Avustralya’nın en büyük altyapı yatırımlarından biri olan Batı Sydney Havaalanı Metro projesi, sarsıcı bir taşeronluk skandalıyla gündeme geldi. Ana yüklenici Webuild‘in taşeronu olan Future Form Civil Pty Ltd, yürütülen kapsamlı soruşturmanın ardından projeden tamamen çıkarıldı. Skandal; işçi hakları ihlalleri, vergi usulsüzlükleri ve karmaşık taşeronluk zincirleri etrafında şekilleniyor.
Soruşturmanın Arka Planı ve Suçlamalar
Eylül 2025’te Sydney Metro yönetimi tarafından başlatılan soruşturma süreci, medya organlarında yer alan inşaat sahasındaki olası suç faaliyetleri ve iş hukuku ihlalleri iddialarının ardından hız kazandı. Avukat Max Kimber liderliğinde yürütülen incelemeler, Future Form firmasının Temmuz 2024’ten bu yana yürüttüğü kalıp işleri, donatı, beton dökümü ve inşaat işçisi temini sözleşmelerini mercek altına aldı.
Soruşturma raporu, Future Form’un gerekli onayları almadan ve sözleşmede beyan etmeden alt taşeronlardan işçi tedarik ettiğini ortaya koydu. Kurulan zincirin o kadar karmaşık olduğu tespit edildi ki; şirket sahada kimin bulunduğunu, hangi işi yaptığını veya ne kadar ücret aldığını takip edemez hale gelmişti. Toplam tutarı 10 milyon ABD dolarını (yaklaşık 6 milyon Euro) aşan faturaların doğrulanabilir temel ayrıntılardan yoksun olduğu anlaşıldı.
Kayıt Dışı Ödemeler ve “Hayalet” Şirketler
Soruşturmanın en çarpıcı kısımlarını ise kayıt dışı ekonomi iddiaları oluşturuyor. Rapora göre, bazı işçilere ödemelerin nakit olarak yapıldığı ve bu süreçte vergi dolandırıcılığı yapıldığına dair kanıtlar bulundu. Dijital mesajlaşma uygulaması Signal üzerinden iletilen talimatlarda, işçilere resmiyette doğrudan Future Form için çalıştıklarını söylemeleri yönünde direktifler verildiği öne sürülüyor. Ayrıca, “sosyal yardım alıp nakit karşılığı çalışan” işçilerin varlığına dair mesajlar da dosyaya eklendi.
Buna ek olarak, araştırmacılar sadece birkaç gün arayla kurulmuş ve aynı konut adresini paylaşan, aynı yönetici kadrosuna sahip birden fazla işgücü tedarik şirketi tespit etti. Bu yapıların, denetimden kaçmak amacıyla mesajların kaybolabildiği platformlar üzerinden fatura takibi yaptığı belirlendi.
Sigorta Sahtekarlığı ve Hukuki Yaptırımlar
Skandalın boyutları sadece mali kayıtlarla sınırlı kalmadı. Bordro kayıtları ile Yeni Güney Galler’in işçi tazminat sistemi olan iCare‘e yapılan bildirimler arasındaki büyük farklar, olası bir sigorta dolandırıcılığına işaret etti. Soruşturma kapsamında kilit isimlerin işbirliği yapmayı reddetmesi üzerine, elde edilen tüm bulgular polis, yolsuzlukla mücadele birimleri ve vergi kurumlarına sevk edildi. Projenin işletme şirketi olan Parklife Metro, bu veriler ışığında Future Form ve bağlı tüm alt taşeronları projeden derhal çıkardı.
Hükümetin Sert Tepkisi ve Denetim Reformu
Yeni Güney Galler Ulaştırma Bakanı John Graham, Sydney Metro yönetim kuruluna katı bir bakanlık direktifi göndererek, gelecekteki tüm taşeronluk işlemlerinde sıfır tolerans politikasının uygulanacağını duyurdu. Graham, “Nesiller boyu sürecek böylesine önemli bir projede usulsüzlüğe müsamaha göstermeyeceğiz” diyerek, kamu-özel ortaklığı modelindeki denetim açıklarına dikkat çekti.
Eyalet Maliye Bakanı Daniel Mookhey ise vergi mükelleflerinin parasının kanunlara uygun şekilde harcanması gerektiğini vurguladı. Eyaletin 130 milyar dolarlık devasa altyapı programını hatırlatan Mookhey, ana yükleniciden en alt kademedeki taşerona kadar herkesin kurallara uymak zorunda olduğunu belirtti. Bu dava, karmaşık taşeronluk zincirlerinin modern altyapı projeleri için oluşturduğu güvenlik ve dürüstlük risklerini bir kez daha kanıtlamış oldu.