İzmir’de, yılın ilk çeyreğinde etkili olan yağışlar barajlardaki su seviyelerini gözle görülür şekilde artırdı. Özellikle içme suyu ihtiyacını karşılayan Tahtalı Barajı’nda aktif doluluk oranı yüzde 45’e yükselirken, Balçova Barajı yüzde 85’e, Gördes Barajı yüzde 36’ya, Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı yüzde 77’ye ve Ürkmez Barajı ise tam kapasiteye, yani yüzde 100’e ulaştı. Bu artışlar, kentteki su kaynaklarının genel durumunu olumlu yönde etkiliyor ve gelecek dönemler için umut verici bir tablo çiziyor.
TÜBA Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, son yağışların barajlardaki beklenmedik yükselişi hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Ona göre, bu yağışlar tüm zamanların rekorunu kırdı ve yılın ilk 45 gününde, 2025 yılında görülen toplam yağış miktarına eşdeğer bir seviye yakalandı. İzmir’in yıllık ortalama yağışı 710 kilogram civarındayken, ocak ve şubat aylarında yaklaşık 500 kilogram yağış düştü; nisan ayının ortalarında ise yıllık toplamı aşmamız olası görünüyor. Bu durum, iklim değişikliğinin etkilerini ve su yönetiminin önemini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Kuyular Rahat Bırakılmalı
Prof. Dr. Doğan Yaşar, 2025 yılının kurak geçtiğini ve 2026’da yağış rekorlarının kırıldığını belirterek, geçmişte yaşanan 2008 kuraklığında Tahtalı Barajı’nın yüzde 2’ye düştüğünü hatırlattı. Ona göre, 2009’daki bol yağışları unuttuk ve kuraklık her an gelebilir. Bu nedenle, barajlar dolu olsa bile suyun yüzde 50’sini yer altından çekmek büyük bir hata. İçme ve kullanma suyu için barajlardan yararlanılmalı, kuyular ise rahat bırakılmalı. Aşırı yer altı suyu çekimi, akifer seviyelerini 70 metreden 400 metreye düşürdü. Eğer Çiğli Atık Su Arıtma Tesisi’nden çıkan suyu tarıma yönlendirirsek ve yer altı sularını rezerv olarak korursak, su sorunlarını tamamen çözebiliriz.
Baraj Sayısı Artırılmalı ve Yer Altı Barajları Yapılmalı
Prof. Dr. Yaşar, su kaynaklarını daha etkili yönetmek için baraj sayısının artırılması ve yer altı barajlarının inşa edilmesini öneriyor. Her uygun yere baraj yapılmalı, çünkü bu barajlar hem su tutar hem de yer altı sularını besler. Yağmur suları hemen yer altına inmediğini, uzun yıllar alacağını vurgulayarak, şu an sadece toprağın üst seviyelerinde bir artış olduğunu ekliyor. Altaki akiferlerin dolması için ise daha fazla zaman gerekiyor.
Gördes’teki Su Miktarı Tahtalı’dan Daha Fazla
Gördes Barajı’nın tabanındaki çatlaklar nedeniyle uzun süre su tutamadığını, ancak onarımdan sonra dolmaya başladığını belirten Prof. Dr. Yaşar, bu barajın Tahtalı’dan yüzde 50 daha büyük olduğunu ve şu anda içindeki su miktarının Tahtalı’yı aştığını ifade ediyor. Son yağışlarla su seviyesi yüzde 35’lere ulaştı. Bir sonraki kurak dönemin 2035 civarında yaşanacağını öngörerek, önümüzdeki 7 yıl boyunca yağışların ortalama üstünde olacağını ve kalan 3 yılın bile barajları etkilemeyeceğini söylüyor. Böylece, 2035’e kadar barajlarımızın dolu kalması mümkün.