İspanya ulusal demiryolu işletmecisi Renfe’nin tarihi yüksek hızlı tren ihalesinde kartlar yeniden dağıtıldı. İspanyol üretici Talgo’nun son başvuru süresini kaçırarak dramatik bir şekilde saf dışı kalmasıyla birlikte, milyar avroluk bu devasa sözleşme küresel demiryolu endüstrisinin iki öncüsü olan Siemens Mobility ve Hitachi Rail arasında nefes kesen bir rekabete dönüştü. Fransız üretici Alstom’un ise sürecin başından itibaren ihaleye girmeme kararı alması, meydanı tamamen bu iki adaya bıraktı.
İhalenin Dev Boyutu Ve Zorlu Teslimat Şartları
Renfe tarafından yürütülen bu ihale, İspanya demiryolu ağının genişlemesi ve artan yolcu taleplerinin karşılanması adına stratejik bir dönüm noktası olarak görülüyor. İlk etapta 30 adet yüksek hızlı tren setinin tedarikini kapsayan ana sözleşmenin mali değeri tam 1,362 milyar avro olarak belirlendi. Sözleşmede yer alan 10 adetlik ek opsiyonun da devreye alınması durumunda projenin toplam büyüklüğü 1,777 milyar avroya kadar ulaşabilecek.
Ancak isteklileri bekleyen tek zorluk finansal rekabet değil. İspanyol işletmeci, oldukça agresif ve esneklik tanımayan bir teslimat takvimi şart koşuyor. Şartnameye göre, seçilecek yüklenicinin ilk tren setlerini en geç 40 ay içinde tüm homologasyon (resmi onay ve uyumluluk) süreçlerini tamamlamış olarak teslim etmesi gerekiyor. Toplamda 78 aylık bir süre içinde tüm filonun teslimatının tamamlanması ve her bir buçuk ayda bir yeni bir tren setinin Renfe’ye sunulması beklenen katı kurallar arasında yer alıyor.
Hitachi Rail Ve Güçlü ETR 1000 Platformu
Sektör analizlerine göre ihalede bir adım öne çıkan Hitachi Rail, rüştünü İtalya, Fransa ve yine İspanya koridorlarında (Iryo markası altında) kanıtlamış olan ETR 1000 (Frecciarossa 1000) platformuna güveniyor. Ancak Japon-İtalyan ortaklığının İspanya için mevcut birinci nesil modelleri mi yoksa daha gelişmiş ikinci nesil teknolojiyi mi teklif ettiği henüz kesinleşmedi. Hitachi’nin geliştirdiği ikinci nesil trenler, Alstom bağımlılığından kurtulmuş tamamen özgün şirket içi sistemler barındırırken, çok daha düşük enerji tüketimi ve üstün yolcu konforu vaat ediyor.
Siemens Mobility İçin Masadaki Seçenekler
Alman teknoloji devi Siemens Mobility cephesinde ise stratejik seçenekler değerlendiriliyor. Şirket, teorik olarak 360 km/sa ticari hıza ulaşabilen yeni nesil platformu Velaro Novo seçeneğini masada bulunduruyor. Ancak Velaro Novo’nun henüz seri üretim hattının bulunmaması ve test aşamalarının tek bir prototip vagon üzerinden yürümesi, Renfe’nin katı takvimi karşısında bir risk oluşturuyor. Bu nedenle Siemens’in, Almanya ve Benelüks ülkelerinde aktif olarak kullanılan, rüştünü ispatlamış Velaro MS (ICE 3neo) modelini veya bu iki platformun özelliklerini birleştiren hibrit bir konfigürasyonu sunması daha güçlü bir ihtimal olarak görülüyor.
Teknik Kriterler Ve Hız Rekorlarının Önemi
Renfe, sadece hız değil yolcu deneyimi ve altyapı uyumluluğu konusunda da çıtayı oldukça yüksek tutuyor. Sipariş edilecek yeni trenlerin standart 1.435 mm UIC ray açıklığında çalışabilmesi, gelişmiş sinyalizasyon sistemleri olan ERTMS/ETCS Seviye 0, 1, 2 ile yerel ASFA sistemini desteklemesi gerekiyor. Ayrıca araçların minimum 450 koltuk kapasitesine, modern kafeterya/yemek alanlarına, engelli erişimine ve bisiklet park yerlerine sahip olması şart.
İspanya ağında hedeflenen 350 km/sa ticari işletme hızına onay alınabilmesi için trenlerin test süreçlerinde en az 385 km/sa hıza ulaşması zorunlu tutuluyor. Avrupa genelinde bu ticari hıza izin verilen tek tren serisi olan mevcut Sınıf 103’lerin (Siemens Velaro) ardılı olacak yeni filonun, İspanya’nın 2006 yılında Madrid-Barselona hattında kırdığı 403,7 km/sa’lik tarihi hız rekorunun mirasını ne şekilde geleceğe taşıyacağı ise bu ihalenin sonucunda belli olacak.