Petrol piyasalarının yakından takip ettiği Hürmüz Boğazı’na ilişkin diplomatik girişimde beklenen görüşme gerçekleşmedi. İran ile Körfez ülkelerini Umman’ın ev sahipliğinde bir araya getirmesi planlanan toplantı, taraflar arasında yeterli uzlaşının sağlanamaması nedeniyle ertelendi.
Yeni görüşme tarihi henüz açıklanmazken, toplantının yapılamaması Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğinin normale dönmesini amaçlayan geçici düzenlemenin önündeki siyasi sorunların devam ettiğini ortaya koydu.
Umman’ın Diplomasi Girişimi Sonuç Vermedi
İran, Irak ve Körfez ülkelerinin dışişleri bakanları düzeyinde 14 Eylül Pazartesi günü bir araya gelmesi planlanıyordu. Görüşmelerde bölgesel güvenlik başlıklarının yanı sıra Hürmüz Boğazı’ndan ticari gemilerin geçişini kolaylaştıracak yeni modelin de ele alınması bekleniyordu.
Umman’ın toplantı öncesinde yürüttüğü yoğun diplomasi trafiği ise tarafları ortak bir noktada buluşturmaya yetmedi. Görüşmenin ertelenmesiyle birlikte yeni tarih konusunda da anlaşma sağlanamadı.
Toplantının ne zaman yeniden yapılacağı ve tarafların hangi koşullarda aynı masaya oturacağı şimdilik belirsizliğini koruyor.
Bahreyn Görüşmeye Katılmayacağını Açıklamıştı
Diplomatik girişimin önündeki görüş ayrılıkları hafta sonunda belirginleşmişti. Bahreyn, İran ile mevcut ilişkiler ve bölgedeki koşullar nedeniyle planlanan toplantıya katılmayacağını duyurmuştu.
Manama yönetimi, Hürmüz Boğazı’nın tüm ticari gemilere herhangi bir ayrım yapılmaksızın açık tutulması gerektiğini savunuyor. Bahreyn ayrıca geçişlerde ücret veya özel izin gibi şartların uygulanmasına karşı çıkıyor.
Bu tutum, İran ile Umman arasında üzerinde çalışılan geçiş modeline Körfez ülkelerinin tamamının aynı ölçüde destek vermediğini gösterdi. İran ise toplantının ertelenmesinin bazı bölge ülkelerinin talepleri doğrultusunda gerçekleştiğini belirtti.
Ticari Gemiler İçin Geçici Koridor Planlanıyor
İran ve Umman tarafından ağustos ayında açıklanan aşamalı plan, Hürmüz Boğazı’ndaki krizi bir anda tamamen sona erdirmek yerine öncelikle ticari gemiler için güvenli bir geçiş mekanizması oluşturmayı amaçlıyor.
Planın ilk aşamasında ortak ve geçici bir deniz koridorunun oluşturulması, aynı zamanda boğazdaki mayınların temizlenmesi öngörülüyor. İlerleyen aşamalarda ise kalıcı geçiş rotasının belirlenmesi, gemi trafiğinin koordinasyonu, bilgi paylaşımı ve navigasyon güvenliği için ortak sistemlerin kurulması hedefleniyor.
Ancak planın uygulanabilmesi için İran ve Umman arasındaki mutabakatın yanı sıra Körfez ülkelerinin siyasi desteği de gerekiyor. Bu nedenle pazartesi günü yapılması planlanan toplantı, söz konusu planın bölgesel destek kazanıp kazanamayacağının önemli bir testi olarak değerlendiriliyordu.
Petrol Piyasasında Rahatlama Beklentisi Zayıfladı
Diplomatik görüşmenin ertelenmesi, enerji piyasalarının zaten hassas olduğu bir dönemde gerçekleşti. Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiği savaş öncesi seviyelerin oldukça altında seyrederken, Suudi Arabistan’ın boğazı bypass eden Doğu-Batı petrol boru hattının da son saldırıların ardından geçici olarak kapatılması piyasadaki endişeleri artırdı.
Böylece petrol piyasaları aynı anda hem deniz taşımacılığındaki sorunları hem de alternatif kara güzergahında yaşanan kesintiyi fiyatlamaya başladı.
Brent petrolün 100 doların üzerinde seyretmesi, enerji maliyetleri üzerinden küresel enflasyon baskısının artmasına neden oluyor. Hürmüz’de güvenli geçişi sağlayabilecek diplomatik çözümün gecikmesi ise petrol fiyatlarındaki jeopolitik risk priminin kısa sürede gerilemesini zorlaştırıyor.
Yeni Toplantı Tarihi Yakından İzlenecek
Bundan sonraki süreçte piyasaların ve bölge ülkelerinin takip edeceği en önemli gelişmelerden biri, Umman’ın yeni görüşme tarihi açıklaması olacak.
Körfez ülkelerinin geçici deniz koridoru konusunda ortak bir zemine ulaşması halinde Hürmüz’deki gemi trafiğinin kademeli olarak toparlanması ve petrol arzına ilişkin endişelerin azalması mümkün olabilir.
Buna karşılık siyasi görüş ayrılıklarının sürmesi durumunda boğazdaki düşük trafik seviyesinin daha uzun süre devam etmesi beklenebilir.
Bu senaryoda petrol piyasalarının odağı yalnızca ne kadar petrol üretildiğine değil, üretilen petrolün dünya pazarlarına hangi güvenli güzergahlardan taşınabileceğine de çevrilecek. Hürmüz diplomasisinin yeniden başlayacağı tarih bu nedenle bölgesel siyasetin yanı sıra petrol fiyatları, küresel enflasyon ve merkez bankalarının faiz kararları açısından da kritik önem taşıyor.