Yaz aylarında etkisini artıran aşırı sıcaklar ve iklim değişikliğinin yol açtığı kuraklık, bahçe ve peyzaj alanlarında doğru bakım uygulamalarını her zamankinden daha önemli hale getiriyor. Yakın Doğu Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Özge Özden, özellikle Akdeniz ikliminin görüldüğü bölgelerde kurakçıl peyzaj anlayışının artık bir tercih değil, sürdürülebilir yaşamın vazgeçilmez bir gerekliliği olduğunu belirtti.
İklim Değişikliği Peyzaj Anlayışını Değiştiriyor
Prof. Dr. Özge Özden, su tüketimi yüksek geleneksel bahçeler yerine kuraklığa dayanıklı bitkilerle oluşturulan ve suyun verimli kullanılmasını esas alan peyzaj uygulamalarının yaygınlaştırılması gerektiğini söyledi.
Kurakçıl peyzajın yalnızca daha az sulama yapmak anlamına gelmediğini vurgulayan Özden, doğru bitki seçimi, toprağın nemini koruyan uygulamalar ve verimli sulama yöntemleriyle iklim koşullarına uyum sağlayan sürdürülebilir yaşam alanları oluşturulabileceğini ifade etti.
Sulama Sabah veya Akşam Yapılmalı
Yaz aylarında yapılan en büyük hatalardan birinin öğle saatlerinde sulama olduğunu belirten Prof. Dr. Özge Özden, bu uygulamanın hem su kaybını artırdığını hem de bitkilere zarar verebildiğini söyledi.
Özden, sulamanın sabah erken saatlerde veya güneşin etkisini kaybetmeye başladığı akşamüstü yapılmasını önererek şu uyarıda bulundu:
- Öğle saatlerinde verilen suyun önemli bölümü buharlaşır.
- Yaprak üzerinde kalan su damlaları yüksek sıcaklık nedeniyle yanıklara yol açabilir.
- Sık sık az miktarda sulama yerine kök bölgesini derinlemesine ıslatan sulama tercih edilmelidir.
- Damlama sulama sistemleri su tasarrufu sağlayarak nemi doğrudan köklere ulaştırır.
Malç Kullanımı Su Tasarrufu Sağlıyor
Toprak yüzeyinin açık bırakılmasının nem kaybını hızlandırdığına dikkat çeken Özden, organik malç uygulamasının yaz aylarında büyük avantaj sağladığını söyledi.
Saman, çam kabuğu, kuru yaprak ve budama artıkları gibi organik materyallerle toprağın örtülmesinin;
- Buharlaşmayı azalttığını,
- Toprak sıcaklığını dengelediğini,
- Bitkileri sıcaklık stresinden koruduğunu,
- Sulama ihtiyacını düşürdüğünü ifade etti.
Ayrıca organik malçın zamanla ayrışarak toprağın organik madde miktarını artırdığı, faydalı mikroorganizmaları desteklediği ve yabancı ot oluşumunu azalttığı belirtildi.
Genç Fidanlar İçin Gölgeleme Önerisi
Aşırı sıcakların özellikle yeni dikilen fidanlar ve hassas süs bitkileri üzerinde ciddi stres oluşturduğunu belirten Prof. Dr. Özge Özden, gerektiğinde geçici gölgeleme yapılmasını önerdi.
Gölgeleme tülleri, pergolalar veya bahçe şemsiyeleri sayesinde özellikle öğle saatlerinde doğrudan güneş ışığının engellenebileceğini belirten Özden, bunun yaprak sıcaklığını düşürerek su kaybını azalttığını ve bitkilerin gelişimini desteklediğini söyledi.
Kuraklığa Dayanıklı Bitkiler Tercih Edilmeli
İklim değişikliğine uyum sürecinde doğru bitki seçiminin büyük önem taşıdığını ifade eden Prof. Dr. Özge Özden, fazla su isteyen türler yerine Akdeniz iklimine uygun bitkilerin tercih edilmesini önerdi.
Özden’in önerdiği bitkiler arasında şunlar yer alıyor:
- Lavanta
- Biberiye
- Adaçayı
- Kekik
- Hibiscus
- Sardunya
- Lantana
Bu bitkilerin hem daha az su tükettiğini hem de yüksek yaz sıcaklıklarına karşı dayanıklı olduğunu belirten Özden, bakım maliyetlerini de düşürdüklerini söyledi.
Küçük Su Alanları Mikro İklim Oluşturuyor
Bahçe tasarımının da sıcaklıkla mücadelede önemli rol oynadığını vurgulayan Prof. Dr. Özge Özden, küçük havuzlar ve göletlerin bulunduğu alanlarda buharlaşma yoluyla serinletici bir mikro iklim oluştuğunu ifade etti.
Bu su öğelerinin yalnızca bitkilerin sıcaklık stresini azaltmadığını, aynı zamanda kuşlar, arılar ve diğer faydalı canlılar için de yaşam alanı oluşturduğunu belirten Özden, biyolojik çeşitliliğin desteklenmesine katkı sağladığını dile getirdi.
Belediyelere İklim Dostu Peyzaj Çağrısı
Prof. Dr. Özge Özden, kurakçıl peyzaj uygulamalarının yalnızca ev bahçelerinde değil, parklar ve diğer kentsel açık alanlarda da yaygınlaştırılması gerektiğini söyledi.
Belediyelerin hayata geçireceği iklim dostu ve sürdürülebilir peyzaj projelerinin toplumda doğal kaynakların bilinçli kullanımına örnek olacağını belirten Özden, iklim değişikliğine uyum için suyu verimli kullanan yeşil alanların öneminin her geçen yıl daha da arttığını vurguladı.