Güney Amerika’nın ulaşım mimarisi, Şili’den gelen iddialı bir hamleyle yeniden şekilleniyor. Nisan 2026 tarihli “Şili Ulusal Demiryolu Politikası – Şili 2050 Trenleri” başlıklı 78 sayfalık yeni strateji belgesi, ülkenin demiryolu yatırımlarını dört katına çıkarmayı hedefleyen devasa bir vizyonu ortaya koyuyor. Şili Demiryolu Enstitüsü himayesinde hazırlanan bu politika, demiryolunu lojistik ve yolcu taşımacılığının merkezine yerleştiriyor.
Yatırım Payında Dört Kat Artış Hedefi
Stratejinin en dikkat çekici finansal hedefi, altyapı harcamalarındaki radikal değişimdir. Mevcut durumda %4 olan demiryolu payının %16’ya çıkarılması öngörülüyor. Bu, yıllık demiryolu harcamalarının GSYİH’deki payının OECD standartları olan %0,10 ile %0,40 aralığına yükseltilmesi anlamına geliyor. Belgeye göre, Şili’nin toplam altyapı yatırımları GSYİH’nin %6,5’ine ulaşmalı ve bu pastadan en büyük dilimi raylı sistemler almalıdır.
Lojistikte %84’e Varan Maliyet Tasarrufu
Yük taşımacılığında demiryolu, karayoluna karşı ezici bir maliyet avantajıyla öne çıkıyor. Stratejide sunulan modellere göre, 1.000 kilometrelik bir koridorda demiryolu taşımacılığı karayoluna oranla %84 daha ekonomik sonuçlar veriyor. Ton başına maliyet kamyonla 100.000 CLP iken, trenle bu rakam 16.000 CLP’ye kadar düşüyor. Politika, devlete ait limanlarda elleçlenen yüklerin en az %30’unun raylar üzerinden taşınmasını ve 2050 yılına kadar en az iki uluslararası demiryolu bağlantısının kurulmasını hedefliyor.
Yolcu Taşımacılığı ve Yüksek Hızlı Tren Projeleri
Yolcu tarafında ise hedef, nüfusun %75’ini kapsayan 600 kilometrelik dev bir omurga oluşturmak. Valparaíso, Santiago, Chillán ve Concepción gibi kritik merkezleri birbirine bağlayacak olan bu yüksek standartlı koridorda, 2050 yılına kadar hizmete girmesi planlanan bir yüksek hızlı tren hattının fizibilite çalışmaları başlatılacak. Büyük Santiago bölgesinde raylı sistemlerin ulaşım payının %50’ye yaklaşması hedeflenirken; Antofagasta ve Valparaíso gibi büyük metropollerde şehir içi ve banliyö raylı sistem payının en az %16 olması şart koşuluyor.
Kurumsal Modernizasyon ve Yeni Yönetim Modeli
Strateji, sadece fiziksel altyapıyı değil, yönetimsel reformları da kapsıyor. Mevcut “tekil proje değerlendirme” sisteminin yerini, ağ genelini ve çevresel emisyonları kapsayan bütüncül bir planlama alacak. Bu kapsamda, bir “Ulaşım ve Kritik Altyapı Bakanlığı” ile bağımsız bir “Ulusal Demiryolu Otoritesi” kurulması öneriliyor.
Sekiz ana stratejik hat üzerine inşa edilen bu yeni çerçeve; demiryolunu toplu taşımanın omurgası yapmak, yerel demiryolu endüstrisini geliştirmek ve iklim değişikliğine dayanıklı altyapılar kurmak gibi hayati hedefler içeriyor. Şili, üç yıl içinde tamamlanacak düzenleyici reformlarla demiryolunu ülkenin en kritik altyapısı olarak tescil etmeye hazırlanıyor.