İran’la yaşanan artan gerilimler, Birleşik Krallık’ın silahlı kuvvetlerindeki önemli eksiklikleri bir kez daha vurgulamaktadır. Başbakan Keir Starmer, askeri yetkililerin yıllardır dile getirdiği uyarılar karşısında, savunma yatırımlarını artırma konusunda yoğun baskı altındadır ve bu durum, ülkenin küresel rollerini gözden geçirmesini gerektirebilir.
Özellikle Mart ayında Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ndeki bir İngiliz askeri üssüne yönelik dron saldırısı, Londra’nın hızlı tepki verme yeteneğindeki zayıflığı net bir şekilde ortaya koymuştur. İkinci Dünya Savaşı dönemindeki devasa donanmasına kıyasla, Birleşik Krallık bugün Doğu Akdeniz’e tek bir savaş gemisi göndermek için üç hafta beklemek zorunda kalmıştır. Buna karşın, Fransa, Yunanistan ve İtalya gibi ülkeler saldırıdan yalnızca birkaç gün sonra gemilerini bölgeye ulaştırmayı başarmıştır.
Bu olaylar, Birleşik Krallık’ın kapasite kaybını ABD’li yetkililerin de eleştiri konusu yapmasına yol açmıştır. Örneğin, ABD Başkanı Donald Trump İngiliz uçak gemilerini ‘oyuncak’ olarak nitelendirmişken, ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth de Kraliyet Donanması’nı ‘Büyük, kötü donanma!’ diye küçümseyen ifadeler kullanmıştır. Defense News’in raporlarına göre, Birleşik Krallık Ordusu Soğuk Savaş dönemindeki boyutunun neredeyse yarısına inmiş durumdadır ve kara kuvvetleri 19. yüzyıldan beri en düşük seviyededir.
Kuvvet Yapısındaki Düşüşün Etkileri
Type 45 hava savunma muhribi HMS Dragon’ın bölgeye ancak 23 Mart’ta ulaşabilmesi, 1991 Körfez Savaşı’nda 21 su üstü gemisi ve 2 denizaltı gönderen Birleşik Krallık’ın şimdiki durumunu yansıtmaktadır. Ülke, kendi sularındaki Rus tehditleriyle Orta Doğu görevleri arasında dağılmışken, envanterdeki fırkateynlerin çoğu emeklilik aşamasına gelmiştir. Yerine geçecek Type 26 ve Type 31 modellerinin teslimatı devam etse de, savunma bütçesinin beşte biri Trident nükleer programına ayrılmıştır.
Kraliyet Hava Kuvvetleri’nde (RAF) 150 savaş uçağının üçte ikisi Eurofighter Typhoon, geri kalanı ise F-35’lerden oluşmaktadır. İran gerilimi öncesinde Kıbrıs’a 6 F-35 ve Katar’a 8 Typhoon gönderilmesi, kaynakların sınırlılığını gösterir. Kara ordusundaki tank sayısı ise Soğuk Savaş sonundaki 1.200’den bugün 150’ye düşmüştür. Başbakan Starmer, Soğuk Savaş’tan beri en büyük savunma harcaması artışını savunsa da, uzmanlar daha radikal önlemlerin gerekli olduğunu vurgulamaktadır.
İngiliz savaş gemisi HMS Dragon’ın Akdeniz’e girişi, bu zafiyetlerin somut bir örneğini teşkil etmektedir ve ülke için stratejik bir uyarı niteliğindedir.