Avrupa Birliği’nde yetişkinlerin yüzde 74’ü, daha sürdürülebilir turizm için tren yolculuklarının teşvik edilmesini destekliyor. Avrupa Demiryolu ve Altyapı Şirketleri Topluluğu (CER) tarafından yaptırılan araştırmada katılımcıların yüzde 19’u ise turistik seyahatlerde ulaşım tercihini belirleyen önemli unsurlar arasında çevresel etkiyi gösterdi.
CER’in Polling Europe’a yaptırdığı araştırma, 3-10 Temmuz 2026 tarihleri arasında AB’nin 27 ülkesinde gerçekleştirildi. Çevrim içi ankete 18 yaş ve üzerindeki toplam 5 bin 48 kişi katıldı. Araştırmanın sonuçları 14 Eylül’de yayımlandı.
Katılımcıların Dörtte Üçü Demiryolunu Destekliyor
Ankette katılımcılara, daha sürdürülebilir turizm amacıyla demiryolu ulaşımının teşvik edilmesinin ne ölçüde önemli olduğu soruldu. Katılımcıların yüzde 35’i bu görüşe kesinlikle katıldığını, yüzde 39’u ise kısmen katıldığını belirtti.
Böylece demiryolunun sürdürülebilir turizm açısından teşvik edilmesini destekleyenlerin toplam oranı yüzde 74’e ulaştı. Katılımcıların yüzde 16’sı bu görüşe katılmazken, yüzde 10’u soruya yanıt vermedi veya görüş belirtmedi.
Ülkeler arasında destek oranlarında farklılıklar görüldü. İtalya’da yüzde 79’a ulaşan oran, Fransa’da yüzde 68 seviyesinde kaldı. Bölgesel değerlendirmede ise Güney Avrupa yüzde 79 ile en yüksek desteğin görüldüğü bölge olurken, Kuzey Avrupa’da oran yüzde 69 olarak ölçüldü.
Seyahat Kararlarında Maliyet İlk Sırada
Araştırmada katılımcılardan kendi ülkelerinde veya komşu bir Avrupa ülkesine turistik amaçlı seyahat ederken ulaşım tercihlerinde etkili olan en fazla üç faktörü belirtmeleri istendi.
Toplam seyahat maliyeti yüzde 60 ile ilk sırada yer aldı. Yolculuk sırasında sunulan konfor yüzde 53, toplam seyahat süresi yüzde 50 oranında tercih edildi. Çevresel etki ise yüzde 19 ile bu üç faktörün ardından geldi.
Rezervasyon süreci yüzde 16 ile çevresel etkinin gerisinde kaldı.
Maliyet faktörü özellikle Fransa’da öne çıktı. Fransız katılımcıların yüzde 76’sı seyahat maliyetini önemli bir tercih unsuru olarak gösterdi. Çevresel etkiyi dikkate alanların oranı ise ülkeler arasında farklılaştı. Polonya yüzde 23 ile en yüksek orana ulaşırken, İtalya’da bu oran yüzde 14 olarak ölçüldü.
Eurobarometer Verileriyle Benzer Eğilimler Görülüyor
CER araştırmasının sonuçları, Avrupa Komisyonu tarafından daha önce yapılan bazı araştırmalarla da karşılaştırıldı. 2024 verilerine dayanan bölgesel ve uzun mesafeli yolculuklara ilişkin Eurobarometer araştırmasında katılımcıların yüzde 61’i maliyeti, yüzde 47’si seyahat süresini, yüzde 36’sı kalkış ve varış saatlerini, yüzde 29’u ise konforu önemli faktör olarak belirtmişti.
Aynı araştırmada yolculuğun çevresel etkisini dikkate alanların oranı yaklaşık yüzde 10 seviyesinde kalmıştı.
2021 tarihli turizm konulu Eurobarometer araştırmasında ise AB vatandaşlarının yüzde 82’si daha sürdürülebilir turizm için bazı alışkanlıklarını değiştirmeye hazır olduğunu belirtmişti. Katılımcıların yüzde 36’sı ekolojik ulaşım araçlarını tercih ettiğini ifade etmişti.
Ancak araştırmalarda kullanılan soruların ve ele alınan seyahat türlerinin farklı olması nedeniyle sonuçların doğrudan karşılaştırılmasının mümkün olmadığı vurgulanıyor.
Yeni Demiryolu Bağlantıları Tercihi Etkileyebilir
Araştırmanın bir diğer bölümünde, yurt içinde veya yakın Avrupa ülkelerine yapılacak turistik seyahatlerde daha fazla demiryolu bağlantısı sunulması halinde katılımcıların ulaşım tercihini değiştirip treni kullanma ihtimali ölçüldü.
Katılımcıların yüzde 65’i daha fazla bağlantı olması halinde trene geçiş yapmasının muhtemel olduğunu söyledi. Bu grubun yüzde 25’i bunun çok muhtemel, yüzde 40’ı ise oldukça muhtemel olduğunu belirtti.
Katılımcıların yüzde 31’i ise daha fazla bağlantı sunulmasının ulaşım tercihini değiştirmesinin olası olmadığını ifade etti. Yüzde 4’lük kesim ise turistik amaçlı seyahatlerinde zaten genellikle treni kullandığını bildirdi.
Ülkeler arasındaki sonuçlarda da belirgin farklılıklar ortaya çıktı. İspanya ve Polonya’da trene geçiş ihtimali yüzde 74 olarak ölçülürken, İtalya’da yüzde 72 seviyesinde kaldı. Fransa’da oran yüzde 56, Almanya’da ise yüzde 53 oldu.
Almanya Ve Fransa’da Geçiş Oranı Daha Düşük
Araştırmanın sonuçlarına göre demiryolunun sürdürülebilir turizm için desteklenmesi ile daha fazla demiryolu bağlantısı sunulduğunda trene geçme isteği aynı oranda gerçekleşmiyor.
Fransa’da demiryolunun daha çevreci turizm açısından önemli olduğunu düşünenlerin oranı yüzde 68 olurken, yeni bağlantılarla trene geçiş yapabileceğini belirtenlerin oranı yüzde 56’da kaldı. Almanya’da bu oranlar sırasıyla yüzde 73 ve yüzde 53 olarak ölçüldü.
Her iki ülkede de katılımcıların yüzde 41’i yeni bağlantıların ulaşım tercihini değiştirmesinin olası olmadığını belirtti. Bununla birlikte ankette söz konusu yeni bağlantıların hangi güzergahları veya hizmetleri kapsayacağı belirtilmedi.
| Ülke veya Bölge | Demiryolunun Sürdürülebilir Turizm İçin Önemi | Çevresel Etkiyi Belirtenler | Yeni Bağlantılarla Trene Geçme İhtimali |
|---|---|---|---|
| AB Toplamı | %74 | %19 | %65 |
| Fransa | %68 | %16 | %56 |
| Almanya | %73 | %21 | %53 |
| İtalya | %79 | %14 | %72 |
| İspanya | %75 | %20 | %74 |
| Polonya | %74 | %23 | %74 |
| Güney Avrupa | %79 | %16 | %73 |
| Orta Ve Doğu Avrupa | %75 | %21 | %73 |
| Kuzey Avrupa | %69 | %21 | %60 |
Araştırmada Güney Avrupa grubunda İspanya, İtalya, Portekiz, Yunanistan, Malta ve Kıbrıs; Orta ve Doğu Avrupa grubunda Baltık ülkeleri, Polonya, Çekya, Slovakya, Macaristan, Romanya, Bulgaristan, Hırvatistan ve Slovenya; Kuzey Avrupa grubunda ise İsveç, Danimarka, Finlandiya, Belçika, Hollanda, Lüksemburg, İrlanda ve Avusturya yer aldı.
CER Sürdürülebilir Turizm Stratejisi Bekliyor
CER, araştırma sonuçlarını Avrupa Komisyonu’nun sürdürülebilir turizm stratejisi kapsamında demiryolunun rolünün artırılması yönündeki taleplerini desteklemek amacıyla kullanıyor.
Komisyonun 2026 çalışma programında bağlayıcı olmayan Avrupa sürdürülebilir turizm stratejisinin yılın ikinci çeyreğinde hazırlanması öngörülmüştü. CER ise 14 Eylül’de yaptığı açıklamada stratejinin halen hazırlık aşamasında olduğunu belirtti.
Demiryolu sektörü kuruluşu, sürdürülebilir turizmin geliştirilmesi için ulaşım modları arasında daha eşit koşullar oluşturulmasını istiyor. CER’in talepleri arasında uluslararası demiryolu biletlerindeki KDV’nin kaldırılması ve trenlerde kullanılan elektriğin vergilendirilmesine ilişkin düzenlemelerin değiştirilmesi bulunuyor.
Kuruluş ayrıca kirleten öder ilkesinin ulaşımın tüm türlerinde uygulanmasını savunuyor. CER’e göre amaç, çevresel etkisi daha düşük ulaşım seçeneğinin yolcular açısından aynı zamanda daha uygun maliyetli hale gelmesi.
CER, ulaşım sektörünün Avrupa Birliği’nin turizm kaynaklı emisyonlarının yaklaşık yüzde 75’inden sorumlu olduğunu belirtiyor.
Yüksek Hızlı Tren Bağlantıları Gündemde
Avrupa Komisyonu’nun yüksek hızlı demiryolu planlarında da Avrupa başkentleri arasındaki seyahat sürelerinin azaltılması hedefleniyor. Komisyon tarafından verilen örneklere göre Kopenhag-Berlin arasındaki mevcut yaklaşık 7 saatlik yolculuk süresinin 4 saate, Paris-Roma arasındaki 10 saat 50 dakikalık sürenin 8 saat 45 dakikaya indirilmesi hedefleniyor.
Sofya-Atina hattında mevcut yaklaşık 13 saat 40 dakikalık yolculuğun 6 saate, Viyana-Ljubljana hattında ise 6 saat 5 dakikalık sürenin 4 saat 30 dakikaya çekilmesi planlanıyor.
Bu süreler, mevcut tarifeli seferlere ilişkin doğrudan bir taahhüt olarak değil, Avrupa genelindeki yüksek hızlı tren bağlantılarının geliştirilmesi halinde ulaşılabilecek hedeflere örnek olarak veriliyor.
CER’in araştırması ise yolcular açısından maliyet, konfor ve seyahat süresinin halen çevresel etkiden daha yüksek önceliğe sahip olduğunu gösteriyor. Buna karşın AB genelinde katılımcıların yüzde 74’ünün sürdürülebilir turizm için demiryolunun teşvik edilmesini desteklemesi, tren ulaşımının turizm politikalarında önemli bir seçenek olarak değerlendirildiğini ortaya koyuyor.