Keçiören’de bulunan ve günümüzde Atatürk Ankara Millî Mücadele Müzesi olarak hizmet veren tarihi Çoban Mektebi binası, Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı tarafından düzenlenen 6. Ankara Konferansları Serisi kapsamında önemli bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. “Siyasi Çalkantılar İçinde Unutulan İki Eğitim Kurumu: Ankara Ziraat ve Çoban Mektebi” başlıklı konferansta, Osmanlı’nın son döneminde kurulan iki eğitim kurumunun tarihsel gelişimi ve Türkiye’nin eğitim ile tarım tarihindeki yeri ele alındı.
Programa akademisyenler, kamu temsilcileri ve çok sayıda davetli katılırken, etkinlik öncesinde katılımcılar rehber eşliğinde Atatürk Ankara Millî Mücadele Müzesi’ni gezerek yapının tarihi hakkında bilgi aldı.
Tarihi Yapının Önemi Vurgulandı
Konferansın açılışında konuşan Keçiören Belediye Başkan Yardımcısı Av. Serkan Bedirhanoğlu, Çoban Mektebi’nin yalnızca tarihi bir bina olmadığını, aynı zamanda Türkiye’nin eğitim, tarım ve Millî Mücadele tarihine tanıklık eden önemli bir hafıza mekânı olduğunu söyledi.
Bedirhanoğlu, yapının Osmanlı döneminde modern tarım ve hayvancılık anlayışını geliştirmek amacıyla Ankara Numune Tarlası ve Çoban Mektebi olarak kurulduğunu, daha sonra Ziraat Mektebi kimliğiyle ülkenin tarım eğitimine yön veren kurumlar arasında yer aldığını belirtti.
Keçiören Belediyesi olarak tarihi mirasın korunmasını ve kültürel etkinliklerle yaşatılmasını öncelikli sorumluluklarından biri olarak gördüklerini ifade eden Bedirhanoğlu, bu tür organizasyonların tarihi yapıların gelecek kuşaklara aktarılmasına katkı sağladığını dile getirdi.
Ziraat Ve Çoban Mekteplerinin Kuruluş Süreci Anlatıldı
Konferansta konuşan Ankara Üniversitesi Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Necdet Aysal, Ankara Ziraat Mektebi ile Çoban Mektebi’nin kuruluş süreçleri, eğitim faaliyetleri ve Türk eğitim tarihindeki önemine ilişkin bilgiler paylaştı.
Aysal, Ankara’da hayvancılığı ve özellikle Ankara keçisi yetiştiriciliğini geliştirmek amacıyla Çoban Mektebi’nin temelinin 6 Mayıs 1895’te atıldığını, okulun 1898 yılında 10 öğrenciyle eğitime başladığını söyledi.
Okulun yalnızca çoban yetiştirmeyi değil, modern hayvancılık, tarım ve bahçecilik yöntemlerini yaygınlaştırmayı da hedeflediğini belirten Aysal, aynı dönemde temeli atılan Ankara Ziraat Mektebi’nin ise savaşlar ve ekonomik sıkıntılar nedeniyle ancak 1908 yılında eğitim faaliyetlerine başlayabildiğini ifade etti.
İlk etapta 50 öğrenciyle açılan okulun daha sonra 150 öğrenciye ulaştığını aktaran Aysal, Birinci Dünya Savaşı’nın başlamasıyla birlikte 16 yaş ve üzerindeki öğrencilerin askere alındığını veya gönüllü olarak cepheye katıldığını anlattı.
Millî Mücadele’de Önemli Bir Rol Üstlendi
Atatürk Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Kılınç da konuşmasında Ankara Ziraat ve Çoban Mekteplerinin Osmanlı Devleti’nin son döneminde tarım ve hayvancılığı bilimsel yöntemlerle geliştirme amacıyla kurulan önemli eğitim kurumları olduğunu vurguladı.
Bu okulların yalnızca mesleki eğitim vermekle kalmadığını, aynı zamanda ülkenin ekonomik kalkınmasına katkı sağlayacak nitelikli insan gücünü yetiştirmeyi amaçladığını belirten Kılınç, Ankara Çoban Mektebi’nin hayvancılığın geliştirilmesi ve eğitimli çoban yetiştirilmesi konusunda önemli görev üstlendiğini söyledi.
Ankara Ziraat Mektebi’nin ise zaman içinde eğitim işlevinin ötesine geçerek Millî Mücadele döneminde de önemli bir merkez haline geldiğini ifade eden Kılınç, konferansın tarihi Çoban Mektebi binasında düzenlenmesinin ayrı bir anlam taşıdığını dile getirdi.
Konferans Hediye Takdimiyle Sona Erdi
Yoğun katılımla gerçekleştirilen etkinlik, konferansın ardından düzenlenen hediye takdimiyle sona erdi. Keçiören Belediye Başkan Yardımcısı Av. Serkan Bedirhanoğlu, konferansa katkı sunan Prof. Dr. Necdet Aysal ile Atatürk Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Kılınç’a günün anısına hediye takdim etti.
Tarihi Çoban Mektebi’nde gerçekleştirilen konferans, Ankara’nın eğitim ve tarım tarihine ışık tutan önemli kurumların yeniden gündeme taşınmasına katkı sağlarken, kültürel mirasın korunması ve akademik çalışmalarla yaşatılmasının önemini bir kez daha ortaya koydu.