Fransız deniz taşımacılığı şirketi CMA CGM, Hürmüz Boğazı çevresinde artan güvenlik risklerinin taşıma maliyetlerini yükselttiğini açıkladı.
Şirket, yükselen yakıt ve operasyon giderlerini karşılamak amacıyla 1 Ağustos’tan itibaren acil yakıt ek ücreti uygulamaya başlayacak.
Yeni düzenleme kapsamında konteyner başına alınacak ücret, taşıma hattı ve ekipman türüne bağlı olarak 65 ile 165 dolar arasında değişecek.
Ek Ücret 1 Ağustos’ta Uygulanacak
CMA CGM tarafından müşterilerine gönderilen 21 Temmuz tarihli bilgilendirmede, yeni ücretin 1 Ağustos itibarıyla geçerli olacağı belirtildi.
Şirket, uygulamanın sona ereceği tarihe ilişkin herhangi bir açıklama yapmazken, ek ücretin yeni bir duyuruya kadar devam edeceğini bildirdi.
Düzenleme yalnızca Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan taşımaları değil, yakıt maliyetindeki artış nedeniyle farklı ticaret hatlarını da etkileyebilecek.
Konteyner Başına Ücret 165 Dolara Çıkacak
Yeni acil yakıt ek ücreti konteyner başına minimum 65 dolar, maksimum 165 dolar olarak uygulanacak.
Kesin ücret miktarı; taşıma güzergâhı, yön, konteyner tipi ve yerel tarife koşullarına göre belirlenecek.
CMA CGM’nin ilk açıklamasında Türkiye çıkışlı veya Türkiye varışlı yükler için özel bir tarife bilgisi paylaşılmadı.
Türkiye’ye yönelik uygulanacak ücretlerin şirketin yerel tarife duyuruları ve müşteri bilgilendirmeleriyle netleşmesi bekleniyor.
Yakıt Maliyetlerindeki Artış Etkili Oldu
CMA CGM, son dönemde düşüş eğiliminde olan denizcilik yakıtı fiyatlarının Hürmüz Boğazı çevresindeki güvenlik sorunları nedeniyle yeniden yükseldiğini belirtti.
Bunker yakıtı, konteyner gemilerinin en önemli işletme giderleri arasında yer alıyor.
Petrol fiyatları, rota uzunluğu ve gemilerin seyir hızları, toplam yakıt tüketimini doğrudan etkiliyor.
Şirket, artan yakıt maliyetlerinin yalnızca Orta Doğu hatlarını değil, farklı ticaret koridorlarındaki taşıma giderlerini de artırdığını ifade etti.
Hürmüz Boğazı’ndaki Riskler Navlun Fiyatlarına Yansıyor
Hürmüz Boğazı’nda yaşanan güvenlik sorunları, gemi trafiğinde belirsizlik oluşturuyor.
Gemilerin beklemesi, rota değiştirmesi veya daha uzun güzergâhlar kullanması yakıt tüketimini artırırken, sigorta maliyetleri de navlun fiyatlarını yukarı çekiyor.
Savaş riski bulunan bölgelerde gemi ve yük sigortası primlerinin yükselmesi, taşıma şirketlerinin toplam maliyetlerini artırıyor.
Limanlardaki gecikmeler ise konteyner ve gemi kapasitesinin daha uzun süre kullanılması nedeniyle fiyat baskısını güçlendiriyor.
İthalatçı Ve İhracatçılar İçin Maliyet Baskısı
Konteyner başına 165 dolara kadar çıkabilecek ek ücret, tek bir taşıma için sınırlı görünse de yüksek hacimli sevkiyatlarda önemli bir maliyet oluşturabilecek.
Örneğin 100 konteynerlik bir sevkiyatta en yüksek tarife üzerinden hesaplandığında ek maliyet 16 bin 500 dolara ulaşabilecek.
Bu maliyetin navlun sözleşmelerine nasıl yansıtılacağı ise gönderici ve alıcı arasındaki teslim şartlarına bağlı olacak.
İthalatçılar açısından ek ücretler ürünlerin toplam maliyetini artırırken, ihracatçılar da rekabet gücünü koruma ve artan giderleri fiyatlara yansıtma arasında karar vermek zorunda kalacak.
Tüketici Fiyatlarında Artış Riski
Deniz taşımacılığı maliyetlerindeki yükselişin tüketici fiyatlarına etkisi, taşınan ürünün niteliğine göre değişiklik gösterecek.
Düşük değerli ve hacimli ürünlerde konteyner başına ek maliyet daha belirgin hissedilebilir.
Mobilya, tekstil, kimya, gıda ve sanayi ara ürünlerinde artan taşıma giderlerinin fiyatlara yansıma ihtimali bulunuyor.
Teknoloji ürünleri gibi yüksek değerli mallarda ise ek navlun maliyetinin ürün fiyatı içindeki payının daha sınırlı kalması bekleniyor.
Gözler Diğer Küresel Taşıyıcılarda
Konteyner taşımacılığı sektöründe gözler, büyük şirketlerin benzer karar alıp almayacağına çevrildi.
Maersk, MSC ve Hapag-Lloyd gibi küresel taşıyıcıların yeni tarife uygulamaları piyasada yakından takip ediliyor.
Birden fazla şirketin benzer ek ücretler uygulaması halinde, bu maliyetlerin geçici bir uygulama olmaktan çıkarak sektör genelinde yaygın bir fiyatlama unsuruna dönüşebileceği değerlendiriliyor.
Hürmüz Boğazı’ndaki güvenlik durumu, petrol fiyatları ve gemi geçiş yoğunluğu, ek ücret uygulamasının süresini belirleyecek temel faktörler arasında yer alıyor.