Küresel emtia piyasalarında bakır fiyatları yeni bir tarihi zirveye yükseldi. Londra Metal Borsası’nda (LME) bakırın ton fiyatı gün içerisinde yüzde 0,8’e kadar değer kazanarak 14 bin 533 dolara çıktı. Böylece ocak ayında kaydedilen önceki rekor da aşılmış oldu.
Sanayiden enerji altyapısına kadar çok sayıda sektörde kullanılan bakır, son bir yıllık süreçte yaklaşık yüzde 17 değer kazanarak yatırımcıların yakından izlediği emtialardan biri haline geldi. Fiyatlardaki son yükselişte ABD’nin rafine bakır ithalatına yönelik olası gümrük vergileri ve küresel arz görünümüne ilişkin endişeler etkili oldu.
Rekorun Arkasında ABD Ayrıntısı
Bakır fiyatlarında son dönemde görülen yükselişin önemli nedenlerinden biri, ABD’nin rafine bakır ithalatına yeni gümrük vergileri getirebileceğine ilişkin beklentiler oldu.
ABD Ticaret Bakanlığı’nın olası bakır tarifelerine yönelik değerlendirmesini Beyaz Saray’a sunmasının üzerinden yaklaşık iki ay geçmesine rağmen piyasalarda tarife ihtimali fiyatlanmaya devam ediyor.
Olası vergilerin yürürlüğe girmesi, küresel bakır ticaretinde mevcut arzın hangi bölgelere yönlendirileceğine ilişkin belirsizliği artırabilir. Bu beklenti de fiyatlar üzerindeki yukarı yönlü baskının güçlenmesine neden oluyor.
LME Stoklarında Dikkat Çeken Gerileme
Küresel bakır stokları genel olarak yüksek seviyelerde bulunmasına rağmen, Londra Metal Borsası’nın dünya genelindeki depolama ağı içerisinde yer alan stoklarda yaşanan düşüş piyasaların dikkatini çekiyor.
Bakır stoklarının önemli bir bölümünün ABD’de yoğunlaşması, diğer piyasalarda kısa vadede erişilebilecek metal miktarının azalabileceği endişesini beraberinde getiriyor. Bu nedenle toplam stokların yüksek olması, piyasadaki erişilebilir arzın da aynı ölçüde yüksek olduğu anlamına gelmeyebiliyor.
Özellikle ticaret politikalarına ilişkin belirsizliklerin devam etmesi, depolardaki bakırın bölgesel dağılımını fiyatlamalar açısından daha önemli hale getiriyor.
Kısa Pozisyon Taşıyan Yatırımcılar Baskı Altında
Bakır fiyatlarının yükselişini sürdürmesi, fiyatların gerileyeceği beklentisiyle kısa pozisyon alan yatırımcılar üzerindeki baskıyı da artırıyor.
Fiyatların daha da yükselmesi durumunda bazı yatırımcıların zararlarını sınırlamak amacıyla kısa pozisyonlarını kapatmak zorunda kalabileceği değerlendiriliyor. Bu tür işlemler ise yükseliş hareketini daha da hızlandırabilecek unsurlar arasında gösteriliyor.
Bakır talebinin görece zayıf olduğu bir dönemde fiyatların tarihi seviyelere ulaşması, piyasanın yalnızca mevcut talep görünümünü değil, gelecekteki arz koşullarını ve ticaret politikalarını da güçlü biçimde fiyatladığını ortaya koyuyor.
Uzun Vadeli Arz Ve Talep Dengesi İzleniyor
Bakırdaki yükselişin arkasında yalnızca ABD’nin olası gümrük vergilerine ilişkin beklentiler bulunmuyor. Küresel bakır arzının gelecekte oluşabilecek talebi karşılamakta zorlanabileceğine yönelik değerlendirmeler de uzun vadeli fiyat görünümünde önem taşıyor.
Elektrik şebekeleri, yenilenebilir enerji projeleri, elektrikli araçlar, veri merkezleri ve sanayi üretimi açısından kritik bir hammadde olan bakırın, enerji dönüşümü ve dijital altyapı yatırımlarıyla birlikte stratejik önemini koruması bekleniyor.
Bakırın ton fiyatının 14 bin 533 dolarla tarihi zirveye ulaşmasının ardından piyasaların odağında ABD’nin olası tarife kararı, LME depolarındaki stokların seyri ve küresel arz-talep dengesi bulunuyor.