Antalya’nın Manavgat ilçesinde bulunan Side Antik Kenti’nde, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın “Geleceğe Miras Projesi” kapsamında yürütülen kazılar, tarihin tozlu sayfalarını aralamaya devam ediyor. Kazı Başkanı Prof. Dr. Feriştah Alanyalı liderliğindeki ekip, kentin sadece mimari yapılarını değil, binlerce yıl önce konuşulan ve gizemini koruyan Sidece dilini de çözmek için dev bir adım attı. Son buluntularla birlikte, daha önce 26 olarak bilinen Side alfabesindeki harf sayısı 31’e yükseldi.
Çok Satırlı Yazıtlar Çözüm İçin Umut Oldu
Sidece’nin tam olarak anlaşılamamasının önündeki en büyük engel olan kısa metin sorunu, son keşiflerle aşılmaya başlandı. 30 ila 40 satır arasında değişen çok satırlı ve çift dilli (bilengual) yazıtlar, araştırmacılara kelime çözümlemeleri için yeni bir anahtar sundu. Prof. Dr. Alanyalı, yazıtlarda geçen “Siruawn” kelimesinin Side kentini temsil ettiğini ve kentin adının kökeninde yatan “nar” anlamının bu kadim dilde de karşılık bulduğunu belirtti.
Helen Kültürüne 200 Yıl Direnen Kimlik
Sidece, Anadolu’nun en eski halklarından Luvilere dayanan köklü bir geçmişe sahip. Büyük İskender’in Anadolu’yu fethiyle başlayan zorunlu Yunanca kullanımına rağmen, Sidelilerin dillerini terk etmediği belgelendi. Ele geçen yazıtlar, halkın M.Ö. 2. yüzyılın başına kadar kendi dillerini aktif olarak kullandığını kanıtlıyor. Bu bulgu, Side’nin dışarıdan gelen göçmenlerin kurduğu bir yerleşim değil, kendi alfabesi ve güçlü kültürel kimliği olan yerli bir Anadolu medeniyeti olduğunu ispatlıyor.
Ticaret ve İnanç: Doğudan Batıya Side
Kazılarda bulunan Yeni Asur ve Yeni Babür mühürleri, kentin M.Ö. 7. yüzyılda doğu medeniyetleriyle olan yoğun ticaretini gözler önüne seriyor. Ayrıca Serapis Tapınağı’na dair bulunan iki dilli yazıt, Sidece’nin o dönemdeki toplumsal ağırlığını kanıtlar nitelikte. Tapınak sponsorlarının isimlerinin ve bağış miktarlarının herkes tarafından anlaşılabilmesi için Sidece yazılması, kentin Helenistik dönemde bile öz benliğini koruduğunu gösteriyor.
Sikkelerden Bugüne Değişmeyen Simge: Nar
Kentin Helence karşılığı olan ve sikkelerin üzerine işlenen “nar” motifi, Side’nin binlerce yıllık tarımsal ve kültürel simgesi olmaya devam ediyor. Antik dönemdeki yoğun nar üretimi ve kentin adıyla özdeşleşen bu meyve, Side dili üzerine yapılan araştırmalarla kentin erken tarihine dair yeni tartışmaları da beraberinde getiriyor.