Türkiye’de bazı yaşam kurtarıcı ilaçlara erişim aylardır ciddi biçimde aksıyor. Onkoloji hastalarının sıklıkla ihtiyaç duyduğu, yıllık tüketimi 150-200 bin kutu arasında olan ilaçlardan birinin sahada bulunamaması, hastaları ve yakınlarını şehir şehir, eczane eczane dolaşmak zorunda bırakıyor.
Sorunun temelinde uluslararası ilaç firmaları ile Sağlık Bakanlığı arasında yaşanan mali anlaşmazlıklar yatıyor. Kurumsal açıklamalarda ‘kaynak optimizasyonu’ gibi ifadeler ön plana çıkarken; sektör temsilcileri ise fiyatlandırma modelindeki sabit döviz kurunun güncel piyasa koşullarının gerisinde kalmasının firmaları çekilmeye zorladığını vurguluyor.
Firmanın Açıklaması ve Sektörün İddiaları
İlaç üreticisi AstraZeneca, satışın durdurulduğu iddialarını doğrudan reddetmedi ancak aldığı kararları küresel portföy yönetimi gerekçesiyle açıkladı. Buna karşın eczacı odaları ve sağlık sektöründeki kaynaklar, ekonomik gerekçelerin ön planda olduğunu; düşük kâr marjlarının Türkiye pazarından çekilmeyi tetiklediğini söylüyor.
TEB Başkanı’ndan Sert Uyarı
Türk Eczacıları Birliği Başkanı Mehmet İrfan Demirci, tedarik sıkıntısının sadece ticari bir anlaşmazlık olmaktan çıktığını, artık halk sağlığı boyutu taşıdığını belirtti. Demirci, ilaç erişiminin sürekliliğinin sağlanması için devlet mekanizmalarının hızla devreye girmesi gerektiğini ifade etti ve şu vurguyu yaptı: “İlaç sıradan bir tüketim malı değildir; tedavi kesintiye uğrarsa sonuçları ağır olur.”
TTB Uyarısı: Tedavi Kesintisinin Riskleri
Türk Tabipleri Birliği uzmanları, hormon duyarlı kanserlerde tedavi aksamasının yol açabileceği tehlikelere dikkat çekti. Mevcut veriler ışığında öne çıkan riskler şunlar:
| Tedavi Kesintisinin Olası Sonuçları | Açıklama |
|---|---|
| Tümör Kontrolünün Kaybı | Hormon baskılayıcı tedavinin durması, prostat ve meme kanseri hücrelerinin büyüme kontrolünü kaybetmesine yol açabilir. |
| Hızlı İlerleme (Progresyon) | Tedavideki kopukluk hastalığın hızla ilerlemesine, metastaz riskinin artmasına ve tümörün daha agresif hale gelmesine neden olabilir. |
| Hayatta Kalma Süresinde Azalma | Tedavi protokolündeki zorunlu aksama, genel tedavi başarısını zayıflatarak hastaların yaşam beklentisini olumsuz etkileyebilir. |
Krizin Yayılma Riski ve Diğer İlaçlar
Tedarik sorunu yalnızca onkoloji ile sınırlı kalmıyor. Eczacılardan gelen raporlarda diyabet tedavisinde kullanılan Byetta ve kalp-tansiyon ilaçlarından Plendil gibi hayati öneme sahip ürünlerde de raflarda boşluklar gözlemlendi. Uzmanlar, mevcut döviz bazlı fiyatlandırma modelinin sürdürülemez hale gelmesi durumunda daha fazla uluslararası firmanın Türkiye’den kademeli çekilme ihtimali bulunduğunu belirtiyor.
Hastalar ve sağlık çalışanları, sorunun çözümü için Sağlık Bakanlığı’nın hızlı ve etkili adımlar atmasını bekliyor. Resmi açıklama ve uygulanacak eylem planı kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor.