Bayram dönemlerinde sağlık çalışanları, 24 saate varan uzun nöbetlerle görevlerini yerine getirirken, sosyal hizmet alanındaki personel de çocuk, yaşlı ve engelli bakım hizmetlerinde kesintisiz bir sorumluluk üstleniyor. Bu yoğun tempo, nöbet sisteminin sürdürülebilirliği ve adil ücretlendirilmesi gibi konuları yeniden tartışmaya açıyor. 2026 yılından itibaren saatlik nöbet ücretleri genellikle 100 TL ile 300 TL arasında değişirken, bazı uzmanlık alanlarında bu rakam 400 TL’ye kadar çıkabiliyor. Ancak bayram ve riskli birimlerdeki ek ödemelere rağmen, çalışanlar bu ücretlerin artan yaşam giderleri ve ağır iş yükü karşısında yeterli olmadığını belirtiyor.
Sahim-SEN Genel Başkanı Özlem Akarken, bayramda 24 saat kesintisiz çalışan bir personelin emeğinin sadece saatlik ücretle değerlendirilmesinin gerçekleri yansıtmadığını vurguluyor. Ona göre bu, yalnızca ücret sorunu değil, aynı zamanda çalışma adaletinin bir meselesidir. Mart 2026’da Anayasa Mahkemesi’nin nöbet ücretlerindeki üst sınırın iptal edilmesi, uzun süredir eleştirilen karşılıksız nöbet uygulamasını hukuken sona erdirdi ve tüm nöbetlerin ücretlendirilmesinin yolunu açtı.
AYM Kararı Dönüm Noktası Oldu, Tartışma Bitmedi
Özlem Akarken, bu kararın önemli bir adım olduğunu kabul etse de, sorunların sadece bu düzenlemeyle çözülmediğini ifade ediyor. Çünkü mesele, alınan ücretin saati değil, o saatlerin hangi şartlarda geçirildiği ve ne kadar sürdürülebilir olduğudur. Bayram boyunca sosyal hizmet çalışanları da çocuk evleri, bakım merkezleri ve diğer kuruluşlarda gece nöbetleriyle hizmetin devamlılığını sağlıyor. Akarken, bu alandaki görünmeyen emeklere dikkat çekerek, sosyal hizmet personelinin de sağlık çalışanları kadar ağır bir yük taşıdığını ve haklarının güçlendirilmesi gerektiğini söylüyor.
“Nöbet Fedakârlık Değil, Hakdır”
Bayramda görev yapan çalışanların emeğinin sadece takdirle değil, somut iyileştirmelerle karşılanması gerektiğini belirten Akarken, bu personelin sistemin en kritik kısmını omuzladığını vurguluyor. Nöbet sisteminin fedakârlık olarak görülmemesi, aksine hakkaniyetli bir düzen olması gerektiğini savunuyor. Ayrıca, nöbetlerin yalnızca ücretle değil, çalışma süreleri, personel planlaması ve iş yükü dengesiyle birlikte ele alınması gerektiğini belirterek, daha adil ve sürdürülebilir bir sistem için ortak bir yaklaşım gerektiğini ifade ediyor.