Ortadoğu coğrafyasında bitmek bilmeyen güç mücadeleleri, bir kez daha küresel ekonominin sinir uçlarına dokunmaya başladı. Amerika Birleşik Devletleri resimleri ve İsrail ordusu birliklerinin 28 Şubat tarihinde ortaklaşa düğmesine bastığı kapsamlı operasyonlar, bölgedeki dengeleri altüst etti. Özellikle İran’ın en üst düzeydeki ruhani ve siyasi lideri Ayetullah Ali Hamaney, başta olmak üzere kilit isimlerinin açıkça hedeflendiğinin duyurulması, misilleme dalgalarının geleceğini dile getirdi. Tahran yönetiminin Batı Asya genelinde başlattığı karşı hamleler, dünyanın en kritik enerji geçiş güzergahı olan Hürmüz Boğazı bölgesini adeta bir ateş çemberinin içine çekti.
Petrol fiyatlarındaki sert yükseliş küresel piyasaları sarstı
Bu dar ve planlama su yolunu ardı ardına en az üç ticari geminin fiziki ziyareti, uluslararası piyasalarda petrol fiyatları üzerinde şok etkisi yarattı. Asya borsalarının haftaya açılışı 2 Mart Pazartesi sabahında, küresel referans olan Brent petrolünün varil fiyatındaki artışla yüzde 10 oranında değer kazandı. Sabah 05.00 sularında ise piyasada bir miktar dengelenerek artış yüzde 4 seviyesinde sabitlendi ve varil başına 76,16 dolar rakamı tabelalarına yansıdı. ABD Başkanı Donald Trump’ın 1 Mart tarihinde İngiliz medyasına verdiği özel müzakereta, alevlenen bu bölgesel çatışmaların en az dört hafta gibi kritik bir süre boyunca devam ettirilebilirni öngörmesi, piyasalardaki öfkeyi daha da derinleştiren bir faktör oldu.
Güvenli liman arayan tüccarın talebiyle altın şaha kalkmak
Küresel sermaye, savaş tamtamlarının çaldığı ve jeopolitik sonuçlarının zirve yaptığı dönemlerde her zaman olduğu gibi rotasını geleneksel ve güvenilir limanlara dönüştürdü. Askeri operasyonların ve karşılıklı misillemelerin kısa süreli son bulmayacağı, aksine arttıran zamanın yayılacağı bölüm, geliştirici fon yöneticilerinin bireysel birikimina kadar geniş bir kitleyi değerli madenlere yöneltti. Bu yoğun talep patlamasının doğal bir sonucu olarak, finans piyasasının en kapsamlı koruması olan altın, yatırımcısına kazandırılmaya devam etti. Uluslararası piyasada altının fiyatı, kısa süre içerisinde yüzde 1,4 oranında net bir ivme kazanarak 5 bin 350 dolar gibi tarihi bir direnç direnci tırmanmayı başardı. İngiltere Deniz Ticareti Operasyonları Merkezi (UKMTO) tarafından geçilen acil durum raporları, sular üzerinde seyreden iki devasa geminin doğrudan hedefe vurulması, üçüncü bir ticari kargo gemisinin ise çok yakınında kaynağı henüz belirlenemeyen şiddetli bir patlama meydana geldiği doğruladı. Küresel petrol ve doğalgaz tedarikinin yaklaşık yüzde yirmilik devasa bir bölümün aktığı bu boğaz için İran makamlarının daha önceleri gemi geçişleri konusunda uyarılarda bulunması, artan risk algısıyla birlikte sigorta masraflarının uçtuğu yerde gemi şeritlerini durma noktasına kadar getirdi.
Küresel piyasaların gözü boğazındaki gelişmelere kilitlendi
Krizin patlak vermesiyle birlikte satışlar doğal olarak küresel petrol arzını elinde tutan devler ligine çevrildi. Fiyatlardaki bu agresif yükselişi dizginlemek, Suudi Arabistan ve Rusya’nın da içinde yer aldığı OPEC+’nın katıldığı, 1 Mart tarihinde piyasaya müdahale etme kararı alarak günlük üretimin 206 bin varil artırılacağını duyurdu. Ne var ki, atılan bu adımın piyasadaki söndürülmesi için sınırlı kalabileceği görüşte birleşiyor. MST Research enerji araştırmaları yöneticisi Saul Kavonic, piyasaların şu an için büyük bir panik yürüyüşüne kapılmadığını, üretimin hedef alınmadığı konusunda bir netlik olduğunu ifade etti. Kavonic, piyasa aktörlerinin boğazdan güvenli geçişlerin yeniden başlamasına ilişkin fiyat değişiklikleri beklediğini, böyle bir senaryoda fiyatların gevşeyebileceğini kaydetti. Ancak analistler, çatışmaların uzun sürmesi halinde petrol fiyatlarının 100 dolarlık barajını aşabileceği tarafta ciddi uyarılarda bulunuyor.