Mersin’de BioFarmLab ile Sürdürülebilir Tarım Eğitimi

Mersin’de BioFarmLab ile Sürdürülebilir Tarım Eğitimi - RayHaber
Mersin’de BioFarmLab ile Sürdürülebilir Tarım Eğitimi - RayHaber

Mersin Yenişehir Belediyesi ve Yahya Akel Fen Lisesi’nin iş birliğiyle kurulan BioFarmLab, öğrencilere sürdürülebilir tarımı doğrudan yaşatarak geleceğin yeşil liderlerini şekillendiriyor. Bu proje, hidroponik tarım seraları ve vermikompost üretim alanlarıyla, topraksız yöntemlerin sırlarını ortaya çıkarırken, atıkların dönüştürülmesini teşvik ediyor. Öğrenciler, 100 bin solucanla organik gübre üretip kendi sebzelerini yetiştirerek, tarımın sadece bir meslek değil, bir yaşam biçimi olduğunu keşfediyor.

Hidroponik Tarımda Yenilikçi Adımlar

Okul bahçesinde yükselen hidroponik sera, ‘Topraksız tarım, sıfır atık, sonsuz bilim’ sloganıyla hayat buluyor. Öğrenciler burada, su bazlı sistemlerle domates, marul, çilek ve salatalık gibi ürünleri büyütürken, geleneksel tarımın sınırlarını aşıyor. Hidroponik tarım, toprağa gerek kalmadan besin çözeltileriyle bitki yetiştirmeyi mümkün kılıyor ve su tasarrufu sağlıyor. Örneğin, bu sistemde bir öğrenci, günlük ölçümleri alarak bitkilerin pH değerlerini ayarlayarak büyümeyi hızlandırıyor. Proje kapsamında, öğrenciler vermikompost yani solucan gübresi üreterek, mutfak atıklarını dönüştürüp organik gübreye çeviriyor. Bu süreçte, 100 bin solucan aktif rol oynuyor ve atıklar, doğaya zarar vermeden geri kazandırılıyor. Araştırmalar gösteriyor ki, bu yöntemle sebze üretimi yüzde 90 daha az su tüketiyor, böylece sıfır atık vizyonu somutlaşıyor.

Öğrenciler, serada adım adım ilerlerken, her aşamada sorumluluk alıyor. Önce tohum ekimiyle başlayan süreç, besin takviyesi ve hasada kadar uzanıyor. Mesela, bir öğrenci grubu, marul yetiştirme deneyinde, farklı ışık koşullarında bitki büyümesini karşılaştırarak veri topluyor. Bu deneyler, TÜBİTAK projelerine ilham veriyor ve gençleri bilim yarışmalarına hazırlıyor. Sürdürülebilir tarımın temelini oluşturan bu etkinlikler, iklim değişikliğine karşı direnci artırıyor, çünkü hidroponik sistemler sera gazı emisyonlarını azaltıyor.

Öğrencilerin Pratik Deneyimleri ve Gelişimi

Proje Koordinatörü Biyoloji Öğretmeni Neslihan Mençek’e göre, BioFarmLab sadece bir sera değil, bir öğrenme merkezi. Öğrenciler, her gün seraya gelerek bitkilerin gelişimini izliyor ve ölçümler yapıyor. Bu sayede, sorumluluk duyguları güçleniyor; bir öğrenci, sulama sistemini kontrol ederek bitkilerin hayatta kalmasını sağlıyor. Deneyimler, kısa sürede meyve veriyor: Öğrenciler, organik gübre üretiminde atıkların nasıl dönüştüğünü görerek, çevre bilincini kazanıyor. Örneğin, okulda yürütülen bir etkinlikte, öğrenciler kendi vermikompost yatağını kurarak, atıkların solucanlar tarafından işlenmesini adım adım takip ediyor.

Bu proje, öğrencilerin yenilikçi çözümler üretmesine kapı aralıyor. Bir örnek olarak, bir grup öğrenci, hidroponik sistemde çilek yetiştirirken, verimliliği artırmak için yeni besin formülleri deniyor. Sonuçlar, tarımsal üretimin ev ortamında da mümkün olduğunu kanıtlıyor. Araştırmalara göre, evlerde basit hidroponik kurulumlar, yıllık sebze ihtiyacının bir kısmını karşılayabiliyor. Öğrenciler, bu bilgileri paylaşarak, toplumda sıfır atık kültürünü yayıyor ve gelecek nesillere ilham veriyor. Projenin etkisi, sadece okul sınırlarında kalmıyor; öğrenciler, edindikleri becerilerle Teknofest gibi platformlarda projeler geliştiriyor.

Yenişehir Belediyesi’nin Teknik Desteği

Yenişehir Belediyesi, BioFarmLab‘e teknik destek vererek projenin omurgasını güçlendiriyor. Ziraat Yüksek Mühendisi Güven Murat Davşanoğlu, okulun Yeşil Okul Projesi kapsamında sera kurulumuna katkıda bulunuyor. Belediye, solucan gübresi üretimini teşvik ederek, katı atıkların dönüşümünü hızlandırıyor. Örneğin, belediye ekipleri, 100 bin solucanın yer aldığı yatağı hazırlayarak, organik gübre üretimini kolaylaştırıyor. Bu destek, bitkilerin daha sağlıklı büyümesini sağlıyor ve sürdürülebilir tarımı teşvik ediyor.

Belediyenin katkıları, projenin genişlemesine yol açıyor. Davşanoğlu’na göre, bu işbirliği, çocukların becerilerini artırırken, atık yönetimini de iyileştiriyor. Öğrenciler, belediyenin rehberliğinde, atıkların doğaya geri dönüşümünü öğreniyor. Bir adımda, mutfak atıklarını toplayıp solucanlara vererek, gübre üretiyorlar. Bu süreç, çevresel sorunlara pratik çözümler sunuyor ve Mersin’de benzer projelerin çoğalmasını tetikliyor. Araştırmalar, böylesi girişimlerin, yerel topluluklarda atık azaltımını yüzde 50 artırabildiğini gösteriyor.

Projenin Genişleyen Etkileri ve Gelecek Vizyonu

BioFarmLab, hidroponik tarımı evlere taşıyarak, her ailenin kendi sebzelerini üretmesini hedefliyor. Öğrenciler, edindikleri bilgilerle, basit malzemelerle ev seraları kurmayı öğreniyor. Örneğin, bir öğrenci, balkonunda marul yetiştirerek, aile bütçesine katkı sağlıyor. Proje, ürün çeşitliliğini artırarak, domates ve salatalıktan öte, yerel bitkileri de kapsıyor. Bu vizyon, Mersin’in tarımsal potansiyelini güçlendiriyor ve iklim değişikliğine karşı direnci artırıyor.

Gelecekte, proje, daha fazla okula yayılacak ve öğrencileri bilimsel araştırmalara yönlendirecek. Katılımcılar, bu deneyimleri paylaşarak, topluma fayda sağlıyor. Her adım, sıfır atık ve sürdürülebilirliği pekiştiriyor, gençleri yarının çevre kahramanlarına dönüştürüyor. Bu yaklaşım, tarımı sadece üretim olarak değil, bir eğitim aracı olarak konumlandırıyor.

BURULAŞ’ın Kadın Otobüs Şoföründen Örnek Hareket - RayHaber
52 Ordu

BURULAŞ’ın Kadın Otobüs Şoföründen Örnek Hareket

Bursa Büyükşehir Belediyesi BURULAŞ bünyesinde görev yapan otobüs sürücüsü Yasemin Alıç, İnegöl’de yolcu taşırken, vatandaşlardan birinin rahatsızlanması üzerine örnek bir insanlık ve ilk yardım müdahalesine imza attı. İnegöl ilçesinde, Yasemin Alıç’un yolcu taşıdığı 619 numaralı hatta, yolculuk yapan 70 yaşlarındaki bir vatandaş aniden rahatsızlanarak bayıldı. Kriz anında soğukkanlılığını koruyan sürücü 🚆