SAS’ın IDC araştırma içgörüleriyle hazırladığı yeni rapor, yapay zekâ yatırımlarından yüksek getiri elde eden kuruluşlarda güvenilir yapay zekâ uygulamalarının belirleyici rol oynadığını ortaya koydu. Araştırmaya göre güvenilir yapay zekâ uygulamalarını hayata geçiren kuruluşların güçlü veya yüksek yatırım getirisi elde ettiğini bildirme olasılığı 15 kat daha yüksek. Türkiye’de ise yapay zekânın iş süreçlerine entegrasyonu hız kazanırken veri kalitesi ve denetim alanındaki eksiklikler dikkat çekiyor.
Türkiye’de Yapay Zekâ Üretim Süreçlerine Yerleşiyor
“Veri ve Yapay Zekâ Etki Raporu: Güvenin Yeni Ekonomisi” başlıklı araştırmaya göre Türkiye’deki kuruluşların yüzde 52,8’i yapay zekâyı operasyonel iş akışlarına ve günlük iş süreçlerine tamamen entegre ettiğini belirtiyor.
Yapay zekâ kullanımındaki artış finansal sonuçlara da yansıyor. Türkiye’deki kuruluşların yüzde 32’si yapay zekâ yatırımlarından güçlü veya yüksek seviyede yatırım getirisi elde ettiğini ifade ediyor. Kuruluşların yüzde 75,5’i ise önümüzdeki 12 ay içinde yapay zekâ bütçelerini artırmayı planlıyor.
Türkiye’de yapay zekâ modellerinin üretim ortamlarına taşınmasında önemli ilerleme kaydedilirken, veri kalitesi, denetim ve yönetişim mekanizmalarının aynı hızda gelişmediği görülüyor.
Açıklanamayan Kararlar Manuel Müdahaleyi Artırıyor
Raporda, çalışanların yapay zekâ tarafından verilen kararları anlamakta zorlanmasının sistemlere yönelik güveni olumsuz etkilediği belirtildi. Kullanıcıların yüzde 97,2’si en az bazı senaryolarda yapay zekânın sunduğu önerileri geçersiz kılarak manuel müdahalede bulunuyor.
Çalışanların yapay zekâ kararlarına müdahale etmesinde öne çıkan neden ise sistemin aldığı kararın arkasındaki mantığı yeterince açıklayamaması oldu. Türkiye’de yapay zekâ çıktılarında yapılan düzeltmelerin yüzde 47,1’inin yeterli açıklama sunulmaması nedeniyle gerçekleştirildiği aktarıldı.
Düzeltmelerin yüzde 27,5’i iş bağlamının yeterince dikkate alınmamasından, yüzde 9,8’i ise olgusal hatalardan kaynaklandı.
Yapay Zekâ Özerkleştikçe Güven İhtiyacı Artıyor
Araştırmada, yapay zekâ sistemlerinin daha fazla özerklik kazanmasıyla güven konusunun da daha kritik hale geldiği vurgulandı. Üretken yapay zekâya duyulan güven yüzde 76 seviyesindeyken, ajan tabanlı yapay zekâda bu oran yüzde 66’ya geriliyor.
SAS CTO’su Bryan Harris, yapay zekânın yüksek bir etki potansiyeline sahip olduğunu ancak karmaşık görevlerde gelişmiş yapay zekâ ajanlarının hata oranlarının yüzde 25’i aşabildiğini belirtti. Harris, kritik karar süreçlerinde doğruluk ve tutarlılık sağlanabilmesi için insan denetiminin korunması ve alan uzmanlığının ajan tabanlı iş akışlarına dahil edilmesi gerektiğini ifade etti.
Güvenilir Yapay Zekâ Yüksek ROI İle İlişkilendiriliyor
Rapora göre güvenilir yapay zekâ uygulamalarına yatırım yapan kuruluşların güçlü veya yüksek yatırım getirisi bildirme olasılığı yüzde 62’ye ulaşırken, bu oran diğer kuruluşlarda yüzde 4 seviyesinde kaldı.
Güvenilir yapay zekâ uygulamalarında güçlü performans gösteren kuruluşların gelir artışı, maliyet tasarrufu ve müşteri deneyimi dahil 13 farklı iş sonucunda 1,85 kat daha yüksek kazanım elde ettiği belirtildi.
Bu alanda lider konumdaki kuruluşların yüzde 85’i güvenilir yapay zekâ yatırımlarını bu yıl yüzde 10’dan fazla artırıyor.
Veri Altyapısı Yatırım Getirisini Etkiliyor
Araştırma, yapay zekâ sistemlerinin performansında veri altyapısının önemini de ortaya koydu. Kuruluşların yalnızca yüzde 17,5’inin ajan tabanlı yapay zekânın ihtiyaç duyduğu olgunluk seviyesine ulaşmış, tamamen optimize edilmiş bir veri altyapısına sahip olduğu bildirildi.
Optimize edilmiş veri altyapısı bulunan kuruluşların yapay zekâ projelerinden güçlü yatırım getirisi bekleme olasılığı dört kat daha yüksek. Bu kuruluşların veri kalitesi ve açıklanabilirlik kontrollerini zorunlu kılma olasılığı da altı kat daha fazla.
Türkiye’nin Güvenilirlik Endeksi 60,8 puana yükselirken, veri kalitesi küresel karşılaştırma ölçütünün 6,4 puan gerisinde kaldı. Türkiye’de şirketlerin yalnızca yüzde 1,9’unda veri kalitesinin her projede zorunlu kriter olarak uygulandığı belirtildi. Düzenli denetim ve etki değerlendirmelerine yönelik yatırımların ise yüzde 17’ye gerilediği kaydedildi.
Bankacılıkta Yönetişim Öne Çıkıyor
Araştırma, 28 ülkede bankacılık, sigortacılık, yaşam bilimleri ve kamu sektörlerinde veri ve yapay zekâ girişimleri hakkında karar veren veya bu girişimleri etkileyen 2 bin 699 kişiyle gerçekleştirildi.
Bulgulara göre bankacılık sektöründeki lider kuruluşların yüzde 85’i yerleşik yapay zekâ yönetişim çerçevelerine sahipken, geride kalan kurumlarda bu oran yüzde 29’da bulunuyor.
Kamu sektöründeki liderlerin yüzde 41’i gelecek yıl güvenilir yapay zekâ yatırımlarını yüzde 20’den fazla artırmayı planlıyor. Yaşam bilimleri sektöründe ise kuruluşların yüzde 23’ünün yapay zekâyı kurum genelinde ölçeklendirdiği ve bunun araştırmaya dahil edilen sektörler arasındaki en yüksek oran olduğu bildirildi.
SAS Türkiye ve Orta Asya Genel Müdürü Rasim Eğri de Türkiye’de şirketlerin yapay zekâyı pilot uygulamaların ötesine taşıyarak gelir yaratan üretim süreçlerine entegre ettiğini belirtti. Eğri, yönetişim, denetim ve veri kalitesinin sonradan ele alınan konular olmaktan çıkarılarak kurum kültürünün temel unsurları haline getirilmesi gerektiğini vurguladı.