Dünyanın en prestijli eğitim kurumları arasında, ilk 500 içerisinde yer alan Yakın Doğu Üniversitesi, küresel ölçekte ses getiren bilimsel bir buluşmaya daha öncülük etti. İki gün süren ve bu yıl sekizincisi düzenlenen Uluslararası Disiplinlerarası Eğitim Yansımaları Konferansı (ICIER 2026), Türkiye ve Birleşik Krallık başta olmak üzere 12 farklı ülkeden bilim insanlarını Kıbrıs’ta bir araya getirdi. Atatürk Eğitim Fakültesi ve Kıbrıs Türk Kadın Girişimciler Derneği (GİKAD) iş birliğiyle hayata geçirilen konferans, teknolojinin ve yapay zekanın eğitimi kökten değiştirdiği bu dönemde, yeni stratejiler geliştirmek adına kritik bir platform sundu.
Uluslararası Akademik Sinerji ve Sanatın Buluşması
Konferans, sadece akademik sunumlarla değil, Yakın Doğu Üniversitesi Müzik Öğretmenliği Ana Bilim Dalı öğretim elemanları Dr. Ilias Abdullin ve Yrd. Doç. Dr. Cengiz H. Eren’in sunduğu etkileyici müzik dinletisiyle sanatsal bir atmosferde başladı. Bilimsel üretim motivasyonunu artıran bu açılışın ardından, 12 ülkeden başvuru yapan 165 katılımcının bildirileriyle devam eden süreç, tam anlamıyla bir fikir şölenine dönüştü. “Yapay Zeka Çağında Sosyal Sürdürülebilirlik” temasının merkezde olduğu ICIER 2026’da; teknoloji temelli öğrenme modellerinden eğitimde fırsat eşitliğine kadar geniş bir yelpazede güncel başlıklar tartışıldı.
Açılış konuşmalarında Prof. Dr. Umut Akçıl ve GİKAD Akademik Koordinatörü Özlem Ratip, sivil toplum ile akademinin iç içe geçmesinin toplumsal dönüşüm üzerindeki etkisine dikkat çektiler. Konferansın davetli konuşmacıları arasında yer alan Prof. Dr. Hafize Keser, Prof. Dr. Nergiz Ercil Çağıltay ve Birleşik Krallık’tan Prof. Dr. Gheorghita Ghinea, sundukları perspektiflerle yapay zekanın sadece teknik bir araç değil, sosyal sürdürülebilirliğin bir parçası olduğunu ortaya koydular.
Sosyal Sürdürülebilirlik ve Üniversitelerin Toplumsal Rolü
Konferans kapsamında düzenlenen paneller, eğitimin toplumsal sorunlara çözüm üretme kapasitesini gözler önüne serdi. “Sosyal Sürdürülebilirlikte Toplumsal Sorunların Çözümü” başlıklı panelde, engelli bireylerden yaşlıların sosyal hayata katılımına kadar geniş bir toplumsal kesimin ihtiyaçları uzman isimlerce değerlendirildi. Özellikle GİKAD ve yerel otoritelerin katılımı, akademik bilginin sahada nasıl karşılık bulabileceğine dair somut örnekler sundu.
İkinci büyük panelde ise üniversitelerin sosyal sürdürülebilirlik alanındaki liderlik rolü masaya yatırıldı. Kıbrıs’ın önde gelen üniversitelerinden temsilcilerin katıldığı bu oturumda, üniversitelerin sadece bilgi üreten kurumlar olmaktan çıkıp, sürdürülebilir kalkınmanın motoru haline gelmesi gerektiği vurgulandı. Bilimsel üretimin toplumsal faydaya dönüşme süreci, katılımcılar tarafından inovatif bir bakış açısıyla ele alındı.
Eğitimden Psikolojiye: Uygulamalı Atölye Çalışmaları
ICIER 2026’yı diğer konferanslardan ayıran en önemli özelliklerden biri, teorik tartışmaları pratik uygulamalarla destekleyen atölye çalışmalarıydı. Akademisyenler ve öğretmenler; istatistik yöntemlerinden üstün zekalı çocukların eğitiminde yapay zeka kullanımına kadar farklı uzmanlık alanlarında yeni yetkinlikler kazandılar. Özellikle “Yapay Zeka Çağında Siber Zorbalık ile Başa Çıkabilme” ve “Psikolojik İlk Yardım” gibi başlıklar, günümüz eğitim ortamlarının en hassas sorunlarına bilimsel ve uygulanabilir çözümler sundu.
Akademik Başarı ve Merhum Prof. Dr. Mehmet Altınay Ödülleri
Konferansın en anlamlı anlarından biri, Girne Üniversitesi Turizm Fakültesi Kurucu Dekanı merhum Prof. Dr. Mehmet Altınay adına ilk kez düzenlenen ödül töreniydi. Akademik mükemmeliyeti teşvik etmek amacıyla verilen “En İyi Konferans Bildirisi” ve “En İyi Öğrenci Bildirisi” ödülleri, genç araştırmacıların motivasyonunu artırdı. Başarı sıralamasına giren akademisyenler ve öğrenciler, ödüllerini alırken bilimsel üretimin devamlılığına dair güçlü bir mesaj verdiler.
Eğitimde Yeni Bir Vizyon İnşası
Konferans Başkanı Prof. Dr. Umut Akçıl’ın kapanış değerlendirmesinde belirttiği gibi, Yakın Doğu Üniversitesi’nin dünya sıralamalarındaki başarısı (THE sıralamasında ilk 500, Etki Sıralaması’nda dünya 43’üncülüğü), bu tür bilimsel etkinliklerin niteliğini de yukarı taşıyor. ICIER 2026, eğitim kurumlarının sadece bilgi aktaran yapılar değil; etik duyarlılık, sosyal sorumluluk ve dayanışma kültürü inşa eden merkezler olması gerektiğini bir kez daha kanıtladı. Kıbrıs’tan yükselen bu akademik ses, yapay zeka çağında daha insani, daha adil ve daha sürdürülebilir bir eğitim geleceğinin temellerini atmış oldu.