* Katar’da üretimini ve bu sistemlerin entegrasyonunu amaçlamaktadır. Bu ortaklık, teknolojik kabiliyetlerin artırılması ve yerel savunma sanayisinin güçlendirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır.
Ortak Geliştirme ve Teknoloji Entegrasyonu
STM’nin geliştirdiği ürünlerin Katar’da yerel üretimine odaklanan bu anlaşma, mühendislik ve sistem entegrasyonu alanında Barzan Holding’e katkı sağlamayı hedefliyor. Ayrıca, taraflar insansız hava ve deniz sistemleri dahil olmak üzere, çeşitli siber ve teknolojik altyapı projelerini birlikte değerlendireceklerdir. Bu iş birlikleri, her iki ülkenin savunma sanayisine uzun vadeli katkılar sağlayacaktır.
Özgür Güleryüz, bu ortaklığın iki ülke arasındaki ilişkileri derinleştirdiğine dikkat çekerken, şunları ekledi: “Türkiye ve Katar’ın güçlü stratejik bağlantıları, savunma ve havacılık sektöründe somut projelerle pekişiyor. Barzan Holding ile imzaladığımız bu anlaşma, 4 kıtada tercih edilen taktik İHA ve insansız deniz sistemleri kabiliyetlerimizin Katar’da yerel üretimini, entegrasyonunu ve geliştirilmesini hedefliyor.”
Güleryüz, ayrıca, mühendislik gücü ve teknolojik bilgi birikimlerini dost ve müttefik ülkelerle paylaşmanın önemine vurgu yaparak, sürdürülebilir savunma ekosistemleri oluşturmayı amaçladıklarını ifade etti.