Türkiye ekonomisinin gelecek üç yıllık dönemine ilişkin hedefleri ortaya koyan Orta Vadeli Program’da (OVP), enflasyonla mücadele öncelikli başlıklar arasında yer aldı. 2027-2029 dönemini kapsayan programda para, maliye ve gelirler politikalarının koordinasyon içinde uygulanması, enflasyon beklentilerinin iyileştirilmesi ve fiyat istikrarının kalıcı hale getirilmesi hedefleniyor.
Enflasyonun Tek Haneye İndirilmesi Hedefleniyor
OVP’de yer alan verilere göre ağustos ayında yıllık tüketici enflasyonu yüzde 31,51 olarak kaydedildi. Önümüzdeki dönemde dezenflasyon sürecinin kesintiye uğramadan ve kararlı biçimde devam ettirilmesi planlanırken, enflasyonda oluşan katılığın kırılması temel hedeflerden biri olarak belirlendi.
Program sonunda yıllık enflasyonun yeniden tek haneli seviyelere çekilmesi ve fiyat istikrarının güçlendirilmesi amaçlanıyor.
Ekonomi Politikalarında Eşgüdüm Öne Çıkacak
Enflasyonla mücadelede para politikası, maliye politikası ve gelirler politikasının birbirini destekleyecek şekilde uygulanması öngörülüyor. Talep koşullarının enflasyonist baskı oluşturmayacak bir seyir izlemesi sağlanırken, toplam talebin düşüş sürecine katkısının maliyetlerdeki iyileşmeyle desteklenmesi hedefleniyor.
Ürün piyasalarında rekabetin artırılması ve arz yönlü politikaların güçlendirilmesiyle üretim kapasitesinin geliştirilmesi de OVP’nin öncelikleri arasında bulunuyor. Enflasyonun düşürülmesiyle birlikte gelir dağılımında daha dengeli bir yapıya ulaşılması ve kalıcı refah artışının desteklenmesi amaçlanıyor.
Fiyat istikrarı kalıcı biçimde sağlanıncaya kadar Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın tüm politika araçlarını etkin şekilde kullanmayı sürdüreceği belirtiliyor.
Fiyatlama Davranışlarında Değişim Amaçlanıyor
Program kapsamında TCMB’nin enflasyon hedeflemesi uygulamasını ve dalgalı döviz kuru rejimini sürdürmesi planlanıyor. Döviz kurlarının serbest piyasa şartlarında arz ve talep dengesine göre oluşması esas alınırken, enflasyon beklentilerinin hedeflerle uyumlu hale getirilmesi için iletişim politikalarının güçlendirilmesi öngörülüyor.
Fiyatlama davranışlarında da dönüşüm hedefleniyor. Geçmiş enflasyona bakılarak yapılan fiyat ayarlamalarının yerine gelecekteki enflasyon beklentilerinin esas alınması amaçlanıyor. Fiyat katılıklarının azaltılmasıyla enflasyondaki ataletin kırılması planlanırken, yönetilen ve yönlendirilen fiyatların da enflasyon hedefleriyle daha uyumlu hale getirilmesi hedefleniyor.
Market Fiyatları Platformunun Bilinirliği Artırılacak
OVP’de piyasalarda şeffaflığın geliştirilmesine yönelik adımlar da yer aldı. Bu kapsamda zincir marketlerde satışa sunulan ürünlerin fiyatlarının takip edilebildiği “Market Fiyatları” internet sitesinin kamuoyu tarafından daha etkin kullanılmasının sağlanması planlanıyor.
Gıda Fiyatlarında Arz Güvenliği Güçlendirilecek
Enflasyonla mücadelede gıda fiyatlarının istikrarı da önemli bir politika alanı olarak öne çıkıyor. Tarımsal ürünlerin alım fiyatları belirlenirken kamu maliyesine yönelik etkilerin yanı sıra piyasa koşulları ve OVP hedeflerinin dikkate alınması planlanıyor.
Gıda ve tarım ürünlerinde kısa ve uzun vadeli arz-talep dengeleri ile ithalat ve ihracat hareketleri erken uyarı mekanizmalarıyla izlenecek. Böylece fiyatlarda oluşabilecek baskıların daha erken tespit edilmesi amaçlanıyor.
Stratejik tarım ürünlerinin üretiminde ise arz-talep dengesi, ürünlerin yeterlilik düzeyi, su kaynaklarındaki kısıtlar ve bölgelerin üretim kapasitesi dikkate alınarak mevcut üretim planlamasının sürdürülmesi öngörülüyor.
2027-2029 Enflasyon Hedefleri Belli Oldu
OVP’de yıl sonu enflasyonuna ilişkin hedefler de açıklandı. Buna göre 2026 sonunda tüketici enflasyonunun yüzde 28,4 seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor.
Yıl sonu enflasyonunun 2027’de yüzde 21’e, 2028’de yüzde 13,5’e düşürülmesi hedeflenirken, programın son yılı olan 2029’da yüzde 9 seviyesine gerilemesi öngörülüyor. Böylece üç yıllık programın sonunda enflasyonun yeniden tek haneli seviyelere indirilmesi amaçlanıyor.