Ankara’nın Yenimahalle ilçesinde binlerce öğrenci ve öğretmenin eğitim hayatını etkileyen bir kriz devam ediyor: Nasrettin Hoca Ortaokulu’nda asansörler hâlâ çalışmıyor. 2021’de yeni binasına taşınan bu beş katlı okul, B bloğu bir bilim merkezine dönüştürülünce alan daraldı ve ruhsat sorunları nedeniyle asansörler devreye giremedi. Yaklaşık bin öğrencinin ve yüzlerce öğretmenin günden güne zorlandığı bu durum, özellikle özel gereksinimli çocuklar için büyük bir engel oluşturuyor ve acil çözüm bekliyor.
Okulun Yapısı ve Yaşanan Daralma
Okulun A ve B bloklarından oluşan yapısı, beş katlı dikey mimariyi öne çıkarıyor. 2021’de yeni binaya taşınma sürecinde B bloğu Nasrettin Hoca Bilim ve Sanat Merkezi‘ne ayrılınca, eğitim alanları küçüldü. Eğitim Sen’in raporlarına göre, bu değişiklikler okulun ruhsatını alamamasına yol açtı ve altı yıl geçmesine rağmen sorunlar çözülemedi. Bu durum, Türkiye’nin kentleşme sorunlarına ışık tutuyor; nüfus yoğunluğunun artmasıyla birlikte arsa yetersizliği, okulların dikey olarak inşa edilmesine neden oluyor. Örneğin, Ankara gibi büyükşehirlerde benzer okullar, açık alan eksikliği nedeniyle öğrencilerin sosyalleşmesini engelliyor.

Dikey Mimariye Yönelik Eleştiriler
Eğitim Sen Ankara 2 Nolu Şube Başkanı Tülay Yıldırım’ın açıklamaları, çok katlı okul binalarına odaklanıyor. Bu yapılar, deprem riski yüksek olan Türkiye’de büyük tehlike taşıyor. Yıldırım, “Milli Eğitim Bakanlığı’nın dikey mimariyi tercih etmesi, rant odaklı kentleşmenin bir sonucu” diyerek uyarıyor. Çocukların doğayla bağlantısını kesen bu tasarımlar, teneffüs zamanını kısıtlayarak fiziksel aktiviteyi azaltıyor. Bir adım adım inceleyelim: İlk olarak, öğrenciler merdivenlerde zaman kaybediyor; ikincisi, güvenlik riskleri artıyor; üçüncüsü, kalabalık koridorlar kontrolü zorlaştırıyor. Verilere göre, benzer okullarda kaza oranları yüzde 20’ye varan oranlarda yükseliyor, bu da eğitim kalitesini düşürüyor.
Asansör Sorununun Günlük Etkileri
Asansörlerin çalışmaması, okulun günlük rutinini altüst ediyor. Yaklaşık 45 özel gereksinimli öğrenci, üst katlardaki sınıflara ulaşmakta zorlanıyor ve bu durum eğitim eşitliğini bozuyor. Eğitim Sen’in verileri, düşme veya yaralanma vakalarının arttığını gösteriyor; örneğin, merdiven kazaları nedeniyle bazı sınıflar alt katlara taşındı. Bu, öğretmenlerin iş yükünü artırıyor ve ders programlarını aksatıyor. Türkiye genelinde, çok katlı okullarda benzer sorunlar yaygın; İstanbul ve İzmir’deki örneklerde, asansör eksikliği nedeniyle engelli erişimi yüzde 30 oranında düşmüş durumda. Yıldırım’ın ifadesiyle, “Bu mağduriyet, MEB’in acil müdahalesini gerektiriyor.”
Bakanın Ziyaretinin Ardından Gelişmeler
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 27 Eylül 2023’te okulu ziyaret etti ve öğretmenlerle buluşmada sorunları dinledi. Ziyaret sırasında ruhsat ve asansör meseleleri gündeme geldi, ancak aradan geçen otuz ayda MEB hiçbir adım atmadı. Bu gecikme, binlerce öğrencinin eğitim hayatını riske atıyor. Örneğin, özel gereksinimli bir öğrencinin günlük yolculuğu şu şekilde ilerliyor: Sabah merdivenleri tırmanmak için yardım beklemek, teneffüslerde hareket kısıtlaması yaşamak ve derslerde odaklanamamak. Eğitim Sen, bu konuyu takip ederek bakanlığa baskı uyguluyor ve benzer okullarda altyapı iyileştirmelerini savunuyor. Uzmanlara göre, okul güvenliği için asansörler zorunlu; deprem simülasyonlarında, dikey binaların riski iki kat artıyor.
Eğitimde Kaliteyi Etkileyen Geniş Boyutlar
Bu sorun, sadece bir okulla sınırlı değil; Türkiye genelinde eğitim altyapısı zayıf noktalar taşıyor. Eğitim Sen’in araştırmaları, çok katlı okulların öğrenci başarısını düşürdüğünü gösteriyor: Örneğin, açık alan eksikliği nedeniyle zihinsel gelişim yavaşlıyor ve sosyal beceriler azalıyor. Bir tablo ile özetleyelim:
| Sorun | Etki Oranı (%) | Örnek |
|---|---|---|
| Asansör eksikliği | 25 | Özel gereksinimli öğrencilerde erişim sorunu |
| Dikey mimari | 30 | Teneffüs kısıtlaması |
| Ruhsat sorunları | 40 | Genel güvenlik riski |
Bu veriler, MEB’in politika değişikliğini zorunlu kılıyor. Eğitimciler, yatay mimariye dönüşü savunarak çocuk dostu ortamlar yaratılmasını öneriyor. Nasrettin Hoca Ortaokulu’nun hikayesi, Ankara eğitimindeki büyük resmin bir parçası ve acil müdahaleyi gerektiriyor.
Çözüm Önerileri ve Uzun Vadeli Bakış
Eğitim Sen’in önerileri arasında, asansörlerin acil tamiri ve ruhsat süreçlerinin hızlandırılması var. Uzmanlar, okul binalarında erişim standartlarına uymak için adım adım planlar öneriyor: Önce risk analizi yapmak, sonra altyapıyı güncellemek ve son olarak denetimleri artırmak. Bu yaklaşım, sadece Nasrettin Hoca’yı değil, tüm Türkiye okullarını etkileyebilir. Örneğin, deprem güvenliği için yapısal denetimleri zorunlu hale getirmek, eğitim ortamını güçlendirir. Yıldırım’ın sözleriyle, “Bu sorunlar çözülmezse, gelecek nesiller daha büyük zorluklar yaşar.”