Geçmişte SR-71 Blackbird gibi ikon haline gelmiş uçaklar, hipersonik hızlara ulaşmak için devasa ve karmaşık hibrit sistemlere ihtiyaç duyuyordu. Kalkışta geleneksel jet motorları çalışırken, yüksek hızlarda havayı sıkıştıran ramjet geçişi devreye giriyordu. Şimdi Çin’in geliştirdiği prototip, bu iki ayrı motor tek bir gövde üzerinde bir araya getirerek yeni bir yaklaşım sunuyor. Böylece bir uçak pistten normal bir kalkış yapıp, herhangi bir mekanik değişikliğe uğramadan ses hızının çok ötesine, Mach 6 seviyesine ulaşabiliyor.
Sistemin ana sırları, birbirine zıt yönde dönen türbin kanatlarında gizli. Ters rotasyonlu ramjet olarak adlandırılan bu tasarım, uçağın hızı artsa da motor içi hava akışını istikrarlı tutabiliyor. Düşük ve yüksek basınçlı türbinlerin bu karşıt dansı, yakıt verimliliğini artırırken parçalar üzerinde oluşan fiziksel yükü de hafifletiyor. Isı duvarını aşmak için tasarlanan malzemeler ve soğutma çözümleri üzerinde ise yoğun çalışılıyor. Bir yandan, hipersonik uçuşun getirdiği aşırı ısınma problemine karşı dayanıklı alaşımlar geliştiriliyor; diğer yandan sürtünmenin yarattığı termal yüklerle başa çıkacak yöntemler hayata geçiriliyor.
Yukarıdaki gelişmeler, mekanik zorluklar önemli ölçüde giderilmiş olsa da, hızla ilerleyen bir uçağın dış yüzeyi ve motor aksamı için hâlâ yüksek termal baskılar mevcut. Araştırma ekipleri, bu zorluğu aşacak yeni nesil soğutma sistemleri ve termal koruma çözümlerini test ediyorlar.