İzmir ve Manisa Büyükşehir Belediyelerinin Gediz Nehri’ndeki kirliliği izlemek amacıyla yürüttüğü ortak çalışmanın 7. Dönem Raporu yayımlandı. Temmuz ayı verilerini kapsayan rapora göre, yağışlı aylarda gerileyen kirlilik yükü, yaz aylarında yağışların azalmasıyla birlikte yeniden yükseldi. Uzmanlar, sanayi, tarım ve evsel kaynaklı kirleticilerin Gediz’in yanı sıra İzmir Körfezi, tarım alanları ve yeraltı su kaynakları açısından da risk oluşturduğuna dikkat çekti.
Gediz Havzasında 59 Noktada İzleme
İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Manisa Büyükşehir Belediyesi, Ege Bölgesi’nin önemli su kaynaklarından Gediz Nehri’ndeki kirliliği bilimsel verilerle takip etmeyi sürdürüyor. İZSU ve MASKİ tarafından Ocak 2026’da başlatılan çalışma kapsamında Gediz Nehri ile yan kollarından düzenli aralıklarla numuneler alınıyor.
7.Dönem Raporu’nda Gediz Nehri, Nif Çayı, Ağıl Deresi ve havza genelindeki izleme noktalarından elde edilen sonuçlar değerlendirildi. İzmir sınırlarında Gediz ana kolu, Ağıl Deresi ve Nif Çayı üzerinde 23, Manisa sınırlarında ise Gediz ana yatağı ve yan derelerinde 36 örnekleme noktası bulunuyor.
Yağış Azalınca Kirlilik Yeniden Yükseldi
Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Kurucu, çalışma kapsamında kirlilik seviyelerinin mevsimsel değişimini değerlendirdi.
Kurucu’ya göre ocak, şubat ve mart aylarında etkili olan yoğun yağışların ardından nehirdeki kirlilik önemli ölçüde geriledi. Ancak yaz aylarında yağışların azalmasıyla birlikte kirlilik yükü yeniden yükseldi. Özellikle haziran ayından itibaren bazı parametrelerde ani artışlar tespit edildi.
Kurucu, ölçümlerde ağır metaller ve organik kirleticilere rastlanmasının, Gediz’de sanayi, tarım ve evsel kaynaklı kirliliğin etkisini gösterdiğini belirtti.
Gediz Kirliliği Körfezi De Etkiliyor
Yaklaşık 401 kilometrelik güzergâhı boyunca Kütahya, Uşak, Manisa ve İzmir’den geçen Gediz Nehri, İzmir Körfezi’ne ulaşarak Ege Denizi’ne dökülüyor.
Prof. Dr. Kurucu, yürütülen izlemenin hem Gediz ekosisteminin durumunu hem de nehrin Körfez’e taşıdığı kirlilik yükünü ortaya koyduğunu söyledi. Kurucu, nehirdeki kirliliğin tarım alanlarını ve Körfez’i etkilemesinin kaçınılmaz olduğunu belirterek, Gediz suyunun sulamada kullanıldığı toprakların da risk altında bulunduğunu ifade etti.
Bazı Değerler Normal Seviyelerin Üzerinde
Raporda yer alan kirlilik parametrelerine dikkat çeken Kurucu, bakır, brom, kobalt ve bor gibi bazı maddelerin ölçülen değerlerinin normal seviyelerin çok üzerinde olduğunu aktardı.
Bu tür maddelerin yüzey sularında doğal olarak bulunabileceğini ancak yüksek konsantrasyonların kirliliğe işaret ettiğini belirten Kurucu, kirleticilerin hangi kaynaklardan nehre ulaştığının tespit edilmesi gerektiğini vurguladı.
Kurucu ayrıca Gediz Nehri’nin yönetimi ve denetimi konusunda ilgili kamu kurumlarının birlikte hareket etmesi gerektiğini belirterek, izleme sonuçlarının paylaşılmaya hazır olduğunu söyledi.
Yeraltı Suları İçin De Risk Oluşturuyor
Gediz’deki kirliliğin yalnızca yüzey suyuyla sınırlı kalmadığına da dikkat çekildi. Nehir ve yan derelerin yeraltı sularıyla bağlantısına işaret eden Kurucu, akışın yavaşladığı veya durduğu dönemlerde suyun dere yataklarından yeraltına sızmasının hızlanabildiğini belirtti.
Bu süreçte nehirdeki kirleticilerin yeraltı sularına ulaşabileceğini ifade eden Kurucu, özellikle içme suyu kaynakları açısından yeraltı sularının da yüzey suları kadar korunması gerektiğini söyledi.
Körfez Çalışmaları Tek Başına Yeterli Değil
İzmir Körfezi’nde sürdürülen dip tarama çalışmaları ile Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi’nin kapasite artışının kirliliğin azaltılmasına katkı sağlayacağını belirten Kurucu, Körfez’e ulaşan diğer kirlilik kaynaklarının da kontrol altına alınması gerektiğini ifade etti.
Özellikle Ağıl Deresi’nden gelen kirliliğin Körfez açısından önemli bir tehdit oluşturduğunu belirten Kurucu, Gediz Nehri ve yan dereleri üzerindeki kirletici kaynakların teknik çalışmalarla belirlenebileceğini söyledi.
İzleme Çalışmaları Sürdürülecek
İZSU ve MASKİ tarafından yürütülen ortak izleme çalışmasının önümüzdeki aylarda da devam etmesi planlanıyor. Çalışmadan elde edilen verilerin yıllık raporda bir araya getirilmesiyle Gediz Nehri boyunca kirliliğin hangi noktalarda ve hangi dönemlerde arttığının daha kapsamlı biçimde ortaya konulması hedefleniyor.