Türkiye bu yıl güçlü bir buğday hasadıyla iç arzını güvence altına alırken, Karadeniz bölgesindeki jeopolitik gerilim küresel tahıl ticaretinde belirsizlikleri artırmaya devam ediyor. Yerli üretim ve stokların güçlülüğü, kısa vadede piyasaları rahatlatırken dış kaynaklı lojistik riskler dikkatle izleniyor.
IAOM Avrasya Başkanı Eren Günhan Ulusoy’un değerlendirmesine göre Türkiye, un sektöründeki yüksek üretim kapasitesi ve sağlam ihracat ağı sayesinde uluslararası dalgalanmalardan önemli ölçüde korunuyor. Sektör yıllık 32 milyon ton üretim kapasitesine sahip olup küresel un ticaretinin yaklaşık %23’ünü karşılıyor; bu da Türkiye’nin un ihracatındaki 11 yıllık lider konumunu destekliyor.
Rekolte ve iç arz durumu
Yağışların geçen yıla göre %76 artması, buğday verimliliğini olumlu etkiledi ve rekoltenin 24,5 milyon ton seviyelerine ulaşabileceğine işaret ediyor. Hasatın başarılı geçmesiyle birlikte eldeki stoklar, iç pazarda arz güvenliğinin korunmasında önemli rol oynuyor. Ulusoy, kısa ve orta vadede Türkiye’nin buğday tedarikinde ciddi bir sorun yaşamayacağını vurguladı.
Karadeniz’de artan lojistik riskler
Küresel piyasaları sarsan unsur ise Rusya-Ukrayna hattındaki saldırılarla birlikte liman altyapıları ve deniz yollarına yönelik risklerin büyümesi. 2022’de Ukrayna limanlarının kapanmasına rağmen Rusya ihracatını sürdürebilmişti; ancak günümüzde her iki ülkenin de lojistik kapasiteleri saldırılardan etkileniyor. Dünya buğday arzının yaklaşık %30’unu sağlayan bu iki ülkenin yaşadığı aksaklıklar, küresel arz dengesinde belirsizlik yaratıyor.
Bölgesel fırsatlar: Avrupa’daki kuraklık ve Türkiye
Avrupa’da süregelen kuraklık birçok üreticiyi olumsuz etkilerken, Türkiye lojistik ve üretim altyapısı sayesinde bölgesel pazarlarda avantaj elde edebilir. Rusya ve Ukrayna’nın payındaki daralma, ABD, Kanada ve Kazakistan gibi ülkeleri daha ön plana çıkarırken Türkiye, özellikle işlenmiş hububat ürünlerinde —un, makarna, bulgur gibi— talebi karşılama konusunda öne çıkma potansiyeline sahip.
IAOM Avrasya Bölgesi ve ticari ağı
IAOM’un Avrasya verileri, bölgenin 32 ülkeyi kapsadığını ve 2 milyardan fazla nüfusa hizmet ettiğini gösteriyor. Bölge dünya buğday üretiminin %30’unu ve dünya un ihracatının %55’ini temsil ediyor; bu da Türkiye’nin bölgesel rolünü güçlendiriyor.
Sektör buluşması: 5. IAOM Eurasia Konferansı
28-29 Eylül’de Taşkent’te düzenlenecek 5. IAOM Eurasia Konferansı ve Sergisi, un, buğday ve ilgili sanayi aktörlerini bir araya getirecek. Etkinlikte değirmen makineleri, laboratuvar ekipmanları, lojistik ve paketleme sektörlerinden çok sayıda firma yer alacak. Taşkent, bölgeden Kazakistan üzerinden sağlanan buğdayın işlenip çevre ülkelere ihraç edilmesindeki stratejik rolü nedeniyle miks rotalar için önemli bir merkez olarak
Türkiye’nin güçlü hasadı ve yüksek üretim kapasitesi, küresel belirsizliklere karşı önemli bir tampon sağlarken Karadeniz’deki gelişmeler sektörü yeni ticaret rotaları ve risk yönetimi stratejileri geliştirmeye yönlendiriyor.