Jeopolitik Risklerin Gölgesinde Küresel Ekonomi

Jeopolitik Risklerin Gölgesinde Küresel Ekonomi - RayHaber
Jeopolitik Risklerin Gölgesinde Küresel Ekonomi - RayHaber

Avrupa Yeniden Yapılanma ve Kalkınma Bankası (EBRD), yayımladığı son Bölgesel Ekonomik Güncelleme raporunda, Orta Doğu’da devam eden çatışmaların küresel piyasalardaki domino etkisine dair kapsamlı bir analiz sundu. Banka, bu jeopolitik gerilimlerin; enerji ve gübre fiyatlarındaki artış, ticaret yollarındaki tıkanmalar, turizm akışlarındaki aksamalar ve sıkılaşan finansman koşulları aracılığıyla geniş bir coğrafyada ekonomik faaliyetleri baskı altına alacağını öngörüyor.

Enerji Piyasaları ve Enflasyonist Baskı

EBRD Baş Ekonomisti Beata Javorcik, jeopolitik şokların enerji piyasaları ve tedarik zincirleri üzerinde ne kadar hızlı bir dalgalanma yaratabileceğine dikkat çekiyor. Basra Körfezi’ndeki üretim ve ulaşım rotalarında yaşanan aksamalar, enerji fiyatlarında keskin bir yükselişi tetikledi. Analizlere göre, petrol fiyatlarının varil başına 100 ABD dolarının üzerinde kalması durumunda, küresel büyümenin en az 0,4 puan azalabileceği, enflasyonun ise 1,5 puandan fazla artabileceği tahmin ediliyor. Bu durum, özellikle Avrupa imalat sektörü gibi halihazırda zorlu bir dönemden geçen alanlar için büyük bir maliyet yükü anlamına geliyor.

Gıda Güvenliği ve Tedarik Zinciri Kırılmaları

Çatışmanın etkileri enerjiyle sınırlı kalmayıp tarımsal girdilere ve endüstriyel hammaddelere de sirayet ediyor. Küresel gübre hammaddesi ticaretinin önemli bir kısmının Hürmüz Boğazı’ndan geçmesi, gıda fiyatlarında yeni bir yükseliş dalgasını tetikleme riski taşıyor. Alüminyum, kükürt, helyum ve petrokimyasallar gibi temel endüstriyel girdilerin tedarikindeki aksamalar, küresel enflasyon baskısını beslemeye devam ediyor. Körfez İşbirliği Konseyi (GCC) ülkeleriyle güçlü ticari bağları olan ekonomiler, bu lojistik tıkanıklıklardan en çok etkilenenler arasında yer alıyor.

Turizm, Döviz Havaleleri ve Finansal Sıkılaşma

Raporda, turizm ve döviz havalelerinin ek aktarım kanalları olduğu vurgulanıyor. Ürdün gibi turizme bağımlı ekonomilerde ziyaretçi sayısındaki düşüş endişe yaratırken; Lübnan, Ürdün ve Mısır gibi ülkeler için hayati öneme sahip olan Körfez ülkelerinden gelen döviz havaleleri de baskı altına girmiş durumda. Finansal cephede ise Güney ve Doğu Akdeniz bölgesi ile Türkiye’de tahvil getirilerinin yükselmesi, sermaye maliyetlerinin arttığını gösteriyor. Küresel finansal koşulların daha da kötüleşmesi durumunda, bazı ekonomilerden kontrol altında olan sermaye çıkışlarının yoğunlaşabileceği uyarısı yapılıyor.

Risk Grubundaki Ülkeler ve Gelecek Projeksiyonu

EBRD, enerji, gübre ve gıda ithalatına yüksek bağımlılığı olan ülkelerin en çok sarsıntıyı yaşayacağını belirtiyor. Bu risk grubunda Türkiye, Mısır, Irak, Ürdün, Lübnan, Ukrayna ve Moldova gibi ülkeler yer alıyor. Uzun vadede bu çatışma, enerji güvenliğinin stratejik önemini pekiştirirken küresel ticaretin bloklaşmasını hızlandırabilir. Ayrıca yüksek enerji fiyatları, emtia ihracatçısı ülkeler için beklenmedik gelirler yaratırken, ithalatçı ülkelerin bütçe dengelerini zorluyor. EBRD, faaliyet gösterdiği bölgelerdeki müşterilerini bu ekonomik şoklarla başa çıkma noktasında desteklemeye kararlı olduğunu vurguluyor.