EY Private Equity Pulse 2026 araştırmasına göre, küresel özel sermaye piyasası yılın ilk yarısında temkinli ancak dirençli seyrini korudu. Teknoloji odaklı işlemler gerilerken yatırımcıların ilgisi enerji, sağlık, altyapı ve savunma gibi daha dayanıklı sektörlere kaydı. Araştırma ayrıca, satıcıların fiyat beklentilerinde daha gerçekçi bir yaklaşım benimsediği ve fon yöneticilerinin uzun süredir portföylerinde bulunan varlıklarda daha hızlı likidite sağlayabilmek için belirli oranlarda değerleme indirimi kabul edebileceği ortaya koydu.
Uluslararası danışmanlık hizmetleri şirketi EY’ın yayımladığı EY Private Equity Pulse 2026 araştırması, küresel özel sermaye piyasasının 2026’nın ilk yarısında belirsizliklere rağmen dirençli bir görünüm sergilediğini ortaya koyuyor. Araştırmaya göre, yatırımcılar piyasadan tamamen uzaklaşmak yerine yatırım kararlarında daha seçici davranıyor. Buna ek olarak, teknoloji odaklı işlemlerde geçen yılın aynı dönemine göre %50 düşüş yaşanırken, teknoloji dışındaki işlemlerin değerinde %9 artış görülüyor.
Küresel ölçekte özel sermaye satın alımlarında toplam işlem değeri büyük ölçüde yatay seyretti. Bu tablo, yatırımcıların özellikle yapay zekânın dönüştürdüğü alanlarda daha temkinli hareket ettiğini, buna karşılık uzun vadeli büyüme potansiyeli sunan sektörlere yönelmeyi sürdürdüğünü gösteriyor.
Yatırım odağı dayanıklı sektörlere kayıyor
Araştırmaya göre yatırımcıların ilgisi enerji, dijital altyapı, savunma ve sağlık gibi uzun vadeli büyüme potansiyeli sunan alanlara yöneliyor.
Özel sermaye fonu yöneticilerinin yaklaşık yarısı, önümüzdeki 12-24 aylık dönemde sağlık hizmetleri ve dijital altyapıyı öncelikli yatırım alanları arasında görüyor. Veri merkezleri önemini korurken, yatırımcıların odağı artık yalnızca yapay zekâ uygulamalarına değil, bu dönüşümü mümkün kılan elektrik şebekeleri, enerji üretimi, soğutma sistemleri, yarı iletkenler ve yazılım gibi tamamlayıcı alanlara da genişliyor.
Stratejik satışlar, çıkış piyasasını destekliyor
Araştırmaya göre, 2026’nın ilk yarısında açıklanan çıkış işlemlerinin toplam değeri geçen yılın aynı dönemine göre %9 arttı. Kurumsal alıcıların ilgisi sayesinde stratejik satışlar çıkış piyasasının temel itici gücü olmaya devam etti.
Son altı ayda toplam çıkış değerinin %71’ini stratejik satışlar, özel sermaye fonları arasındaki işlemler ve halka arzlar ise kalan kısmını oluşturdu. Kurumsal şirketler, ölçekli ve kaliteli varlıklara erişmek amacıyla özel sermaye destekli şirketlere yönelik ilgisini sürdürüyor.
Araştırma ayrıca, satıcıların fiyat beklentilerinde daha gerçekçi bir yaklaşım benimsediğini ortaya koyuyor. Fon yöneticilerinin %90’ı, uzun süredir portföylerinde bulunan varlıklarda daha hızlı likidite sağlayabilmek için belirli oranlarda değerleme indirimi kabul edebileceğini belirtiyor.
Çıkış hazırlığında yapay zekâ ve operasyonel verimlilik öne çıkıyor
Jeopolitik gelişmelere bağlı belirsizliklerin sürdüğü piyasa koşullarında özel sermaye şirketleri, olası çıkış süreçlerine daha erken hazırlanmaya odaklanıyor. Katılımcıların %76’sı yapay zekâ, otomasyon ve veri altyapısını en önemli öncelikleri arasında gösterirken; bunu %62 ile kârlılık ve maliyet dönüşümü, %52 ile nakit ve işletme sermayesi yönetimi izliyor.
Özel sermaye fonları gelecek döneme ilişkin iyimserliğini koruyor
Araştırmaya göre, fon yöneticilerinin %72’si önümüzdeki altı ayda yatırım faaliyetlerinin artmasını beklerken, %56’sı çıkış işlemlerinin hızlanacağını öngörüyor. Katılımcıların yalnızca %14’ü yatırım faaliyetlerinde gerileme beklediğini ifade ediyor.
Bununla birlikte değerleme farklılıkları, faiz oranları ve jeopolitik gelişmeler yatırım kararlarını etkilemeye devam eden başlıca riskler arasında yer alıyor.