ZF, InnoTrans 2026’da raylı sistem ve toplu taşıma sektörüne yönelik entegre teknolojilerini tanıttı. Şirket; aktarma organları, şasi sistemleri, dijital durum izleme çözümleri ve servis hizmetlerini bir araya getirerek operatörler ile araç üreticilerinin güvenilirlik, verimlilik ve bakım süreçlerini geliştirmesine yönelik çözümlerini sergiledi.
100 yılı aşkın raylı sistem deneyimine sahip ZF, yolcu ve yük taşımacılığı yapan operatörlere araçların tüm yaşam döngüsünü kapsayan teknolojiler sunuyor. Şirketin InnoTrans 2026’daki çözümleri, filoların daha yüksek kullanılabilirlik, düşük işletme maliyeti ve bağlantılı çalışma hedeflerine katkı sağlamayı amaçlıyor.
Toplu Taşımada Verimlilik Ve Güvenilirlik Öne Çıkıyor
Kentlerin büyümesi ve ulaşım ihtiyaçlarının çeşitlenmesiyle raylı sistemler ve otobüsler, yüksek sayıdaki yolcunun taşınmasında önemini koruyor. Bu araçların düşük emisyon ve trafik yoğunluğunun azaltılması açısından sağladığı katkının yanı sıra güvenilir, konforlu ve maliyet etkin şekilde işletilmesi de operatörler açısından önem taşıyor.
ZF, fuarda yeni nesil aktarma organları ve şasi teknolojilerinin yanı sıra dijital çözümlerini de ziyaretçilere sundu. Raylı Sistem Tahrik Sistemleri Ürün Grubu Başkanı Markus Gross, şirketin üreticiler ve operatörlerle araçların tüm yaşam döngüsü boyunca ortaklık kurmayı hedeflediğini belirterek, bu yaklaşımın “Raylarda Birlikte” vizyonunu yansıttığını ifade etti.
Yüksek Hızlı Trenlere Yönelik Tahrik Sistemleri
ZF’nin fuarda öne çıkardığı teknolojiler arasında yüksek hızlı trenlere yönelik dişli kutuları da bulunuyor. Saatte 250 ila 450 kilometreye ulaşabilen trenlerde aktarma organlarının yüksek mekanik yüklere dayanması ve verimli çalışması gerekiyor.
Çin’de yoğun kullanım koşullarında performansını kanıtlayan ZF’nin CR450 dişli kutusu, şirketin yüksek hızlı tren ürün gamının yeni üyelerinden biri olarak InnoTrans 2026’da sergilendi. Sahada 14 binden fazla ünitenin bulunması, sistemin yüksek hızlı tren uygulamalarındaki kullanım alanını ortaya koyuyor.
ZF’nin metro ve banliyö trenleri için geliştirdiği modüler EcoMet sistemi de fuarda tanıtılan çözümler arasında yer aldı. Şirket ayrıca Hindistan demiryollarının zorlu koşullarına yönelik geliştirdiği tek kademeli düz dişli tahrik sistemini de sergiledi.
Gross, Hindistan’daki zorlu arazi yapısı ve değişken hava koşullarının demiryolu bileşenleri açısından önemli bir dayanıklılık testi oluşturduğunu belirterek, geliştirilen şanzımanın güvenlik, güvenilirlik ve verimlilik hedeflerini desteklediğini kaydetti.
Şasi Teknolojileri Konforu Destekliyor
ZF, şasi teknolojileri kapsamında sürüş konforunu ve operasyonel kararlılığı artırmaya yönelik ürünlerini de InnoTrans 2026 ziyaretçileriyle buluşturdu.
Demiryolu araçları için geliştirilen birinci kademe süspansiyon amortisörleri, savrulma amortisörleri ve tork çubukları sergilenen başlıca ürünler arasında yer aldı. Bu bileşenlerin birlikte kullanılmasıyla araç yönlendirmesinin hassaslaştırılması, yolcu konforunun artırılması ve zorlu işletme koşullarında güvenilirliğin korunması hedefleniyor.
Connect@Rail İle Öngörücü Bakım
Dijitalleşme, modern raylı sistem işletmeciliğinin önemli unsurlarından biri olarak öne çıkıyor. ZF’nin connect@rail platformu, araç bileşenleri ve demiryolu altyapısına ilişkin sürekli durum verisi ve analiz sağlıyor.
Sistem sayesinde operatörlerin olası sorunları daha erken tespit etmesi ve bakım kararlarını gerçek zamanlı verilere dayalı şekilde alması amaçlanıyor. Böylece planlı ve öngörücü bakım süreçlerinin geliştirilmesi, araçların hizmet dışı kalma sürelerinin azaltılması ve filo operasyonlarının sürekliliğinin artırılması hedefleniyor.
Modernizasyon Ve Repowering Çözümleri
ZF, InnoTrans 2026’da satış sonrası hizmetlerini de öne çıkardı. Aftermarket bölümü; aktarma organları, amortisörler ve diğer bileşenler için farklı markalara yönelik bakım, onarım, revizyon, modernizasyon ve güç aktarma sistemlerinin yenilenmesi hizmetleri sunuyor.
Şirketin yerinde ve uzaktan servis desteği, operatörlerin araç kullanılabilirliğini araçların tüm yaşam döngüsü boyunca yüksek tutmasına yardımcı oluyor. Fuarda öne çıkan çözümlerden biri ise EcoWorld 2 powershift şanzımanını temel alan repowering uygulaması oldu.
İlk müşteri operasyonlarından elde edilen sonuçlara göre EcoWorld 2, araç, güzergâh ve kullanım profiline bağlı olarak hidrodinamik şanzımanlara kıyasla yakıt tüketiminde yüzde 20’ye varan azalma sağlayabiliyor. Sistem, bakım ihtiyaçlarının azaltılmasına ve mevcut araçların hizmet ömrünün uzatılmasına da katkı sunuyor.
Otobüsler İçin Elektrikli Ve Bağlantılı Çözümler
ZF’nin toplu taşıma portföyü yalnızca raylı sistemlerle sınırlı kalmıyor. Şehir içi ve şehirler arası otobüsler için geliştirilen teknolojiler de InnoTrans 2026’da sergilendi.
Bu kapsamda 380 kilowatt’a kadar sürekli güç sağlayabilen CeTrax 2 çift elektrikli merkezi tahrik sistemi ile dijital filo yönetimi çözümü ZF Bus Connect öne çıktı. Şirket, bu teknolojilerle farklı ulaşım modlarında daha verimli, elektrikli ve bağlantılı toplu taşıma sistemlerinin geliştirilmesini desteklemeyi hedefliyor.