TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu’nda, sosyal medyanın 15 yaş altına erişimini engelleyecek düzenlemeler ve internet kullanım saatlerinin sınırlandırılması gündeme getirildi. Bu düzenlemeler, Çocuk Hakları Alt Komisyonu tarafından hazırlanan kapsamlı rapor doğrultusunda kabul edildi. İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Derya Yanık, yaptığı açıklamada, “Gerek TBMM Genel Kurulu’nda yapılacak yasama çalışmaları, gerekse ilgili kurum ve kuruluşların uygulamalarında bu çalışmaların faydalı olmasını temenni ediyorum” ifadelerine yer verdi.
Toplantı sırasında, alt komisyonun kaleme aldığı “Dijital Mecralarda Çocukların Karşılaştığı Tehdit ve Riskler” başlıklı rapor detaylı şekilde tartışıldı ve oybirliğiyle kabul edildi. Yanık, paylaşımında şu sözlere yer verdi: “Bu değerlendirmelerin, uzun vadede çocuklarımızın dijital ortamlarda daha güvenli ve bilinçli hareket edebilmeleri adına yol gösterici olmasını diliyorum. Raporumuz, çocuklarımızın geleceğin teminatı olduğunu kabul ederek, onların refahı ve güvenliği adına önemli adımlar atılmasını sağlayacaktır.”
Raporun temel başlıkları arasında, 18 yaş altındaki çocukların internet kullanımı belirli saatlerle sınırlandırılmalı, sosyal medya platformlarının 15 yaş altına hizmet sunmaması gerekliliği bulunuyor. Ayrıca, yaş doğrulama ve içerik denetimine ilişkin mekanizmaların etkin kullanıma geçirilmesi, tüm dijital hizmetlerde bu sistemlerin zorunlu hale getirilmesi önerileri öne çıkıyor. Bunun yanı sıra, teknolojik cihazlara yönelik olarak 18 yaşına kadar geçerli olacak “çocuk hattı” benzeri SIM kart çözümlerinin devreye alınması planlanmakta.
Rapor, çocukların dijital bağımlılığı ile mücadelede alınacak önlemleri, başka ülkelerden alınmış başarılı örnekleri ve çocukların dijital ortamda korunması için yapılması gerekenleri detaylandırıyor. Fiziksel, zihinsel ve duygusal gelişimi olumsuz etkileyebilecek risklere karşı koruma önlemlerinin güçlendirilmesi öneriliyor. Ayrıca, ulusal ve uluslararası boyutta dijital dünyada çocuklara yönelik riskler ve tehditlere karşı mücadele edecek, ebeveynlere hak arama yollarını anlaşılır şekilde sunacak, çocukların üstün yararına odaklanan bir mekanizmanın kurulması zorunlu hale getiriliyor.
Özellikle kişisel görüntülerin izinsiz ve kontrolsüz paylaşımını engellemek amacıyla ilgili yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi önem kazanıyor. Ayrıca, çocukların dijital ortamda karşılaşabilecekleri bağımlılık, siber zorbalık ve istismar gibi risklere karşı erken müdahale ve bilinçlendirme çalışmalarının etkin olarak yürütülmesi gerektiği vurgulanıyor.