Sosyal medyada yayılan ve büyük ölçüde doğrulanmış görüntüler, İran’ın ABD Hava Kuvvetleri’nin kritik bir parçası olan E-3 Sentry (AWACS) havadan erken uyarı ve kontrol uçağını (Seri No: 81-0005) tamamen kullanılamaz hale getirdiğini ortaya koyuyor. Uçağın arka gövdesinin tamamen yanmış olması ve çevresinin enkazla dolu bulunması, saldırının uzun menzilli kamikaze İHA’lar ve balistik füzelerle gerçekleştirildiğini işaret etmekte.
The War Zone’un raporlarına göre, bu uçaklar yaklaşan füze tehditlerini tespit etmek ve hava savaşlarını koordine etmek için hayati bir rol üstleniyor. Saldırının ardından yaşanan kayıp, ABD’nin hava savunmasındaki açıkları netleştiriyor. Örneğin, ABD’nin elinde yalnızca 16 adet yaşlanmış E-3 uçağı kalmıştı; bu durum, harbe hazırlık seviyelerini daha da düşürecek ve yeni uzay tabanlı sensörlerin henüz hazır olmaması nedeniyle kabiliyet boşlukları yaratacak. E-7 Wedgetail programındaki gecikmeler ise, bölgede erken uyarı konusunda ciddi bir zayıflık bırakıyor.
ABD’nin Korunma Önlemlerindeki Eksiklikler
Ticari uydu görüntüleri, ABD’nin uçaklarını ana apron yerine taksi yollarına dağıtarak hedef küçültmeye çalıştığını gösterse de, İran’ın muhtemelen Çin veya Rusya’dan elde ettiği istihbaratla bu konumları başarıyla vurduğu anlaşılıyor. Bu saldırı, Pentagon’un yıllardır ihmal ettiği güçlendirilmiş uçak sığınakları ihtiyacını yeniden gündeme getiriyor. Çin ve Rusya gibi rakipler uçaklarını büyük yatırımlarla korurken, ABD’nin Prens Sultan ve El Udeid üslerindeki uçaklarını açıkta bırakması, hassas güdümlü mühimmatlara karşı büyük bir zafiyet oluşturuyor.
Ayrıca, saldırıda en az 5 adet tanker uçağının hasar gördüğü bildiriliyor. Bu, ABD’nin bölgedeki hava operasyonlarının sürdürülebilirliğini doğrudan tehdit ediyor ve Prens Sultan Hava Üssü’nün güvenliğini sorgulatıyor. İlgili bir gelişme olarak, ABD’nin uçak gemisi Hırvatistan’da bakıma alınmış olması, bu zafiyetleri daha da karmaşık hale getiriyor.