İran, Umman’ın Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğinin iki ülke arasında eşit paylaşılmasını öngören teklifini kabul etmedi. Tahran yönetimi, boğazdaki güvenlik kaygılarının giderilmesi için geçiş koridorlarında daha geniş kontrol yetkisi talep ederken, taraflar arasındaki anlaşmazlık bölgedeki enerji ticareti ve küresel petrol piyasalarına yönelik endişeleri yeniden artırdı.
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, Umman’ın sunduğu 50-50 yönetim modelinin ülkesinin güvenlik beklentilerini karşılamadığını açıkladı. İranlı yetkililer, mevcut haliyle ortak yönetim planının başarı şansının bulunmadığını savundu.
İran Daha Geniş Yetki Talep Ediyor
Tahran’ın sunduğu karşı teklife göre Hürmüz Boğazı’na giriş yapan tüm gemilerin İran kara sularından geçmesi, çıkış yönündeki trafiğin ise belirli bir bölümünün yine İran’ın denetimindeki koridorlara yönlendirilmesi isteniyor.
Umman’ın önerisinde ise giriş ve çıkış yollarının iki ülke arasında eşit şekilde paylaşılması öngörülüyor. İran yönetimi, bu sistemin boğazdan geçen gemileri etkin biçimde izlemeye ve güvenliği sağlamaya yeterli olmayacağını ileri sürüyor.
İran, kendi önerisinin kabul edilmemesi halinde boğazın tamamen eski düzenine dönerek yeniden açılmasının mümkün olmayacağını belirterek, anlaşmazlığın temelinde geçiş ücretlerinden ziyade deniz yollarının kontrolü konusunun bulunduğunu vurguluyor.
Gönüllü Ödeme Modeli Tartışılıyor
Umman’ın Körfez ülkelerinin desteğiyle hazırladığı daha geniş kapsamlı plan, Hürmüz Boğazı’nın İran ve Umman tarafından ortak yönetilmesini öngörüyor. Bu modelde gemilerden zorunlu geçiş ücreti alınması yerine, seyrüsefer güvenliği, çevrenin korunması, arama-kurtarma faaliyetleri ve deniz trafiğinin düzenlenmesi için gönüllü katkı sağlanması hedefleniyor.
Benzer uygulamanın Malakka Boğazı’nda da kullanıldığı belirtilirken, planın İran’a tek taraflı kontrol yetkisi vermeden hem gelir oluşturmayı hem de bölgesel güvenlik mekanizmasını güçlendirmeyi amaçladığı ifade ediliyor. Ancak Tahran yönetimi, giriş koridorlarının tamamında söz sahibi olmadığı bir yapıya sıcak bakmıyor.
Mayın Riski Ve Güvenlik Endişeleri Öne Çıkıyor
Hürmüz Boğazı’ndaki mevcut trafik ayırma sistemi, İran ile Umman’ın ortak girişimiyle 1968 yılında oluşturulmuş ve Uluslararası Denizcilik Örgütü tarafından kabul edilmişti. Karşılıklı seyreden gemilerin ayrı koridorlardan ilerlemesini sağlayan bu düzenin, mayın riski nedeniyle şu anda tam kapasiteyle kullanılamadığı belirtiliyor.
İran, savaş öncesinde uygulanan trafik düzenine geri dönmeyeceğini Umman’a iletirken, Garibabadi ayrıca Umman’ın davetiyle dahi olsa üçüncü ülkelerin bölgede mayın temizleme faaliyetleri yürütmesine izin vermeyeceklerini açıkladı.
Petrol Fiyatlarında Yükseliş Hızlandı
Ortak yönetim planına ilişkin görüşmelerin çıkmaza girmesi, bölgedeki askerî gerilimin yeniden yükseldiği bir döneme denk geldi. İran’ın ABD güçlerine yönelik füze saldırısının ardından uluslararası petrol fiyatlarında sert yükseliş yaşandı.
Brent petrolün varil fiyatı 87 doların üzerine çıkarken, ABD tipi ham petrolün varili 82 doları aştı. Uzmanlar, Hürmüz Boğazı’nda kalıcı bir geçiş düzeni oluşturulamamasının enerji arzına ilişkin belirsizlikleri artırdığına dikkat çekiyor.
Küresel Enerji Ticareti Açısından Kritik Geçiş Noktası
Hürmüz Boğazı, dünya enerji ticaretinin en stratejik geçiş noktalarından biri olmayı sürdürüyor. Savaş öncesinde boğazdan günlük yaklaşık 20 milyon varil petrol ve petrol ürünü taşınırken, bu miktar küresel petrol tüketiminin yaklaşık beşte birine karşılık geliyor.
Ayrıca dünya sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin yüzde 20’den fazlası da bu güzergâh üzerinden gerçekleştiriliyor. Özellikle Katar’ın LNG ihracatının büyük bölümü Hürmüz Boğazı aracılığıyla Asya ve Avrupa pazarlarına ulaşıyor.
Taraflar arasındaki müzakerelerin nasıl sonuçlanacağı, hem bölgesel güvenlik hem de küresel enerji piyasalarının seyri açısından yakından takip ediliyor. Uzlaşma sağlanamaması halinde tanker trafiğinde yaşanan aksaklıkların ve enerji fiyatlarındaki risk priminin bir süre daha devam edebileceği değerlendiriliyor.