Geçen yılı yüzde 48,1’lik değer kaybıyla tamamlayan kakao fiyatları, 2026’nın ilk iki ayında da düşüş yaşamasının ardından mart ayında yeniden yükselişe geçti. Mart ayında yüzde 14,3 artan kakao fiyatları, nisan ayında yüzde 8,2, mayısta yüzde 9,9, haziranda yüzde 29,4 ve temmuzda yüzde 6,3 yükseldi. Ağustosta ise yüzde 25,5 değer kazanan kakao, ton başına 6 bin 771 dolara ulaşarak yükselişini altıncı aya taşıdı.
Piyasadaki hareketlilikte yeni üretim sezonuna ilişkin arz endişeleri etkili oldu. Dünyanın önemli kakao üreticileri arasında yer alan Fildişi Sahili ve Gana’da mahsul gelişimi ile çiçeklenmenin yavaşlaması, küresel arz görünümüne ilişkin kaygıları artırdı.
Batı Afrika’daki Üretim Görünümü Yakından İzleniyor
Intesa Sanpaolo Kıdemli Emtia Ekonomisti Daniela Corsini, kakao fiyatlarındaki yükselişin yalnızca üretim beklentileriyle açıklanamayacağını, iklim koşulları ve Orta Doğu’daki savaşın enerji maliyetleri üzerindeki etkisinin de piyasada belirleyici olduğunu ifade etti.
Corsini, El Nino hava olayının etkisiyle rekor seviyede sıcaklıkların görülmesi halinde Batı Afrika’daki kakao üretiminin olumsuz etkilenebileceği uyarısında bulundu. El Nino’nun bölgedeki Harmattan rüzgarlarını güçlendirmesi durumunda kakao ağaçlarının daha fazla stres yaşayabileceği ve bunun da üretim üzerinde baskı oluşturabileceği belirtildi.
Arz Fazlası Beklentileri Sorgulanmaya Başladı
Üretim tarafındaki risklerin artması, 2026-2027 sezonunda küresel kakao piyasasında arz fazlası oluşacağı yönündeki beklentilerin zayıflamasına neden oldu. Bazı analistler, özellikle Asya’da talebin güçlenmesi halinde piyasanın yeniden arz açığıyla karşılaşabileceğini değerlendiriyor.
Rabobank Emtia Analisti Oran van Dort da yeni üretim sezonuna yönelik beklentilerin fiyatlardaki yükselişte önemli rol oynadığını belirtti. Van Dort, El Nino ihtimalinin yanı sıra Fildişi Sahili ve Gana’daki mahsul gelişiminin yavaşlamasının piyasadaki temel riskler arasında bulunduğunu söyledi.
Mevcut fiyatlamalarda güçlü El Nino beklentisi ve zayıf mahsul görünümünün öne çıktığını aktaran van Dort, bu gelişmelerin spekülatif yatırımcıların kakao fiyatlarında daha fazla yükseliş yaşanabileceğine yönelik beklentilerini de güçlendirdiğini ifade etti.
Tarım Emtialarında Genel Yükseliş Dikkat Çekti
Kakao piyasasındaki yükseliş, diğer tarım emtialarında görülen değer artışlarıyla aynı döneme denk geldi. Jeopolitik gelişmeler ve hava koşullarına ilişkin belirsizlikler, birçok tarım ürününde arz endişelerinin güçlenmesine neden oldu.
Chicago Ticaret Borsası’nda işlem gören ürünlerden buğday geçen ay yüzde 21, mısır yüzde 16, pirinç yüzde 9,2 ve soya fasulyesi yüzde 8,5 değer kazandı. Intercontinental Exchange’de işlem gören şeker yüzde 21,5, pamuk yüzde 13,9 yükselirken kahve yüzde 1 geriledi.
Buğday fiyatlarındaki yükselişte Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle Karadeniz üzerinden gerçekleştirilen tahıl sevkiyatına ilişkin riskler etkili oldu. Mısırda ise kuraklık, El Nino ve ABD ile Brezilya’nın üretim beklentileri piyasada yakından takip edildi.
Çin Talebi Ve Hava Koşulları Fiyatları Etkiledi
Soya fasulyesinde Çin’den gelen güçlü talep ve Güney Amerika’daki üretimin azalabileceğine ilişkin beklentiler fiyatları destekledi. Pirinç piyasasında ise Asya’daki düzensiz hava koşulları ve zayıf muson yağışları üretim endişelerini artırdı.
Şeker fiyatlarındaki yükselişte ise petrol fiyatlarının artması etkili oldu. Yükselen petrol fiyatlarının etanol üretiminde kullanılan şeker kamışına yönelik talebi desteklemesi, şeker piyasasında fiyatların yukarı yönlü hareketine katkı sağladı.
Kakao başta olmak üzere tarım emtialarında hava koşulları, jeopolitik gelişmeler ve küresel talep beklentileri önümüzdeki dönemde fiyatların yönünü belirleyen temel unsurlar arasında yer almaya devam edecek.