Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedefleri ve çevresel dönüşüm stratejileri kapsamında dev bir adım daha atıldı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Sıfır Atık Vakfı arasında, ulaşım sektöründe atık yönetimini modernize etmeyi ve döngüsel ekonomi modelini yaygınlaştırmayı hedefleyen kapsamlı bir iş birliği protokolü imzalandı. Bakanlık binasında düzenlenen törene Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ve Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş katıldı. Törende konuşan Bakan Uraloğlu, ulaştırma projelerinin çevresel ayak izini küçültmek konusunda kararlı olduklarını vurgulayarak, “Ulaştırma projelerimizde atık yönetimini en üst seviyeye çıkaracağız,” mesajını verdi.
Bu protokol, Türkiye’nin 2053 Net Sıfır Emisyon hedefine ulaşma yolunda, ulaşım gibi karbon yoğun bir sektörde sıfır atık felsefesinin kurumsallaşması adına tarihi bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Bakan Uraloğlu, söz konusu iş birliğinin Türkiye’nin sadece ekonomik değil, aynı zamanda ekolojik kalkınma yolculuğunda da belirleyici bir rol üstleneceğini kaydetti.
Ulaşım Sektörünün Küresel ve Yerel Emisyon Tablosu
Bakan Abdulkadir Uraloğlu, konuşmasında ulaşım sektörünün tarihsel gelişimine ve modern dünyadaki çevresel etkilerine dikkat çekti. Medeniyetlerin yükselişinde kilit rol oynayan ulaşımın, günümüzde fosil yakıt tüketimi nedeniyle ciddi bir karbon salınımı kaynağı haline geldiğini belirten Uraloğlu, sektörün emisyon verilerini paylaştı.
Dünya genelinde ulaşım sektörü, sera gazı emisyonuna neden olan sektörler arasında yaklaşık yüzde 21’lik pay ile üçüncü sırada yer alıyor. Türkiye özelinde ise bu oran yüzde 17,6 ile sanayiden sonra ikinci sırada bulunuyor. Bu verilerin, iklim değişikliğiyle mücadelede ulaşım modlarının dönüştürülmesinin ne kadar kritik olduğunu kanıtladığını ifade eden Uraloğlu, Sıfır Atık Hareketi’nin bu noktada bir can simidi olduğunu belirtti. Sayın Emine Erdoğan’ın himayelerinde 2017’de başlayan bu hareketin 193 ülkede yankı bulan küresel bir marka haline gelmesinden gurur duyduklarını dile getiren Bakan, bu vizyonun artık bakanlığın tüm icraatlarına sirayet edeceğini vurguladı.
Yeşil Dönüşümde Lider Bakanlık: Karbon Ayak İzi ve Net Sıfır Vizyonu
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, çevresel sorumluluklarını sadece protokollerle değil, ölçülebilir başarılarla da destekliyor. Kurumsal Karbon Ayak İzi hesabını Türkiye’de gerçekleştiren ilk bakanlık olduklarını hatırlatan Uraloğlu, “Türkiye’nin Ulaşımda Net Sıfır Emisyon Yol Haritası” projesi gibi somut çalışmaların altını çizdi.
Bu kapsamda geliştirilen emisyon modelleri ile karayolu, demiryolu, havayolu ve denizyolu taşımacılığındaki mevcut durum analiz ediliyor. Farklı senaryolar üzerinden yapılan projeksiyonlar sayesinde; hangi yakıt türünün kullanılacağı, araç sayılarının nasıl optimize edileceği ve emisyonların nasıl minimize edileceği planlanıyor. Sıfır Atık Vakfı ile imzalanan protokolün, bu bilimsel altyapıyı pratik atık yönetimi çözümleriyle güçlendireceği belirtiliyor. Hedef, ulaştırma sektörünün her bir hücresine sıfır atık yaklaşımını entegre ederek 2053 vizyonuna daha emin adımlarla yürümek.
Karayollarında Ekolojik Yatırımlar ve Bertaraf Edilen Emisyonlar
Son 24 yılda karayolu altyapısında yaşanan devrim, sadece ulaşım hızıyla değil, çevresel kazanımlarıyla da öne çıkıyor. Bölünmüş yol uzunluğunun 6 bin 101 kilometreden 30 bin 51 kilometreye çıkarılması, dur-kalk trafiği azaltarak yakıt tasarrufu sağladı. Bakan Uraloğlu, bu kesintisiz trafik akışı sayesinde yıllık 6,55 milyon ton karbon emisyonunun atmosfere salınmadan bertaraf edildiğini açıkladı. Bu miktar, yaklaşık 1 milyon yetişkin ağacın bir yılda temizleyebileceği havaya eşdeğer bir başarıyı temsil ediyor.
Bakanlık ayrıca; ekolojik köprüler, bisiklet yolları ve asfalt geri dönüşüm tesisleri ile döngüsel ekonomiye katkı sağlıyor. Yıllık yaklaşık 2 milyon ton asfaltın geri kazandırılmasıyla hem kaynak hem de enerji verimliliği elde ediliyor. Akıllı Ulaşım Sistemleri (AUS) ise trafik akışını yapay zeka ve veri analitiği ile yöneterek karbon salınımını aşağı çekmeye devam ediyor.
Havacılık ve Denizcilikte Türkiye’nin Dünya Sıralamasındaki Yeri
Ulaşımın diğer modlarında da Türkiye çevre dostu yaklaşımlarıyla dünyada parmakla gösteriliyor. Havacılık sektöründe Uluslararası Havalimanları Konseyi (ACI) tarafından yürütülen Havalimanı Karbon Akreditasyonu Programı’na değinen Uraloğlu, Türkiye’nin bu alandaki başarısını şu sözlerle özetledi: “Ülkemiz, karbonsuz havalimanı sertifikasına sahip 52 havalimanıyla ABD’den sonra dünyada en yüksek sayıda sertifikaya sahip ikinci ülke konumundadır.”
Havalimanlarındaki operasyonlarda yerli ve milli otomobil TOGG’un “Follow Me” hizmetlerinde kullanılması, havacılıkta sıfır emisyon hedefine hizmet ederken, denizcilikte ise “Yeşil Liman Sertifikası” ve dekarbonizasyon projeleriyle mavi vatanın korunduğu vurgulandı. Demiryollarında ise sadece Marmaray projesinin 2013’ten bu yana 62 milyon ton karbon emisyonunu engellediği belirtilerek, demiryolu yük taşımacılığındaki payın yüzde 22’ye çıkarılmasının hedeflendiği kaydedildi.
Atık Yönetiminde En Üst Seviye ve Gelecek Mirası
Yeni imzalanan protokol, inşaat süreçlerinden yolcu terminallerine kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Bakan Uraloğlu, protokolün temel amaçlarını; ulaştırma projelerinde geri dönüşümlü malzeme kullanımını artırmak, istasyon ve limanlarda sıfır atık standartlarını oturtmak ve tüm paydaşlarda sürdürülebilir ulaşım bilincini yaygınlaştırmak olarak sıraladı.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, bu stratejik iş birliği ile gelecek nesillere sadece yollar, köprüler ve havalimanları değil; temiz bir doğa ve yaşanabilir bir dünya bırakmayı vaat ediyor. Sıfır Atık Vakfı ile el ele vererek ulaştırma sektöründe yeşil bir sayfa açan bu girişim, Türkiye’nin küresel iklim diplomasisindeki elini de güçlendiriyor. Bakan Uraloğlu’nun da belirttiği gibi, her proje artık çevresel sürdürülebilirlik süzgecinden geçerek hayata geçirilecek ve Türkiye’nin kalkınması yeşil bir rotada devam edecektir.